Yüzey hazırlama ve yüzey kaplama yöntemleriyle ilgili sektöre çözüm üretmek amacıyla 1997 yılında İzmir’de kurulan Altekma A.Ş. her yıl başarı çıtasını yükselterek, sürdürülebilir büyümeye ve gelişmeye endeksli yatırımlarını sürdürüyor Makine portföyünü ve tesislerini genişleten Altekma, kumlama kazanları, tekstüre makineleri, su jetleri, yol çizgi kamyonları ve çeşitli yedek parçaların üretimini yapmaktadır. Aynı zamanda bu ürünleri, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetlerine ihraç ediyor. Teknolojiye yaptığı yatırımlar ile yerli ürünlerini dünya ile buluşturan Altekma Grup’un Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Durmuş, “Çizgimiz Doğruluk İlkemiz Kalitedir” sloganıyla çıktığımız yolda  ilk günkü heyecanımız, yarattığımız farkındalık ve yenilikçi perspektifimiz ile birlikte sektörde emin adımlarla ilerlemeye ve öncülüğümüzü sürdürmeye devam ediyoruz” diyor.

Bugün Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı yol çizgi boyaları üreten firma haline geldiklerini ifade eden Altekma Grup şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Durmuş ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Sebastian Durmuş ile şirketin başarı hikayesini konuştuk.

P: Baba oğul olarak iki kuşak bir arada Altekma A.Ş.’yi yönetiyorsunuz. Öncelikle Hulusi bey okuyucularımıza aile köklerinizden ve hayat hikayenizden bahseder misiniz?

H.D: 1956 yılında Kayseri’de doğdum. Esnaf çocuğuyum ancak babam esnaflıkta çok başarılı olamadı. Daha sonra Ankara’ya taşındık. 80’li yıllarda da ben yurt dışına gittim. 19 sene Fransa’da yaşadım, evlendim ve 2 çocuğum orada doğdu. Bugün 2 çocuğum ile beraber çalışıyoruz. 

P: Fransa yılları vve Türkiye’ye geri dönüş süreci nasıl gerçekleşti? 

H.D: Fransa’ya ilk gittiğimde çok zor bir süreç yaşadım. Hiç dil bilmiyordum. Hatta Paris’te kalışım bile bir tesadüftür. Trenin son durağı Paris olduğu için orada kaldım. İlk dönemlerde dil bilmediğim için zorluklar yaşasam da sosyal çevre ile hem dil sorunumu çözdüm hem kendime iş imkanı sağladım. Paris’te yürüttüğüm müteahhitlik işi, renovasyon ile gelişti. En son bıraktığımda 64 çalışanım vardı.

Ancak öğretmen eşimin desteği ile çocuklarımın Türk kültürünü öğrenmesi adına Türkiye’ye taşınma kararı aldık. Fransız olan eşimin bana bu anlamda verdiği desteği çok önemlidir. Eşimin İzmir’de Tevfik Fikret Lisesi’ne tayini ile İzmir’de yaşamaya başladık. Türkiye’ye döndüğümüzde, ciddi adaptasyon sorunları yaşadım. Gıda çarşısında satın aldığım ofis ile Türkiye maceram başladı.

 

P: İş süreciniz nasıl gelişti? Türkiye’deki eksiklikleri görerek mi yatırımlarınıza şekil verdiniz?

H.D :Türkiye’ye ilk yüksek basınçlı makineleri biz getirdik ve bu önsezi ile geleceği görme yetimiz sayesinde oldu. Etrafımdaki insanlar bizim ne yapacağımızı anlamazken; Türkiye’ye ilk yüksek basınçlı pompaları biz getirdik. Kimse o zaman bu makineleri bilmiyordu. Fransa’da kullandığım bu araçları ilerde biz de Türkiye’de kullanmak zorunda kalcağız öngörüsü ile bu araçların ithalatına başladım. Adımız gıda çarşısında ‘Garip makineler satan yer’ diye anılmaya başladı.

Türkiye’de yollarda çizgi olmadığı için ulusal bir gazeteye bu konuda ilan verince belediyeler beni aradı ve süreç bu şekilde ilerledi. Bu işi Türkiye ‘de yapan ilk firma olduk.

P: Merak ettiğim bir konu da şu; önce makineleri getirip yatırım mı yaptınız yoksa sipariş mi aldınız?

H.D: İnşaat sektörüne yönelik makineleri getirdik, o anlamda yatırım yaptık. Çizgi makinesi için belediye desteğiyle sipariş verdik. Belediyelere satışımız arttıkça, çizgi çizmeyi öğrendik ve iş kollarını ayırarak Boytekma Trafik İşaretleri şirketini kurduk.

