AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, emeklilikte yaşa takılanlar ve asgari ücret hakkında açıklamalar yaptı.

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, emeklilikte yaşa takılanlara ilişkin olarak konuştu. "Milletin konuştuğu, talep ettiği, beklentilerinin tamamını masaya yatırırız. Bunların tamamıyla ilgili çalışmalarımızı öteden beri sürdürürüz. Milletin gündeminde olup da bizim gündemimizde olmayan hiçbir konu yoktur. Ancak devlet yönetiminde bir şeyi talep etmek başka bir şey, onu gerçekleştirebilmek başka bir şeydir" diyen Kurtulmuş, "Taleplerin gerçekleştirilebilmesi için de eldeki imkanlar, fırsatlar, öncelikler çerçevesinde bu değerlendirmeler yapılır. Yaparken de milletin hayrına olacak şekilde sonuçlar alabilmek için gayret sarf edilir. Bundan milletimiz emin olsun bu konu epeydir bakanlığın da gündemindedir. Bu konuyu yeterince biliyoruz ve çalıştık. İnşallah milletin hayrına sonuçlanmasını ümit ederiz" ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, "Asgari ücret için altıncı aydan itibaren hazırlık olabilir mi?" sorusu üzerine de memur maaşlarıyla ilgili zam yapılırken temmuz ayında bunlara ilave zam yapılabileceğinin söylendiğini hatırlatarak, "Özel sektör için konuştuğumuzda biz Türkiye'nin ekonomik olarak olağanüstü bir dönemden geçtiğini görüyoruz. Gerçekten büyük bir hayat pahalılığı baskısının vatandaşlarımızın üstünde olduğunu ve bunun da hafifletilmesi için elimizdeki bütün imkanları kullanmanın şart olduğunu görüyor ve bunu uyguluyoruz" dedi.

Kurtulmuş, partisinin il başkanlığında düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Kurtulmuş, Türkiye'nin her alanda güçlü olmak mecburiyetinin olduğuna değinerek, "Bütün alanlarda kendi ayakları üzerinde durabilen, güçlü ve bu bölgede ortaya çıkabilecek her türlü tehdidi göğüsleyebilecek hatta tehditleri fırsata çevirebilecek bir Türkiye'yi oluşturmak hepimizin mecburiyetidir. Bu Ukrayna-Rusya kriziyle ortaya çıkan bu tablodan birinci derecede çıkartmamız gereken sonuçlardan, derslerden birisinin bu olduğunun altını çizmek isterim. Türkiye, öyle ele güne muhtaç, dışarıdan gelecek birtakım iaşelerle, desteklerle ayakta durmaya çalışan bir ülke asla olamaz." diye konuştu.

"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, bir güvensizlik konseyi haline gelmiştir"

Kurtulmuş, dünyanın yeni, hakkaniyetli ve adil bir dünya sistemine kavuşmak mecburiyetinde olduğunun altını çizerek, "Dünya beşten büyüktür." ifadesinin sadece bir slogan olmadığı, insanlık için yaşamsal bir zorunluluk olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nce (BMGK) 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan sistemin, ona bağlı dünya politik hiyerarşisinin hiçbir işe yaramadığının, çöp tenekesine atıldığının Ukrayna-Rusya kriziyle ortaya çıktığını belirten Kurtulmuş, dünyada güvenliği sağlamak, savaşları durdurmak, barışı tesis etmek için kurulduğu var sayılan BMGK'nin, şimdiye kadar herhangi bir savaşa karşı durduğu, herhangi bir barışı tesis ettiğinin görülmediğini anlattı.

Dünya politik hiyerarşisinin en üst noktasında bulunan BMGK'nin, artık bir güvenlik konseyi değil, bir güvensizlik konseyi haline geldiğini ifade eden Kurtulmu, "Bu çarpık yapının düzeltilmesi, 8 milyar insanın hepsinin adil bir şekilde temsil edildiği, yeni bir politik yapının oluşması, yeni bir küresel siyasal mimarinin ortaya çıkması sadece bir şart değil, bir zarurettir, bir gerekliliktir ve Türkiye olarak bu konuda yapmış olduğumuz çağrıların, Sayın Cumhurbaşkanımızın son yıllarda her Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşmasında 'Dünya beşten büyüktür.' diyerek dünyaya yaptığı çağrının ne kadar yerinde olduğu bu savaş dolayısıyla bir kere daha ortaya çıkmıştır" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'ndan TÜİK'e: Erdoğan için suç işlemeyi bırakın Kılıçdaroğlu'ndan TÜİK'e: Erdoğan için suç işlemeyi bırakın

Ukrayna-Rusya kriziyle Türkiye'nin stratejik öneminin ne kadar arttığının bir kere daha ispat edildiğini ve ortaya konulduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları aktardı:

"Başından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın çok yüksek bir liderlik profili ortaya koyması ve bu savaşta bir taraf olmak yerine, her ikisi de bizim uzun yıllardır yakın ilişkimiz olan iki komşumuzla Ukrayna ve Rusya ile ortaya çıkan bu çatışmanın sona erdirilmesi ve bir an evvel savaşın sonlandırılarak barışın tesis edilmesi için tabiri caizse Türkiye, Cumhurbaşkanımızdan başlayarak, bütün imkanlarıyla seferber olmuştur. Kendisini ortaya koymuştur. Hem Ukrayna ile ilişkilerini yakın sürdürebilen, hem NATO ülkesi olan bir ülke olarak NATO'nun içinde yer alan... NATO'daki zirvede Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanımızın nasıl ağırlandığını bir kere daha gördük, ama aynı zamanda Batı'nın ortaya koyduğu yaptırımları insani gerekçelerle uygulamak istemeyen bir ülke olarak da Rusya ile çok yakın konuşabildiğimizi bu süreçte göstermiş olduk."