Ahilik geleneğinin güçlü kadınları 

Erkek işi olarak görülen bir çok mesleği Ahilik geleneği ile harmanlayan İzmir'deki kadın esnaflar müşterileri ile kurdukları gönül bağı ve titiz hizmetleri sayesinde bir çok erkeğe taş çıkartıyorlar

Ege 30.08.2021 - 16:46 30.08.2021 - 16:47

Ahilik geleneğinin güçlü kadınları 

Aycan PIRASALAR YAŞAR / Erkek işi olarak görülen bir çok mesleği Ahilik geleneği ile harmanlayan İzmir'deki kadın esnaflar müşterileri ile kurdukları gönül bağı ve titiz hizmetleri sayesinde bir çok erkeğe taş çıkartıyorlar

Dünyevi ve uhrevi bir sistem kuran Ahilik geleneği güçlü kadınların yetişmesini de sağladı. Ahi Evran Veli’nin hanımı Fatma Bacı dünyada ilk kadın sivil toplum örgütlenmesini kurarak aşına, işine, eşine bağlı kadın meslek erbaplarının yetişmesine öncülük etmiştir.

Lastiğini yenileyecekler, rot balans ayarını yaptıracaklar İzmir Gaziemir'deki sanayi sitesine gittiklerinde 43 yaşındaki Sibel Duman ile karşılaşıyorlar. Tulumları içindeki iki çocuk annesi Duman, eşiyle birlikte esnaflık yapıyor. Kadın eli değen işlere daha bir güzellik ve titizlik geldiğine dikkat çeken Sibel Duman, "Eşim çekirdekten yetişme bir usta. 5 yıl kadar önce işyeri açmak istedi. Esnaf gibi esnaf olacak, iyi günü de kötü günü de paylaşacak bir ortak arayışı vardı. Öyle bir ortağın bulunmasının zor olduğunu bildiğim için 'Ben iyi günü de kötü günüde paylaştığın hayat arkadaşınım iş arkadaşında olmaya hazırım' dedim. Kurslara gittim, pratik yaptım, eşimin deneyimlerinden faydalandım. Evde eş, işte çırak oldum. Herkesten fazla çalıştım usta oldum" dedi.

GELENEK ANNEDEN EVLADA GEÇER

Kadınlara iş hayatında daha fazla ihtiyaç olduğunu vurgulayan Sibel Duman, "Servise gelenler, kadın esnaf gördüklerinde önce şaşırıyorlar. Gördükleri titiz çalışmadan memnun kalıyor, kadın bir esnafı desteklemek için referans oluyorlar. Özellikle kadın sürücüler gönül rahatlığı ile gönderiyorlar. Lastik yenileme, tamirini yapma, rot-balans ayarı yapma, jant sorunlarını giderme gibi işler yapıyorum. Teknik işleri yaparken sürekli eğitim alıyor, son tekniklerle hizmet veriyoruz. Ama esnaflık anlayışı çok farklı birşey. Kalıcı olmak için müşterinin dilinden anlamak, isteklerinin daha üzerinde bir hizmeti sunmak gerekiyor. Sürekli olmasa bile esnaf olan eşlerinin yanına kadınlarımızın bir süreliğine gitmesini o geleneği öğrenmelerini isterim. O geleneği bilen anneler çocuklarını sosyal hayata daha iyi yetiştirirler diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

BABA MESLEĞİNİ YAPIYOR

Erkeklerin eğemen olduğu bir mesleği çok rahatlıkla yapabildiğine dikkat çeken deneyimli Kasap Berra Batısu "Çocukluğumda oturduğumuz binanın zemin katında babam kasaplık yapardı. Derslerimi hızlı çalışır, oyun vaktimden de fedakarlık eder babamın yanına giderdim. Daha o söylemeden bazı işleri yapardım. Babam mesleğe olan ilgimi görünce benim elime de bıçak verdi. Kemik sıyırma işine başlattı. Kemik sıyırma bıçak kullanımına alışmak için çok önemlidir. İşleri daha hızlı ve güzel yapmam için babam 'Haydi kızım sana kıymalı yumurta yapacağım' derdi. Küçük hedeflere küçük ödüllerle ulaşmamı teşvik ederdi. Ustam babam olunca mesleği daha bir sever oldum. Hani derler ya 'Kızlar babalarına yanık olur' baba mesleği tutkum oldu. Babam erkek çıraklarını benim kadar zorlamamıştır. Babamdan öğrendiklerime gittiğim kurslardaki bilgileri de ekledim. Şimdi çocuklarıma gelecek vaad edebilen ayakları üzerinde duran bir anneyim. Her kadına kadın esnaflığı tavsiye ediyorum" dedi.

'HARAMLA HİLEYLE İŞİMİZ OLMAZ'

Kadın esnafa daha bir duyarlı yaklaşım olduğuna vurgu yapan deneyimli kasap Batısu, "İş hayatında daha çok erkekler olunca kasap alışverişleri, ev hanımlarına, kız çocuklarına kalıyor. Bir kadın kasaba gitmekten onları daha iyi anlayabilen bir kadından alışveriş yapmaktan memnun oluyorlar. Sadece hem cinsleri olmak yetmiyor mesleğe liyakatin de olması gerekiyor. Babamdan öğrendiğim gelenekleri sürdürüyorum. Müşteri ne eti istemişse o etten veriyorum. Koç demişse koç, dana demişse dana eti veriyorum. Öküz etini iki kere çekip kuzu kıyma diye vermek esnaflığa sığmaz. Yağsız istiyorsa yağsız yerinden vermek icap eder. Kalın kağıtları et diye satmak olmaz. Mundar et, farklı etler kapımızın önünden geçemez. Çünkü biz mahellenin güvendiği geleneksel esnafız" şeklinde konuştu.

