10.05.2021, 09:13

Allah(cc)’ın istediği yaşam şekli dışında kimse, başka türlü bir yaşam’a geçemez

“Rabbimiz! Bize Dünyada da Ahrette de iyilik ver,iyilik nasip et.Ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara-201)

 

“Ey ümmetim!Benden İslam’ın  ahkamını öğrenin.Sonra gelenler de sizden öğrensin.Daha sonra gelenler de  onlardan .Bu böyle kıyamete kadar devam etsin.” (Ebu Davut)           

Allah Teâla, insanları toplu halde yaşayacak şekilde  yaratmıştır. Bu sebeple de hiç  kimse tek başına yaşamayı düşünmez,düşünemez. Biz, insanların yalnız yaşadıklarını göremeyiz.Çünkü Yaratıcı tarafından yapılarına toplu yaşama duygusu konulmuştur. Bu sebeple de hiç kimse,tek başına ağaç üstünde, kayanın koğuğunda  yer altında, dağın tepesinde,okyanusların altında gibi yerlerde tek tek  yaşayamaz.Bu, C. Hakkın insanları ve diğer canlıları toplu halde yaşayacak şekilde programlamasından ileri gelmektedir. Kuran’da Kıyame Suresinde, “İnsan kendisinin başıboş olarak yaratıldığını mı zanneder.”(Kıyame-36) “İnsanı yaratıp her şeyini şekillendirendüzenini kuran Allah’tır.”(Kıyame-37) buyrularak toplu halde yaşam şeklini yaratanın Allah (cc) olduğu bildirilir.O bakımdan yalnız ve tek başına kimse yaşamaz,yaşayamaz. Çükü Ayet-i Kerime de,“İnsanı yaratanın ve ne şekilde yaşayacağını şekillendiren O’dur.” Buyrularak

böyle bir yaşam şeklinin ortaya Konulduğu bildirilmektedir. 

 

BÜTÜN İNSANLAR ALLAH’IN KOYDUĞU KURALLARA GÖRE VE TOPLUM HALİNDE YAŞAM ŞEKLİNE GÖRE YAŞAMAKTADIR        

Yaratan,kurduğu düzenle,İnsanların toplu halde yaşama  zaruriyetini de yaratır. Yani İnsanlara, yaşadığı ortamda, başkalarına  da ihtiyaçları olduğunu, toplu halde yaşamak zorunluluğunun bulunduğunu gösterir. Çünkü insan her türlü ihtiyacını tek başına karşılayamaz. Kişi elbisesi, suyu, yiyeceği,ısınması,ka-

lemi, kağıdı gibi benzeri ihtiyaçlarının hepsini tek başına karşılayamayacağını görür.Yani Allah bunu gösterir. Bir kısım insanlar terzidir dikiş işini, bir kısım insanlar fırıncıdır ekmek işini, bir kısım insanlar sucudur su işlerini ayarlar. Yani herkes bir iş yaparak yardımlaşarak yaşamını sürdürmek zorundadır.C. Hak,insanlara toplu halde yaşamak zorunda olduklarını,görüntülerini verdiği örneklerle   gösterir.

Dünya insanlarına bakarsak, hepsinin toplum halinde yaşadıklarını görürüz.C. Hak o şekilde yaşamak üzere yarattığından, insanlar tayin edilen bu tür yaşayış içinden ayrılamazlar.Tek başına yaşayanı göremeyiz.Tek başına yaşamaya kalkan bir insan, hiç bir ihtiyacını da tek başına karşılayamaz.Günümüzde Dünyanın her yerindeki  insanların tamamının toplum halinde yaşamaları bu sebeplerdendir. İnsanlar, toplu halde yaşamak zorunda oldukları için de,toplum halinde yaşadıkları için de, sosyal bir varlık olarak tanımlanır.Yani toplum halinde yaşayan varlıklar olarak anlatılır.

 

DÜNYADAKİ BÜTÜN TOPLUMLAR DA AİLELER HALİNDE YAŞAMAK ZORUNDADIR ?

  1. Hak, insanlar için toplum halinde yaşamayı yaratırken, toplumun en küçük birimi olarak da aileler halinde yaşamayı seçmiştir.Yani,toplumun en küçük birimi olarak aileyi göstermiştir.Daha doğrusu insanların fıtratlarına  bu şekilde yaşama duygusunu yerleştirmiş ve onları o şekilde programlamıştır. Başka bir ifade ile, aileler halinde yani eş ve çocuklar olacak şekilde,eşli yaşam biçimini işaret etmiştir.Bu sebeple de   Dünyanın her yerindeki insanların aileler halinde yaşadıkları görülür. Toplumda bu anlayışın dışında bir yaşam şekli yoktur.Zaten olamaz da.Çünkü C. Hak,o şekilde yani aileler halinde bir yaşamı halk etmiştir.O şekilde yaşanmasını istemiştir.Onun için de diyorum ki,başka bir türlü yaşam olamaz.

