Marmaris Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Anadolu Medya Buluşması ve Yerel Medya Çalıştayı, 62 ilden 400’e yakın gazetecinin katılımıyla gerçekleşti. Yerel medya çalışanları, basın meslek örgütleri temsilcileri, gazete sahipleri, radyo ve televizyon çalışanları ile sendika temsilcilerinin geniş katılımlarıyla yapılan çalıştayda, ‘Yerel Medyada Sendika’, ‘Ekonomi Medyasının Halleri’, ‘Türkiye’de Medya ve Denetimi’, ‘Medyada Gerçekler ve Muhalif Medya’ başlıklı konular ele alındı. Basın kurumlarının temsilcileri sektörün sorunlarını yuvarlak masa toplantısında ele alarak çözüm önerilerine ilişkin raporlar hazırladı.

KILIÇDAROĞLU: DEVLET SOYULUYOR

Sahte tirajlar üzerinden devletin soyulduğunu Basın İlan Kurumunun parayı gerçek tirajlar üzerinden vermesi gerektiğini savunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Çalıştayı'da şunları söyledi, “Gazetecilik mesleğinin önemine en çok gazeteciler değer verirler. Dolayısıyla gazeteci dediğimiz kişilerin gazeteci olup olmadığına devlet değil, bu işi yapan kurumların karar vermesi lazım. Bunun da bağımsız bir kurul tarafından karar verilmesi gerekiyor. Basın İlan Kurumu'nun yeniden yapılanması lazım. Haberin arkasında durmak, sonuç alıncaya kadar o haberin arkasını bırakmamak doğru bir tutum değil mi acaba? Haberi yazıyoruz, önemli bir haber ama 3 gün sonra herkes unutuyor. O zaman farklı bir tablo çıkıyor ortaya. İktidar sahipleri alkış isterler ama en çok eleştiriye ihtiyaçları var. Hatalarını görmeleri açısından. Gazeteci, tarafsızlığını yani objektif olmayı yitirdiği andan itibaren saygınlık dediğimiz alan yara almaya başlıyor. Bunda hepimizin sorumluluğu var. Gazetecilikteki bozulmayı şuna bağlıyorum; eskiden gazeteciler halkın arasında otururlardı. Halkın sorunlarını gören, sorunları yaşayan alandan çıkıp tam tersine sorunu olmayan alanlarda oturmaya başladılar. Halkın sorunlarını değil, başkalarının sorunlarını dile getirmeye başladılar”.

chp-genel-baskani-kilicdaroglu-mugla-da-yerel-14467175_amp

OKTAY: BASIN SESİMİZ OLDU

Çalıştaya ev sahipliği yapan Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, “Marmaris Covid-19 ve yangınlar nedeniyle zor zamanlar geçirdi. Bu süreçte gazeteci arkadaşlar Marmaris'imizin sesini duyurmak, yangının vahametini gözler önüne serebilmek için gece gündüz demeden bizlerle birlikte canla başla çalıştılar. Kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.

mehmet oktay

KARACA: GAZETE SAHİPLERİ ÇARESİZ

Anadolu’da basın kuruluşlarının birer birer yok olduğuna dikkati çeken Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca, “Anadolu bitiyor, yok oluyor. Ancak bunu duyması ve sorunlara çözüm bulması gereken İletişim Dairesi Başkanlığı adeta yok; kulakları duymuyor, gözleri görmüyor. Anadolu’da bin 800 olan resmi gazete sayısı 900’e düştü.100 civarındaki uydu televizyonu 50’ye düştü, bir kısmı internete döndü bir kısmı ekranlarını kararttı. Anadolu’da sorunlar gerçekten çok büyük. Anadolu’da şu an asgari ücretli gazeteci sayısı yüzde 50 yoktur. Gazete sahipleri çaresiz. Anadolu basınını bitirmeye, küçültmeye, kendi emirleri altına almaya çalışıyorlar. Temenni ediyorum ki sorunlarımız bir an evvel çözülsün”dedi.

