22.09.2021, 07:00

Almanların kaderi Türklerin elinde!

Almanya’da seçim heyecanı bütün hızıyla sürüyor. 26 Eylül Pazar günü sandıklarda oy kullanmanın ardından Almanya’yı yeni koalisyon süreci bekliyor. Posta yolu ile oy kullanmanın başladığı Almanya’da son Şansölye Merkel de postayla oyunu şimdiden kullandı. Fakat Merkel’in oyunun merkez sağ Hristiyan Demokratları kurtarmaya yetmeyeceği gözüküyor. Almanya’da dipten yeni bir sol dalga geliyor! Almanya’daki Sol Parti şu ana kadar medyada yeteri kadar yer bulamasa da oy oranını ciddi bir biçimde artırıyor.


KOALİSYON FORMÜLLERİ UÇUYOR


Merkez televizyonlar Hristiyan Demokrat Partileri birliği, Sosyal Demokrat Parti ve Yeşillerin başbakan adayını ekranlara çıkarıp tartıştırıyor. Bu üç partinin dışındaki partiler solun solunda ve sağı sağında yer alıyor. Bu durumda koalisyon formülleri havada uçuşuyor. Seçimden sonra bir süre kim kiminle koalisyon yapacak, güvenoyu alacaklar mı almayacaklar mı tartışması yaşanacağa benziyor. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier Türkiye-Almanya iş gücü anlaşmasının 60’ıncı yıldönümünde ikinci dünya savaşından sonra Alman ekonomisinin ayağa kalkmasında önemli rol oynayan Türk işçilere yönelik bir teşekkür açıklaması yaptı.


TÜRKLER DAMGA VURUYOR


Almanya’daki Türkler ekonomiyi ayağa kaldırdığı gibi şimdi de seçimlere damga vuruyor. Yani bir nevi Almanların kaderi Türklerin elinde! Alman vatandaşı olmuş Türklerin Müslüman ve merkez sağda olmalarına rağmen Alman Sosyal Demokrat Partiye oy verme eğiliminde olması Alman sağını harekete geçirdi. Alman Hristiyan Demokrat Birlik partileri başbakan adayı Armin Laschet Türklerin oyunu alabilmek için “Türk Armin” diye piyasaya sürülmeye başlandı. Yani Müslüman Türklerden, Hristiyan Demokrat partiye oy devşirmek için yapmayacakları kalmadı. Yeter ki Müslüman ve sağcı Türkler solcu partilere oy vermesin! Ama gerek Türk medyasının gerekse de Alman medyasının bu yöndeki manipülasyon pompalamaları işe yaramıyor gözüküyor çünkü Almanya’daki selde selzedelerin acısını paylaşmak yerine gülmeyi tercih eden Armin Laschet’in Merkel’in yerini dolduramayacağı çoktan görüldü.


ASGARİ ÜCRET SAAT BAŞI 12 EURO


Sosyal Demokrat Parti başbakan adayı Olaf Scholz asgari ücretin saat başı 12 Euro alması gerektiğini açıklamasından sonra Alman seçimlerinde ekonominin ne kadar belirleyici olduğu ortaya çıktı. Sol Parti temsilcileri ‘asgari ücret saat başı 8 euro iken 12 euroya çıkması gerektiğini ilk biz söyledik, o zaman herkes bu imkansız dedi ama sonunda oldu, şimdi de 13 euro elması gerektiğini söylüyoruz’ diye Sosyal Demokratlara daha soldan açılım getiriyor. Alman Sosyal Demokratlar tüm dünyada örneklerinin olduğu gibi gerçek solun mücadelesinin nemasını yiyor.
Almanya’da gerçek sola yönelme yerine Yeşillere ayrı bir sempati geliştiriliyor. Üçlü koalisyonda yer alırsa şaşırmamak lazım. Liberaller ve aşırı sağ Alternatif partinin durumunu da iyi tespit etmek gerek.


ÇİFTE VATANDAŞLIK VAATLERİ VAR
Çifte vatandaşlık bu seçimin vaatleri arasında yer alıyor. Daha şimdiden Kuzey Ren Vestfalya Eyalet meclisi çifte vatandaşlık önergesini reddetti. Ama seçimden sonra tablo değişirse bu konuda da gelişmeler olabilir. Çifte vatandaşlık Türkler açısından çok önemli. Gayrimenkul mal edinme, miras, velayet vs. hukuki konularda bir çok sorunu çifte vatandaşlık çözebilir. Almanyadaki seçimler Türkiye’yi de etkileyecek diye yazmıştım daha önce. Türkiye solunda şöyle bir çocukluk hastalığı var; başarısız oldukları zaman suçu hemen ‘Canım zaten dünyada yeni sağa bir kayış var, yeni liberalizm yükseliyor’ diye dışarıya atıyorlardı. Oysa gerek Avrupa’da gerek Latin Amrika’da sol-sosyalist yönetimler seçimle işbaşına geldiler bu dönemde. Şimdi de Almanya'da sol yükseliyor. Bakalım Türkiye’deki sosyal demokratlar bu yükselişten payını alabilecek mi? Çünkü Almanya’daki Türklerin bir ayağı, aileleri Türkiye’de.

Almanya’daki Türkler bakalım Alman Sosyal demokratlara mı oy verecek, yoksa ‘Türk Armin’ kandırmacasına kanıp Hristiyan Demokratlara mı? Bu Pazar günü seçim sandıkları açılınca her şey belli olacak. Haftaya da seçim öncesi yazdıklarımızla seçim sonrası ortaya çıkan tablonun bir karşılaştırmasını yaparız hep beraber bakalım siyasi tespitlerimizde ne kadar standart sapma var ne kadar isabet var hep beraber görürüz!

Yorumlar