Daha sonraki yıllarda; özel boya imalatımız ile İstanbul Formula 1 pistleri çizgi çizimi işini aldık. Sonra gördük ki Türkiye’de yol çizimi boyaları Avrupa’da kullanılmayan boyalar. Bu vesile ile dünyada kabul gören yol çizgi boya imalatı için Avrupa’nın en büyük firmalarından biri olan 32 Milyar cirosu olan Fransızlarla ortak olduk. Türkiye’deki almanız gereken hızlı ekonomik kararlar gereği İle şirketin hisselerini satın alarak üretimimizi 5’e katladık. Şu anda Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı yol çizgi boyaları üreten firma olduk. 16 çeşit yol çizgi boyası üretiyoruz. Daha sonra levha işine de girdik ve şirketleri birbirine entegre ettik.

P: Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Sebastian Durmuş’un da hikayesini dinlemek isteriz .

M.S.D: Ailecek İzmir’e döndüğümüzde Tevfik Fikret lisesini bitirip Dokuz Eylül Üniversitesinde İşletme eğitimi alarak, finans bölümü yüksek lisansı da yaptım. Bir çok akranım KPSS vs sınavlarına girerken benim de şirkete giriş sınavım oldu. Makinenin alternatifini yapıp Altekma’ya rakip olmak da benim sınavımdı. Ben de Boyamak firmasını kurdum, toplamda 3 kişi tüm Türkiye’yi gezerek toplamda 1,5 sene sonunda  Türkiye’de 21 bayiye ulaştık. Daha sonra babamın sınavı geçtiğimi söylemesi ile Altekma ile senkronize çalışmaya başladık. 2012 yılında da hisselerini satın aldığımız Signetakma firmasının genel müdürü oldum. 

P:Baba oğul başlangıç hikayeleriniz çok benzer. Hulusi bey aslında size yol açmış gibi değil mi Melih bey?

M.S.D : Tabii ki baba oğul çalışmak büyük avantaj ama çatıştığımız konular da olmuyor değil. Ama her zaman doğruyu beraber bulduk . Babam da bana yapmak istediklerimle ilgili hep özgürlük sağlamıştır.

H.D : Benim de eklemek istediğim bir şey var. Melih okuduğu yıllarda gece ekibinde çalışma yolu açtım. Kendisi ve arkadaşları İzmir Büyükşehir Belediyesindeki çalışmalarda en zorlu şekilde 5 ay çalıştılar. Hem harçlık  kazandılar hem işi öğrendiler,

P: Harika bir hikaye. Cidden yoktan var etmişsiniz. Zor günlerden geçerek bu başarıları elde elde etmek kolay olmasa gerek.

H.D: Ben hep söylüyorum, düzgün çalıştığınız zaman , satış sonrası hizmeti doğru verdiğiniz zaman başarı geliyor. Yurt dışı bilinci bu anlamda çok önemli. 25 yıldır bu sektörde başarılı ilerliyorsak hem satış hem satış sonrası hizmeti doğru verdiğimiz içindir. Şu an Mercedes, Volkswagen , büyük mobilya markaları gibi firmalarla çalışıyoruz. Pakistan’a kadar uzanan bir iş kolu oluşturduk. 

P: Merak ettiğim konulardan biri de bu. Ciddi Ar-Ge çalışmalarınız var. Bu konuda da önemli bir istihdam yaratıyorsunuz. Bu anlamda Türkiye’de yetişen mühendisler ile çalışmak nasıl? 

M.S.D : Evet toplamda 500 çalışanımız var, 50 ‘ye yakın da mühendis çalışanımız var. Dediğiniz gibi ciddi inovatif çalışmalar yaptığımız için Türkiye’de yetişen mühendisler bizim içi çok kıymetli. Şirket bünyemizde verdiğimiz eğitimlerle mühendislerimizden ciddi katkılar alıyoruz. Bu konuda yetişmiş mühendis tabii ki çok değil, ancak şirket bünyesinde beraber gelişiyoruz. Şu an mühendislerimiz ciddi Ar-Ge çalışmaları yapıyor. Yurtdışından danışmanlarımızdan da destek alarak işlerimizi geliştiriyoruz.

P: Alanınızı komple paket program olarak verebilmeniz de büyük bir artı tabii.

M.S.D: Kesinlikle haklısınız. Belediyeler ile çalıştığımızda makine hizmeti, boya hizmeti, ekip eğitim hizmeti gibi birçok alanda ve hizmet sonrası da destek veriyoruz. Hiç bir zaman satış sonrası hizmeti eksik etmiyoruz.

P: Toplamda kaç belediyede varsınız Hulusi bey?

H.S : Türkiye’deki bütün belediyelerde makinemiz vardır. Belediyeler dışında Büyük Millet Meclisi, Anıtkabir, Genel Kurmay Başkanlığı gibi birçok yerde bizim makinemiz vardır.

P: Bütün bu yollarda yaptığınız işleri görmeniz büyük bir gurur olsa gerek.

M.S.D: Ben size şöyle anlatayım, yolda giderken meslek hastalığımız gibi oldu artık, yollarda levha ve çizgi kontrol ediyoruz. Yaptığımız güzel İşleri gördüğümüz zaman da hem ekip arkadaşlarımız hem şirketimiz ile gurur duyuyoruz.

P:Burada su bazlı boyalar da var? Bu konuyu da anlatabilir misiniz?