Hani biz her şeyi kendimizin seçtiğini, kendimizin yaptığını sanırız. Ama işte durum öyle değildir. Yaratan, yapımıza aileler halinde yaşamayı aşılamıştır. İnsanları öyle programlamıştır.Artık insanın, o aşılanan yaşam şekli dışına çıkması mümkün değildir. Bu tür yaşamı insanın fıtratına yerleştiren C. Haktır.Eğer Allah, bizlerin su içinde yaşamasını isteseydi, yani bizim yaşam şeklimizi o şekilde programlasaydı, o şekilde yaşardık. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Ama bizleri o şekilde bir yaşam için yaratmamıştır. Dünyada, yeryüzünde yaşayacak şekilde halk etmiştir. Bu sebeple de yaşamımızı takdir edilen şekilde ve yeryüzünde sürdürüyoruz.Düşünenler için bunlar, Allah’ın varlığının delilleridir.Değişik bir

örnekle bunu anlatalım.

            Tavukları düşünelim Kurk tavuk dediğimiz tavuk  6 ya da 7 yumurtanın üzerine 21 gün yatarak civcivleri 21 günün sonunda çıkarır.Tavuğa yumurtalar üzerinde 21 gün yatacağını kim öğretmiştir. Daha doğrusu bir öğreten var mıdır? Tavuğa böyle bir şey öğretmek mümkün müdür? Ona 21 gün yumurta üstünde yatarsa,  civcivlere kavuşacağını kimse söylememiştir. Peki tavuk bunu nereden biliyor?  C. Allah, tavuğun yapısına,bu duyguyu yerleştiriyor.Tavuk  da o duygunun  gereğini yapıyor. Yani bütün bunları bir ayarlayan;programlayan var.

            Anlatmak istediğim şudur.C.Allah, canlıların nasıl yaşamalarını istedi ise,o istekleri canlıların yapısına yerleştiriyor. İnsanlar da bir canlı olarak tabi bu işin içinde.Böyle olunca insanın, Allah’ın çizdiği yol dışında  kendiliğinden başka bir yola,başka bir ifade ile, başka bir yaşam biçimine geçmesi mümkün değildir.C.Hak, canlıların toplum halinde ve  Aileler şeklinde yaşamalarını istiyorsa bu, bütün canlılar ve bütün insanlar için de geçerlidir.Dünya da yaşayan toplumlara baktığımızda hepsinde bunun aynen böyle olduğunu görürüz.

           Aileler halinde yaşamayı sürdüren sadece insanlar da değildir.Bütün canlılar aynı durumdadır.Ormanlardaki aslanlara,kaplanlara,yakınımızdaki tavuklara,güvercinlere bakalım  hepsinin de aileler halinde yaşadıklarını görürüz.  Canlıların bu şekilde bir yaşam içinde olmalarının sebebi, dediğimiz gibi,yaratanın böyle bir yaşam içinde olmamızı istemesindendir. Fıtratımıza bu duyguyu yerleştirmesindendir.Yoksa bunlar tesadüf eseri asla olamaz.

 

KURAN’DA DA  AİLELER HALİNDE YAŞAMIN İSTENDİĞİ GÖRÜLMEKTEDİR 

Kuran’a baktığımızda, eşler halinde bir yaşamın takdir edildiğini görürüz. Zariyat Suresi 49. Ayetinde, “İnsanlar için  eşler halinde yaşamayı  yarattık” buyuran C. Allah’ın, Rum Suresi 21. Ayetinde de“Kaynaşmanız için(Evlenmeniz için) size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ eder.Bu, O’nun varlığının delillerindendir”(Rum-21)buyuran C.Allah, Araf-189 Ayetinde de, Her  iki tarafın da  huzurlu bir yaşama kavuşması,eşlerin birbirine huzur dolu bir yaşam vermesi için  erkek ve kadının  birbirine eş olarak yaratıldığı bildirilerek,evlilik,dolayısı ile de aileler halinde bir yaşam tavsiye edilmektedir.”(Araf-189) 

Demek ki Allah,insanların evlenmesini, aileler hâlinde yaşamasını istiyor. Ve insanların yapılarını da, ona göre programlıyor.Kuran’daki Ayet-i Kerimelerle C. Hak, Allah-ü âlem bize şunu anlatmak istiyor. “Aranızda,sevgi,saygı, merhamet ve şefkat gibi güzel duyguları yaratmanız için aileler halinde yaşayacak şekilde yaratıldınız.Bu,benim var- lığımın da bir delilidir” 

 

AKRABALAR, KOMŞULAR, ARKADAŞLAR HALİNDE YAŞAMI SEÇTİREN DE ALLAH’TIR

Yukarıda da belirttiğimiz gibi toplumlar ve aileler şeklinde yaşamı yaratan Allah hemen arkasından da  akrabalık anlayışını getirerek,her insanın akrabası olacak şekilde bir anlayışı ve düzeni getirdiği gibi, bitişik ve yan yana olan evlerle,apartmanlarda aynı katta olan insanların da komşular halinde yaşaması anlayış ve düzenini de getirmiştir. Ve sonuç olarak C. Allah, nasıl aileler,eşler halinde yaşamamızı istiyorsa,akraba ve komşularla da  birlikte yaşamamızı istiyor.Kuran’a baktığımızda bunun böyle planlandığını anlarız.Rad Suresi 25. Ayetinde,Allah-ü Teâla, akrabalarla ilgili olarak,“Onlar  ki Allah’ın birleştirilmesini emrettiği akrabalık bağlarını keserek yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” buyurduğunu görüyoruz. Hısım ve akrabalık bağlarının en güzel şekilde  devam ettirilmesi gerektiğini, kaynaştırıcı olan bu bağların kesilmesinin doğru olmadığını,bu bağların kesilmesi halinde de yeryüzünde bozgunculuğun çıkacağını bildirmiştir..Akrabalar arasındaki sevgi saygı  bağının da kesilmemesini istemiştir.