KARACA-1

DURMUŞ: ASGARİ ÜCRET KALİTEYİ BOZUYOR

Gazetecilerin düşük ücretlerle çalıştırılmasının kaliteyi bozduğuna vurgu yapan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, “Basın sektöründe yer alan birçok gazeteci asgari ücret ile çalışıyor.  Bu ücretler ile evini geçindirmek, tiyatroya gitmek,  kitap almak, başka gazeteleri alıp orada neler olmuş diye bakmak zorundalar. Gazetecilik kendini sürekli geliştirmek zorundadır. Eğer bunları yapabiliyorsa bir gazeteci o zaman çalıştığı kurumunda kalitesini artıracaktır.  Bu nedenle de bu ücretler ile bir gazetecinin kişisel ve mesleki gelişiminin önündeki en büyük engel ise aldıkları asgari ücretlerdir”sözleriyle ücretlendirmelere vurgu yaptı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş

NİGAR: SERMAYEDARLARIN GÜNAHI

Medya çalışanları arasında örgütlü bir yapının olmadığına dikkat çeken Basın İş Sendikası Genel Başkanı Savaş Nigar, “Eğer bugün medyalar sendikasızsa, gazeteciler örgütsüzse, onlarca yetenekli gazetecinin geleceği patronların iki dudağının arasındaysa sermayedarların günahının yüksek olduğunu söylemek yanlış olmaz.

GÜLERYÜZ: DEVLET İHALELERİ YASAKLANSIN

Medya kurumlarının sermaye yapısına dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Can Güleryüzlü, “1980’lerden itibaren gazeteci kökenli olmayan ve devlet ihaleleri başta olmak üzere işlerini kamu ihalelerine göre düzenleyen kişi ve grupların gazetecilik meslek koluna istilaya başlaması 1990’lı yıllarda liberalleşme rüzgarlarıyla olağanlaştı. Türkiye medya sermayesi sil baştan ele alınmalı. Medya faaliyetleri gösterenler devlet ihalelerine katılmamalı, katılması yasaklanmalı” şeklinde konuştu.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Can Güleryüzlü

GÜNEŞ: KISKANILACAK DURUMDA DEĞİLİZ

Çalıştayda konuşulan her sorunun evrensel gazetecilik sorunun bilincinde olduklarını hatırlatan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş, “İşsizlik, Basın İş Yasası ile çalıştırılmamak, sendikasızlık, sansür, oto-sansür, can güvenliği, iddianamesiz uzun tutukluk sorunları, yayın yasakları basının özgürlüğünün gerçekleşmediği bir süreçte bu sorunları hep birlikte yaşıyoruz. İçinde bulunduğumuz bu durum, dünyanın diğer ülkeleri arasında kıskanılacak bir durumda olamadığımızı maalesef ki ortaya koyuyor. İktidarın basın sektörünün yüzde 90’ına hakim olduğu günümüzde, gazetecilik hala güçlü bir damara sahip. Meslektaşlarımız görevlerini yapma uğraşında büyük bedeller ödüyorlar. Basın sektöründe 12 bine yakın işsiz meslektaşımız var”dedi.

SİBEL GÜNEŞ

GAPPİ: TEK YUMRUK OLACAĞIZ

Yerel medyanın birçok sorunla boğuştuğuna dikkat çeken İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, “Siyasi zemin zorlaştıkça, demokrasiden uzaklaşıldıkça medyanın üzerindeki baskının katmerleştiğini hepimiz yaşayarak görüyoruz. Üst üste maliyet artışları var. Yerel basın yaşamakta zorlanıyor. Dolar kuru 10 TL’yi geçiyor. Pazartesi günü ilk arayan bizim gazetemizi basan matbaa sahibi olacak. Zamlar üzerimize fırtına gibi üzerimize geliyor. Ama üzerine ne yapılıyor? Yerel basına zarar veren düzenlemelerle uğraşıyoruz biz. Tasarruf genelgesi karşımıza çıkabiliyor. Bir anda lojmanlarla, arabalarla bizi bir tutuyorlar. Yerel gazete alınmayacak, abone olunmayacak denilebiliniyor. Demokrasi adına, kamu adına, halk adına gazetecilik mesleği dört yandan kuşatılsa da hiçbir zaman değerini yitirmeyecek. Birlikte tek yumruk olacağız. Tek çözüm de bu. 12 Eylül döneminde bile 31 gazeteci yargılanmıştı 2020 yılında 179 gazeteci tutuklandı, gözaltına alındı. Bunlar bizim gerçeklerimiz”şeklinde konuştu.