M.S.D: Bu konu aslında Formula 1 pisti ile aşınmaya dayanıklı boya ile başladı.Türkiye’de ilk getiren biziz. Türkiye artık % 60 oranında su bazlı çizgi boyası kullanmaya başladı. Çim boyamız da bu şekilde, stadlardaki çimlerin fotosentez yapmasını engellemeyen bir boyadır. Bu çalışmayı da ziraat fakültesi ile kanıtladık. 

 

YERLİ MAKİNE, YERLİ MÜHENDİS, YERLİ RENGİMİZ!

P: Yapılan işlerinize hayran kalmamak mümkün değil. Türkiye’de herkes bu şirketi tanımalı diye düşünüyorum.

M.S.D: Biz hem Türkiye için hem yurt dışı için işlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Fransa’da şirket kurup distribütörlük veriyoruz, fuarlara katılarak 50 ülkeye ihracat yapıyoruz. Babamın bu anlamdaki sloganı bizim için çok kıymetli:  Her makine her boya sattığımızda ülkemizi temsil ediyoruz. Bir çok coğrafyada satış yapıyoruz, daha da büyüyeceğiz. 2018’den beri de dünyaya açılıyoruz.

P:Peki, tekrar Paris’e geri dönüş söz konusu mu?

H.D: Geçen haftalarda Paris’teydim. Tabii ki oradaki dostluklar paha biçilemez ancak biz ailecek Türkiye sevdalısıyız. Ben ve Fransız eşimin Türkiye sevdası bitmez. Eşimin yaş günü yakın zamandaydı. Ona bu konuda özel bir teşekkür etmek isterim. Fransız ailenin tek çocuğu olsa da 25 yıl boyunca her hayalime ve Türkiye sevdama hep destek oldu. Bu başarı hepimize ait, 2 çocuğuma Sibel ve Melih’e ve eşime manevi destekleri için  minnettarım. Ailemizde öncesinde Türkiye’de yaşayan tek kişi olarak, en çok ben zorlandım. Yine de vazgeçmedik. İyi ki gelmişiz.

PANDEMİDE ÜRETİM DURMADI

P: Pandemi sürecini de sormak isterim . Üretim sürecinde ne gibi sıkıntılar yaşadınız ve atlattınız?

H.D. Şirketimizi geliştiren en önemli olgu : Sezgilerimiz . Bu süreçte dünyadaki gelişmeleri sıkı takip ediyoruz ve önlem alıyoruz. Özellikle kızım Sibel ve IK departmanımız bu konu ile birebir çok titiz ilgilendi. Sayelerinde şirketimizde Pandemi süreci için tüm önlemler doğru bir şekilde alındı. Üretim kesilmeden çalışmalarımıza devam edebildik.

M. S .D: Sahada da ciddi önlemler alarak; ekibimizi tehlikeye atmayacak şekilde ciddi önlemler alarak sorunsuz bu süreci atlattık.

P:TÜGİAD derneği ile ilgili süreci anlatabilir misiniz?

M .S.D Türkiye Genç İş Adamları Derneği (TÜGİAD) Ege Başkanı bir açılışımıza geldiğinde; Hüseyin Başkan ile bu yolda olma kararı aldım. Var olan başarı hikayelerden çok şey öğrendim. TÜGİAD  beni her zaman geliştirdi. Şirketlerin 2. veya 3.kuşakları ile tanışma şansım oldu. Faal Çalışmalarımı geliştirerek 2 senedir TÜGİAD Ege Şubesi Başkanıyım. Bir nevi güç birliği oluştu.

“300 gence destek olduğumuz için mutluyuz”

P: Son olarak Altekma Spor Kulübü nasıl oluştu? 

M.S.D : 1999 yılında kuruldu. Son 9 yıldır kulüp başkanıyım. Kulübü devraldığımda biz 2.ligde idik, 2.ligden 1. Lige sonra da Süperlig’de ilerledik. Son 2 yıldır Süperlig’de Türkiye’nin en iyi takımları ile mücadele ediyoruz. Geçen sene ligi 16 takımda 7. bitirdik, bu sene de güzel başarılara imza atacağız. Farklı spor dallarında da 300’e yakın sporcumuz var. 

H.D Benim de eklemek istediklerim var. Bizim için zor tarafı da var: Voleybol takımı ile belediyeler ile karşılaşıyoruz. Çalıştığımız belediyeler ile karşılaşıyor ve yeniyoruz. Ama ne güzel ki saygı duyuyorlar. Çok mutlu oluyoruz.  Konuştuğumuz bir büyükşehir belediye başkanı bunu dile getirdi: ‘Bunca büyük şirket var ama sizin yaptığınız desteği vermiyorlar’ dedi.

300 gence destek olduğumuz için mutluyuz. Hayatta her şey para değil. Bu tarz destekler olmalı.  Düşünün : Milli takıma gönderdiğimiz sporcularımız da var. Büyük bir değer bizim için. Güzel bir nesil yetişmesi için destek vermek istiyoruz.