Buhari ve Müslim’de  yer alan diğer bir Hadis’inde de Peygamberimizin,“Rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isteyen kimse, akrabalarını korur kollar,sıla-i rahimde bulunur.” Buyurduğu , bu Hadisi ile de,Akrabayı koruyup kollamanın, sıla-i rahimde bulunmanın insan rızkını artıracağını hatta ömrünün bile uzamasına sebep olacağını bildiriyor.

Kısacası söylersek dinimizde, akrabalarla ilişkiyi kesin olarak kesmemek ve zor anlarında da candan denilecek şekilde onların yanında olmak,bir ihtiyacı varsa,elimizden geldiğince o ihtiyaçlarını da karşılamak gerekiyor.

 

ALLAH’IN KOYDUĞU YAŞAM ŞEKİLLERİNİN SEBEPLERİ NEDİR? 

Toplumun en küçük birimi olarak aileyi yaratan Allah,toplumsal yaşayışı daha sağlıklı bir yaşam haline getirmek için aileleri de yan yana,dip dibe getirerek komşuluk olayını halk ediyor.  Bu sebeple her aile, komşulara sahiptir.Komşularla birlikte yaşamaktadır.C. Allah’ın,toplumun yapısını daha da güçlendire-

bilmek için,toplum ilişkileri içine, komşuluk ve akrabalık ilişkilerini de katmıştır. Bütün bunlar,çimen-

to gibi, harç gibi toplumu kenetleyen birer unsur olarak görünürler. Nasıl bir nar meyvesi içinde  pek çok tane var da o taneler birbirine Kenetlenerek  Narı sapasağlam tutuyorsa,Aileler,komşuluklar, akrabalıklar da  toplumu sapasağlam  tutan toplum taneleridir.İncelendiğinde anlaşılan şu olmaktadır.Allah toplum halinde yaşamamızı istiyor. Toplumun yapısını da ailelerle,komşuluklarla, akrabalıklarla da güçlendiriyor.Görülen budur.

 

AİLELERDE, TOPLUMLARDA,AKRABALARDA DÖRT ŞEYİN YAŞATILMASINI İSTİYOR

           Kuran-i Kerimi incelediğimiz de C. Allah’ın 1) güzel söz,2) güzel davranış 3) güzel düşünce 4) selamlaşma ve hal hatır sorma özelliklerinin insanlar arasında yaşatılmasını istediğini görürüz.Yani C. Allah özet olarak “İnsanlara karşı sözler söyleyiniz.Kimseyi laflarınızla,konuşmalarınızla,yaptığınız yanlış davranışlara  kırıp incitmeyiniz.(Rad-25, Nsa36) Kimse bilemez diye hiç kimse hakkında kötü düşünmeyiniz.Rabbiniz sizin düşüncenizi de,düşüneceğiniz şeyleri de bilir.Yanlış düşünce ve zandan kaçınınız.(Bakara-182) Akraba ve komşularınızla ilgileniniz,selamlaşınız.Birbirinizi hal ve hatırını sorunuz(Nisa-86)Komşu ve akrabalarınızın dertleriyle ilgileniniz” buyurarak, aile,akraba ve  komşuluk ilişkilerinin sağlam ve hoş bir şekilde tutulmasını istemektedir.

            İnsanları,Toplumlar halinde,aileler şeklinde, akraba ve komşuluklar halinde  yaşatacak şekilde prog-

ramlayan C. Mevla’mız,sağlıklı bir toplum için insanlarda bu dört özelliğin olmasını istemektedir.

APARTMANLARDA,KOMŞULAR ARASINDA GÖRÜLEN YANLIŞLAR

            Şehirlerdeki yaşam şekli  çoğunlukla apartmanlar haline dönüşmüş durumdadır.Ancak Allah’ın bu emrine uyumadığı görülmektedir.Komşusu hasta oluyor,düğünü oluyor,sıkıntısı oluyor ama karşı bitişik komşu ilgilenmiyor.Komşusu ölüyor cenaze merasimine katılmıyor.Apartmanda yaşayan insanlar birbirini bile tanımıyor.Kimsenin kimse ile selamlaşması, hal hatır sorması olmuyor.hatta aynı apartmanda oturup da birbirini tanımayanlar bile oluyor.Bunlar insanların arasındaki bağ gevşeten olaydır ve doğru değildir.

 

                

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@