USTASI BABASI

İzmir'de yaşayan 23 yaşındaki Elif Ergül, minibüs şoförlüğü yapıyor. İzmir'in tek kadın minibüs şoförü olan Ergül, "Babamın mesleğini yapmaktan son derece mutluyum. Ustam babam, her şeyi onun yanında öğrendim. Araçları seviyorum. Sürücülerle iletişim halinde olmayı seviyorum. İşimi çok seviyorum. İlk gördüklerine şaşırıyorlar. Özellikle kadınlar 'Aaaaa kadın şoför' diyerek şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Şoförlüğün de kadınlar için normal bir olarak görülmesini isterim. Daha önceden 6 tekerden 10 tekere kadar daha büyük araçları kullandım. Dolmuş şoförlüğü biraz daha esnaflık gerektiriyor. Müşterinin daha iyi indi bindi yapabilmesini sağlamak, güvenli ve rahat bir seyahat imkanı sunmak gerekir. Yaşlı, çocuk, hamile, engelli olan vatandaşlara daha hassas bir hizmet sunmak gerekir. Zaten bunlar bizim örf ve ananelerimizde olan şeyler. Bunları yaptığmızda farkımızı ortaya koyuyoruz. Kadınlarımız bunu yapacak güç ve kuvvete sahip. İzmir Minibüsçüler Odası Başkanımız kentteki tek kadın dolmuş şoförü olmamla gurur duyar ve sayımızın daha fazla artmasını ister"dedi.

ZANAATLA SANATI BİRLEŞTİRDİM

Girişimci ruhun önemine vurgu yapan Takıcı Pazar Esnafı Rukiye Yeşilkaya, "3 üniversite okudum. Dev market zincirlerinin mağazalarında önemli görevler yaptım. Bir yapıda görev yaptığınızda yapbozun parçalarından biri oluyorsunuz. Görev ve yetkileriniz kadar hayalleriniz de sınırlı oluyor. Girişimci esnaf olmak çok çok farklı birşey. Eğitimli ve tecrübeli olmam, cv'min ağırlığı ve onun karşılığında verilmesi gereken ücretin dolgun olması gereği, benim dezavantajım oldu. Ayakta kalmak ailemi geçindirmem gerekiyordu. Girişimci bir ruhum vardı. Zanaatla sanatı birleştirmeye karar verdim. Takı imal edip pazarlarda satmaya başladım. Piyasanın içinde yoğrulmak ve tecrübe edinmenin gerekli olduğunu gördüm. Takı ustalarından eğitim aldım, takı severlerle uzun uzun görüşmeler yaptım. Takıdaki tarzları ve trendleri yakaladım. Bir de yaşlı gün görmüş esnaflardan adı konmamış bir eğitim aldım. Müşteriye nasıl davranılır, müşteri ile nasıl iletişime geçilir. Kalıcı ticaret için hangi kural ve kriterlere riayet edilmelidir. Bunları öğrendim. Esnaflığın zorlukları kadar zevkli yanlarını da gördüm. Şimdi gross markette genel müdürlük teklif etseler esnaflığa tercih etmem" şeklinde konuştu.

"KALENDER ESNAFLIĞIMA HAYRANLAR"

Esnaflığın sürekli iletişim gerektirdiğine dikkat çeken kafe işletmecisi Arzu Gündoğdu, "Onca değerli eğitimim vardı. Çok sayıda yapabileceğim meslek vardı. Bir yerden başlayıp kendimi ve ailemin geçimini temin etmem gerekiyordu. Kafecilik yapmanın bana zevkli geleceğine inandım. İşimde zirveye yükselmek için iki yönlü çalışmaya ihtiyaç olduğunu kısa sürede fark ettim. Biri kafede servis edilecek ürünlerin yapılmasıydı. Hijyen, sağlık, lezzet ve kaliteye önem vermek gerekiyordu. Lezzet ustalarından eğitim aldım. Kullanılacak malzemeleri en doğru yerlerden tedarik ettim. Lezzet, sağlık ve kaliteyi yakaladım. Fiyatlar da müşterilerimize uygun geldi. İşlerin özverim sayesinde iyi gittiğini esnaflık boyutunu iyi kavramam gerektiğini anladım. Uzak çevredeki ve bu işi yapan kişiye rakip olmayacağım işinin ustası esnafları sık sık ziyaret ettim. Öğüt ve önerilerini aldım. Uyguladıkça faydasını gördüm. Şimdi günün herhangi bir saatinde hijyen kurallarına riayet edilecek şekilde herhangi bir müşterime mutfağımı gösterebiliyorum. Bazı ürünleri onlarla birlikte hazırlayabiliyorum. Siyasetten spora, magazinden sağlığa kadar bir çok konuda onlarla sohbet edebiliyorum. Tutku yaratan lezzetlerimiz ve kalender esnaflığımıza hayran çok sayıda sürekli müşterimiz var. Kadınlarımıza sadece garson, komi, bulaşıkçı, ahçı olmalarını değil girişimci birer esnaf olmalarını tavsiye ediyorum. Bu konuda eksiğimiz değil fazlamız var" dedi.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@