Akıllı cihazlar hayatınızı kabusa çevirebilir!

Uzmanlar, siber korsanların akıllı buzdolabından fırına kadar internete bağlı günlük yaşamda kullanılan tüm cihazların güvenlik açığından yararlanarak özel bilgilere ulaşabileceği uyarısında bulundu. Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Koltuksuz, hayatın her alanında yer alan IP kameralardan kahve makinelerine kadar internete bağlı akıllı cihazların, akıllıca kullanılmadığı takdirde hayatı kabusa çevirebileceğini belirtti. 

Ege 28.06.2021 - 12:27 28.06.2021 - 12:27

Fabrikalarda, araçlarda, işyerlerinde, evlerde tüm yaşam alanımızda buzdolabından fırına kadar her geçen gün internete bağlı cihazların sayısı katlanarak artıyor. Öyle ki 5G teknolojisinin de yaygınlaşmasıyla birlikte, EY Global Raporu’na göre; internete bağlı cihaz sayısının 2025’te yaklaşık 50 milyarı bulması bekleniyor. Bu cihazlar, hayatı kolaylaştırdığı gibi doğru ve uygun cihaz, güçlü şifreleme algoritması ve güçlü şifre anahtarı seçimlerinin yapılmaması, yazılım güncellemelerin iptali gibi sebeplerle, güvenlik riskleri de oluşturuyor.

Görüntü saptayıp aktaran bu cihazlar, siber korsanların hedefi haline geliyor. Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Koltuksuz, bu cihazların güvenliğinin internete bağlı diğer tüm cihazlar gibi çok fazla önemsenmesi gerektiğini vurguladı.

Herhangi bir kayıt cihazına veya karta gerek duymadan çalışarak internet üzerinden görüntüleri aktarabilen ve çok uygun fiyatlara satın alınabilen IP kameralardaki güvenlik açıklarına dikkat çeken Doç. Dr. Koltuksuz, "Kimi zaman çocuklarımızı izlemek, kimi zaman güvenlik ve benzeri nedenlerle evlerimize koyduğumuz IP kameralar, eğer bilinçli olarak satın alınmaz ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan kullanılırsa, internet üzerinden bağlantıyla kullanılacaklarından, aktarmakta oldukları görüntüler kötü niyetli kişilerce ele geçirilebilir. Bütün bunlar olurken, şantaja maruz kalındığı ana kadar, kullanıcının maalesef hiçbir şekilde bu süreçten haberi olmaz" dedi.

Global Dünya Ekonomi Forumu’nun siber güvenliği en kritik ilk 10 risk arasında tanımladığını hatırlatan Koltuksuz, "Siber korsanlar kameranın yazılım açığını kullanarak kontrolü ele geçiriyor. Kişi, yabancılar tarafından izlendiğini bilmediği için güvenlik amaçlı kullanılan bu kameraların kaydettiği ve zaman zaman mahremiyet de içeren bu görüntüler, şantaj yoluyla, hayatınızı altüst edebilir. Öncelikle bu tip cihazları satın alırken fiyatının uygunluğuna kanıp bilmediğimiz markaları kesinlikle tercih etmemek gerekir. Mutlaka ama mutlaka, güvendiğimiz, Türk Standartları Enstitüsü ya da Avrupa Birliği standartlarına uygun ürünleri tercih etmeliyiz. Güvenilir olmayan bazı firmalar, üretim aşamasında bu ürünlerin içine yerleştirdikleri donanım ve yazılımlarla bu cihazların elde ettiği görüntüleri başka kaynaklara aktarabilmektedir. Cihazı ilk kullanmaya başlarken üreticinin varsayılan olarak belirlediği basit şifre anahtarlarını, kırılması zor olabilecek güçlü, uzun anahtarlarla, hemen değiştirmeliyiz. Eğer bu değişimler yapılmazsa siber korsanların bu kısa ve basit şifre anahtarlarını kırması çok da zor olmamaktadır. Özel hayatın gizliliği, mahremiyet gibi çok önemli sorunların yanı sıra korsanlar, ele geçirdikleri kameraları veya internete bağlı diğer cihazları, kendilerine bağlı zombi cihaz haline dönüştürüp daha büyük siber saldırılar için de kullanabilir" dedi. Doç. Dr. Koltuksuz, ayrıca akıllı cihazların güncellemelerinin de düzenli yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@