10.05.2013, 21:00

Anneler, bağımlı mısınız?

Bu soru ilginizi çekmiştir umarım...¶

Çünkü böyle özel bir günde sadece kutlamak değil de annelerin en hassas noktası olan çocuklarını ne derece hayatlarına aldığını sizlere başka bir pencereden göstermek istedim...

Öncelikle bu soruyu kendinize bu gün bir sorun: ‘Ben çocuğuma bağımlı mıyım?’

Cevapları görür gibiyim...

‘Bağımlıyım...

Çok seviyorum...

Onun hayatı için çok endişeleniyorum.’

Ülkemizde ne yazık ki her 100 anneden 10’u çocuğuna bağımlı. Ancak benim düşünceme göre bu rakam daha yüksek...100 anneden en az 80’inin çocuğuna bağımlı olduğuna inanıyorum...

Çevrenize baktığınızda vahim durumu rahatlıkla görebilirsiniz...

Özellikle okul tercihlerinde çocukların trajedisi daha bir ortaya çıkar...

Duygusal bağ anne ve çocuk arasında daha bir farklıdır...

Ancak bu bağ bağımlılık durumuna dönüştüğünde ortaya ciddi sorunlar çıkar...

Neden mi?

Bağımlılık durumunu yaratan anne çocuğunun gelişimini olumsuz etkiler... Olumsuzluklar yetişkinlik döneminde sorumluluktan kaçma, stres, sağlıklı ilişkilerde bulunamama, hayatla mücadele de güçlük çekmedir...

Annelik güzel... Annelik zor... Annelik meşakkatli... Annelik sorumluluk ve bir bütün...

Annelik merhamet demek...

Ancak ülkemizde annelik ayrıca kaygı demek... İsteklere müdahale demek...

Bu kaygı durumu ‘az’dan ‘çok’a doğru büyüyorsa ortada bir sorun var demektir... Çünkü kaygısız anne çocuğunu geliştiremiyeceği gibi, aşırı kaygılı ve korumacı olan anne de çocuğunun gelişmesini durdurabiliyor...

Bağımlılık demek sadece anne olmak demek...

Eşin ikinci plana itilmesi demek...

Annenin kendi hayatını hiçe sayması demek.

İş hayatında tahammül eksikliği yaratması demek...

İş yerinde aklının sadece çocuğun da olması demek...

Planlamak demek...

Verdiği ilgiyi aynen geri almak demek...

Ancak, kısa süre sonra aşırı kontrollü anne depresyona kucak açacak ve çok sevdiği çocuğunu suçlayarak ikili bir rol üstlenecek...

‘Hem seviyorum, hem suçluyorum... Bu nasıl bir çıkmaz...

Sonuç çocuğa kötü davranış...

Ve gelişemeyen çocuk ne yazık ki kişiliği oturamamış çocuk olarak hayatta yerini alır.

Çevrenizde sık rastlamışsınızdır...

Evlidir, ancak annesiz hiç bir kararı alamaz, tam bir birey olamaz.Sorumluluk artık hayaldir... Eşleri, sevgilileri ile sağlıklı bir ilişki kuramayan bir çocuk bu sefer anne bağımlısı olmuştur... Bunun sonucu da ‘aile içinde sorun’...

Unutmayalım! Annenin kaygısı arttıkça, zaman içinde çocuk tüm sorumluluğu anneye veriyor. Çocuk neden sorumluluk alsın ki? Anne zaten onun yerine sorumluluğu alıyor.

Çocuğunu sonradan zorlandığı durum ise annesini düşünmesidir, çünkü anne sürekli onu düşündüğünden bir nevi vicdan meselesi devreye girer...

Gitti özgürlükler, karşılıksız sevgiler vs vs...

Neyse, ilk yapılacak iş çocuk için ‘şöyle yap, böyle yap’ diyene kadar annelerin değişmesidir...

Siz anneler değişmeye hazır mısınız?

Kendinize zaman ayıracak mısınız?

‘Çocuğum yanımda yok, hayatım bomboş’ diyeceğiniz yerde, onun çizdiği yaşama göre uyum sağlayamaz mısınız?

Çocuğunuzu kontrol etmek yerine, kendi kaygılarınızı kontrol edemez misiniz?

Bağımlı olmak yerine koşulsuz sevgi veremez misiniz?

İşte anneler günü...Bu özel günde bir ilki gerçekleştirin ve çocuklarınız değil, yoldaşlarınız olan bireyleri özgürleştirin...

Mutlu kalın...

 

 

Dip not:

Yay hayat verendir...Ok ise hedefine ilerleyen çocuklarımız...

Ancak unutmamak gerekir ki ok, ‘yay’ı zamanı geldiğinde terk edecek ve uzaklara gidecektir...

Çocuklarımız bizim değiller, biz sadece onlara kısa süre eğitmenlik yapıyoruz o kadar...

Yoksa hayat oyununda çok iyi sahneleri var...

Önemli olan kabullenmek ve kabullenmeyi içinize sindirebilmektir...
Ok yaydan ayrıldığı zaman unutmayın ki geri gelmez, bu yüzden sadece müdahale etmek ‘ok’ olan çocuklarınıza yön vermeyecek, onları sadece geriletecektir...

İstekleriniz her zaman son derece net, açık ve iyi dengelenmiş olmalı. 
Gerekli adımları atarak girdiğiniz mücadele ile yüzleşerek kendinizi tanımak ‘sorumluluklarınızı’ hafifletecektir emin olun...

Risk alın...

Şayet risk almazsanız, neleri değiştirmeniz gerektiğini asla bilemezsiniz... 

 

 

Fıkra:

Çocuk annesine sormuş birgün; 
-Anacığim kafandaki saçların neden beyazlıyor senin? 
Annesi; 
-Yavrum, sen beni her üzdüğünde saçımın bir tel beyazlıyor, elbette sebepsiz değil! 
Çocuk annesinin duyacağı tonda başlamış cevabı yorumlamaya; 
‘Hıı şimdi anlaşıldı, anneannemin saçları neden bembeyaz olmuş!’

 

 

Günün sözü:

Size yol gösterilebilir fakat, yalnız yürümek zorundasınız...

Sang H. Kim

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@