Yurttaşlar göz göre göre göz sağlığını hiçe sayıyor. Göz sağlığı bedelinin büyümesiyle yurttaşların gözü, numaralı gözlüklerin de satıldığı işporta ve pazar tezgahlarına yöneliyor.

GÜVEN GÜNEŞ/YENİGÜN- Genellikle sebze meyve almak için gidilen semt pazarlarına, ikinci el eşya almak için Bit Pazarı'na giden yurttaşlar bu günlerde göz problemlerini çözmek için adeta akın ediyor. Küçük yazı ellerine tutuşturulan vatandaşlar gözüne kestirdiği numaralı gözlüğü 25 ila 100 TL arasında verip alıyor. Gerek numaralı gerekse güneş gözlüklerindeki kayıt dışılık göz sağlığını da ülke ekonomisini de tehdit ediyor.

Merdiven altı tehlikesi

Kalitesiz güneş gözlüğünün ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak, “Güneş ışınlarına karşı koruyucu olması ve göz sağlığını koruması amacıyla kullanımı önem arz eden güneş gözlükleri, sahteleri tercih edildiğinde tam tersi bir etki ile ciddi hastalıklara yol açabiliyor. Güneş gözlüğü seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de kesinlikle merdiven altı yerlerden herhangi bir güneş gözlüğü alınmamasıdır. Güvenilirliği bilinen markalar tercih edilmeli, az bilinen marka gözlük alınacak ise belli standartlara uygunluğunu gösteren sertifika olmasına dikkat edilmelidir. Çerçevenin yeterli genişlikte olmasına, göze mümkün olduğunca yakın durmasına dikkat edilmelidir. Alınacak güneş gözlüğünün mutlaka UV-A ve UV-B ışınlarını %99-100 oranında engellemesi gerekiyor. Mutlaka optisyenlerin olduğu gözlükçülerden güneş gözlüğü seçmek gerekiyor” dedi.

süleyman kaynak (2)

“Niteliksiz gözlük hastalığa davetiye”

Niteliksiz gözlüklerin kataraktı tetiklediğini vurgulayan Başkan Kaynak, “Sahte güneş gözlüklerinde var olan kaplamalar güneşten gelebilecek zararlı ışıklardan korumadığı gibi vatandaşın da gözüne zararlı ışınların geçmesine neden olmaktadır.  Özellikle yaz aylarında göze direkt temas eden güneş ışınları gözün önündeki saydam tabakada Ultraviyole (UV) yanıklarına ve retina tabakasında görme merkezi hasarına sebep oluyor. UV ışınları gözün merceğinde bulanıklık yaratmakta ve katarakt gelişimine de neden olabilmektedir. Vücudun diğer kısımlarında olduğu gibi göz kapaklarını kaplayan deride ve konjonktiva tabakasında da kanser oluşumuna neden olduğu bilinmektedir” diye konuştu.

Çocuklarda risk daha büyük

Gözün zararlı ışınlardan korunmak için birçok doğal koruma sistemine sahip olduğunu söyleyen Kaynak ”Gözlerin koruyucu kemik yapı içine yerleşmiş olması, kaş, burun, yanaklar, göz kapakları ve iris tabakası gözün fazla ışıktan korunmasını sağlar. Ancak göze giren bu ışınların miktarı arttığı zamanlarda ve ortamlarda bu tabakaların koruyucu etkisi azalıyor ve hem göz hem de sinir tabakası hasar görebiliyor. Özellikle mavi ve yeşil renk gözlüler, makula dejenerasyonuna genetik risk taşıyanlar, gözlerinden herhangi bir cerrahi operasyon geçirenler ve lazer tedavisi görmüş kişiler yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Çocukların göz merceğinin ultraviyole ışınları süzebilme yeteneği yetişkinlere göre azdır. Bu nedenle ileri yaşlarda ortaya çıkan makula bozulmaları kişinin geçmişteki maruz kaldığı ışık kaynaklıdır. Gözlerimizi güneşin zararlı ışınlarından korumak için yaz aylarında ve açık havalarda güneş gözlüğü kullanılması gerekiyor. Güneşin dik geldiği 10.00 – 16.00 saatleri arasında güneşle direk temastan kaçının” dedi.

Miniklerin kaderi İzmirlilerin elinde! Miniklerin kaderi İzmirlilerin elinde!

Ekonomik kaybın hesabı yok!

Kaçak yollarla ülkeye sokulan ürünlerin ekonomiye büyük zararlar verdiğini belirten İzmir Ticaret Odası Gözlükçülük Meslek Komitesi Başkanı Ahmet Yutmaz, “Yurt genelinde her yıl 5 milyon kaçak ve sahte ürün dolaşıyor. Bu ürünlerin başında da güne gözlükleri geliyor. Hiçbir koruyuculuğu olmayan bu ürünler, gözü korumadığı gibi zararda veriyor. Yurda giren güneş gözlüğü ürünlerinin yüzde 99’u ithal mallardan oluşuyor. Sahte ürünlerin tespiti, toplatılması ve satışının engeline yönelik yeterince denetim yok. Bu durum hem vergi kaybına neden oluyor hem de ilerleyen yıllarda devletin sağlık giderlerini artıran bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Tekstil ürünleri satan zincir mağazalar, parekende market zincirleri, kozmetik mağazaları ve benzeri yerlerde de gözlük satışı var. Fason üretim yaptıran bu firmalar kendi logo ve markasıyla satış yapıyorlar. Burada en önemli yeterlilik ve denetimdir. Gözlük bir aksesuar değil sağlık meselesidir. Optik mağazası açacak bir kişi nasıl ki, Sağlık Bakanlığından ruhsatını alıp denetimlere tabii tutuluyorsa, aynı ürün satışını yapan yerlerde tutulmalıdır. Toplum sağlığını doğrudan ilgilendiren konu olması nedeniyle aynı derecede tedbirlerin de alınması gerekmektedir” diye konuştu.

ahmet yutmaz yenigün

Numaralı gözlük köşe başlarında

Yalnızca doktor gözetimi ve onayında kullanılması gereken numaralı gözlüklerin dahi sokak başlarında satıldığına dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Gözlükçülük Meslek Komitesi Başkanı Ahmet Yutmaz, “Hastaların göz sağlık duruma göre kişiye özel verilen ve kullanılması gereken numaralı bir gözlüğü köşe başında rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Bu tip satış yerlerinde ortalama 50 ile 150 lira arasında değişen fiyatları nedeniyle vatandaşların da tercih nedeni oluyor. Piyasa fiyatlarının çok altında rakamlara satılan güneş ve numaralı gözlükler aynı zamanda haksız rekabete de yol açmaktadır. Konuyla ilgili hem belediye hem bakanlıklara gerekli taleplerimizi ilettik. Bu yalnızca bir sektörün değil ayrıca toplum sağlığını ilgilendiren bir konudur. Numaralı gözlüklere uygulanan KDV oranı şu anda yüzde 8 iken, güneş gözlüklerinde yüzde 18’e çıkmaktadır. Güneş gözlüklerinde uygulanan yüzde 18’lik KDV oranı makul seviyelere indirilmeli vatandaşların sağlıklı gözlüğe ulaşması teşvik edilmelidir.  Devlet bir vatandaşını rahatsızlıktan sonra değil öncesinde alacağı önleyici tedbirlerle koruması gerekmektedir” dedi.