Ekin Arık Özer'in 20 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

2023 seçimlerinde oy kullanacak 64 milyon seçmenin 6 milyonunu, Z kuşağı oluşturuyor. Z kuşağının 2023 seçimlerindeki oy oranının %11,8 civarında olduğu görülüyor. Hal böyle olunca; tek başına seçime girse barajı geçip meclise girecek olan Z kuşağı ve gençler, tüm siyasi partileri dikkatle izliyor. Gençler ne anlar siyasetten, diye başlayan serüven ‘bize oy verseniz ne de güzel olur’a dönmüş gözüküyor. Bir yarış olduğunu ve gittikçe kızıştığını da görüyoruz, emin olabilirsiniz. Samimiyet testi yapacak değiliz ancak gördüklerimizi de aktarmamız gerek. O zaman hazırsak başlayalım.

Sayın Akşener’i İyi Parti’yi kurmasından bu yana bir çok kampanya yürütürken gördük. Aklımda kalanlardan paylaşayım; Ömer’in yolu, Millet bizi çağırıyor, İlk adım ruhu, Hatırla, Az Kaldı. Bu kampanyalarla beraber, bence en işlevsel olanı ‘Gençler için gençlerle beraber’ kampanyası. Tam da sonuca yönelik. Hedef net, yapılacaklar belli.

Ülkenin her gün değişen gündemi karşısında ‘gençlerle arayı açmamak’ adına, Gençlik Politikaları'nı direkt kendisine bağladığını hatırlıyorsunuzdur. Bu bir algı mıydı yoksa eyleme dönüşecek miydi, merakıyla kendisini her zamankinden daha dikkatli takip ettim. İzlenimlerimi aktarayım.

Sayın Akşener, Partisi'nin genç kadrolarıyla haftada bir olağan olarak toplanıp durum değerlendirmesi yapıyor. Yanlış duymadınız. Her hafta ve olağan! Oradaki genç arkadaşlarımın enerjileri de tüm fotoğraflara yansımış durumda. Belli ki hepsi hedefe kitlenmiş ve inanıyor. Gençler için gençlerle beraber, diye çıkmış olduğu bu yolda her kesimden gençlerle buluşup sorunları dinliyor.

Şimdi şöyle düşünelim; Akaryakıta zam gelmesi bir sorun. Akaryakıta gelen zamlardan sonra ulaşımın pahalı olması ayrı bir sorun. Ulaşımın pahalı olmasından dolayı gençlerin aldığı 750 TL KYK Bursu ile hem beslenmesi hem barınması hem de bir yerden bir yere ulaşması ayrı bir sorun. Sayın Akşener, bu buluşmalarla sorunun gençlere yansımasını dinlemiş ve bu konu üzerine çalışmış oluyor. Yani, ‘Akaryakıt pahalı bunu çözeceğiz’ demenin gençler nazarında bir karşılığı olmadığının kendisi de farkında olacak ki genelle değil özelle muhattap olmaya özen gösteriyor.

Bir örnek daha vereyim; Pandemi bir sorun. Pandemiden dolayı eve kapanıp sokağa çıkamamak ayrı bir sorun. Sokağa çıkılamadığı için, geçimini müzik yaparak sağlayan gençlerin, tüm pandemi boyunca bir gün dahi gelir elde edememesi de başka bir sorun.

Buradan anlayacağınız sevgili okurlar; Sayın Akşener’i genç kuşaktan sempati toplama ve bu sempatiyi oya dönüştürme konusunda bir adım önde görenlerdenim. Yeri gelmişken, bir siyasi mühendisliği de paylaşayım isterim. Cumhurbaşkanının kim olacağı sorusunu tartışan ve beklentileri olan diğer siyasi partilere ‘Ben Başbakanım, tartışmaya devam edebilirsiniz’ diyerek kendi partisini büyütmeye ve gençlere odaklanmış durumda. Tıpkı bir yolculukta ‘gelince beni uyandırırsın’ deyip uyuyan bir kişi gibi düşünün. Yol pek de ilgisini çekmiyor olacak ki varınca haber verilmesini istiyor. Çok aykırı bir aday olmadığı sürece Sayın Akşener’in uykusunu böleceğini zannetmiyorum. Ha bu arada; gençlerle yayın yapacakken gömleği çıkarıp tişört giyenleri, kravatını atıp üstten bir düğme açanları, kollarını sıvayanları görüyoruz. Ancak belirtmem gerekir ki İyi Parti’nin gençlere yönelik en iyi kampanyasını Sayın Akşener’in kot pantolonu yapmıştır. O boğazı sıkan gömleklerden sonra, tüm gençler derin bir oh çektik. Akşener’in kot pantolonu, gençlerle yürüdüğü yolda iyi bir yol arkadaşı olacaktır. Kendisini kutluyorum.

ekin ozer akşener yenigün