DİLEK GAPPİ

TOPRAK: YEREL MEDYA BAŞARILI

Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak “Pandemi sonrasında çok önemli bir çalışma başlattık. Basının Dijitalleşmesine yönelik hamledir. Biz buna hazır mıyız? Hazırsak ne kadar hazırız? Biz hala yazılı basında ısrarla devam ediyoruz. Yazılı basını okutmaya çalışıyoruz. Dijital medya yeni fırsatlar ile geliyor. Medyada demokratikleşme gibi bir misyonu üstlenebilir. Çok zengin insanların başka sektörlerde faaliyet gösterip medyayı egomanya altına alması yerine birkaç gazetecinin bir araya gelerek bir dijital medyada platform kurabiliriz. Yerel basın mensupları iletişim konusunda gayet başarılı ve bu başarının daha çok ortaya çıkması içinde teknolojik altyapı oluşmuş durumda”sözleriyle dijitalleşmeye vurgu yaptı.

KURDAŞ: GERÇEKLERİ TARİHE YAZMALI

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, “Gazeteler aslında patronlar için çıkar. İster bir siyasi kimliği temsil ediyor olsun isterse bir holding patronunu temsil ediyor olsun. Daha sonra okuru için çıkar. Ardından ise tarih için çıkar. Bugünün tarihini biz yaşıyoruz ama biz yazmıyoruz. Tarihçiler ileride bugüne dair bir şeyler yazmak istediklerinde neye göre yazacaklar. Yandaş medya manşetlerine, yorumcularına, tavrına, yalanlarına bakıp mı yazacak yoksa farklı seslere de bakıp ona göre mi yazacaklar? Bu nedenle gerçekleri tarihe not düşmek bir gazetecinin görevidir. Gazeteci sadece dünü, bugünü değil aynı zamanda yarını da yazar. Doğruyu yanlış, yanlışı da doğru gösterebilme gücüde var bizim elimizde. Maalesef bunu genellikle kötü kullanıyoruz. Bugün medyanın en önemli konusu budur”dedi. 

KONURALP: SESİMİZ KARŞI MAHALLEYE ULAŞMIYOR

Televizyon Üst Kurulu Üyesi (RTÜK) Okan Konuralp, “Türkiye’de iki ayrı kutuplaşmış bir yapı var ne yazık ki. Buna yandaş veya havuz medya diyebiliriz. Diğer tarafta ise bunun karşında olan kesime ise muhalefet veya iktidara karşı konumlanmış diyor. Bu da kendi içinde bir kutuplaşmayı getirmektedir. Bunun sonucu olarak hiç birimizin sesi karşı mahalleye ulaşmıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Herkes kendi mahallesindeki ses kulak açmış ve karşı mahalledekilere kulak tıkamış durumdalar. Hepimizin sesini ve bu ülkeye dair düşlerinin hayallerini ve endişelerini dile getirebildiği bir düzeni sağlamalıyız.

yerel-medya-1280x720

ÖZKAN: MEDYA AKCİĞERLERİMİZ

Konuşmasında özgürlük vurgusu yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “Bu bir imecedir. Özgürlük alanlarımızı geliştirmek, birlikte bunu başarabilmek ve sorunlarımızı yerelde çözebilmek amacıyla bir araya geldik. Daha önce 2018 yılında bir çalıştay daha yapmıştık. Şimdi sorunlarımızın hangi aşamaya geldiğini göreceğiz… İnsan organında akciğer hangi görevi görüyorsa medya ülkelerde o görevi görür; yani nefes almanızı, denetlemenizi ve toplumu şekillendirirken kaynaklarının nasıl harcandığını görebilmemizi sağlar. Bizler medyanın sesi ve özgürlüğüne olan inancımızla bu çalıştayda geleceğe daha güvenle ve umutla bakacağımıza inanıyoruz. Hep beraber olacağız. Türkiye’ye güzel umutlar ve yerel için çözüm önerileri bulacağımıza inancım tam” dedi.

SERTEL: TAM İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

İktidarları döneminde gazetecilerin sorunlarını çözeceklerini belirten CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, “2018 yılında da çalıştay düzenledik. 2018 yılından 2021’e gelinceye kadar basının sorunlarının eksilmediğini, arttığını görüyoruz. Sizlerin bize sunacağı çözüm yolları inşallah CHP iktidarında basından sorumlu milletvekili arkadaşlarımız ve iktidarımızla bizim çalışmalarımıza ışık tutacaktır. Biz özgür bir basın istiyoruz. Biz siyasi görüşleri nedeniyle birbirine öteleyen, ötekileştiren ve sadece yanında olduğu için var olan gazeteci değil; karşıt da olsa bütün düşüncelerini söylese de özgürce Türkiye’de gezebilen, can ve mal güvenliğinin olduğu basın ve ifade özgürlüğünün tam olduğu bir ülke istiyoruz”şeklinde konuştu.

ATİLLA SERTEL-1