21.05.2021, 04:49

Aşı olmayana hava bile yok

Uzun süren tam kapanma dönemini nihayet atlattık.
Hayat büyük bir hızla normale döndü gibi.
Sokaklar cıvıl cıvıl, Kemeraltı kalabalık, yani yüzler gülüyor.
Pandeminin başından beri bu işin ağır yükünü çeken restoranlar, kahvehaneler, kafeler ve spor salonları gibi işletmeler ne yazık ki hala koronavirüsün sinsi yüzü ile karşı karşıya.
İşletmeleri kapalı, kiraları yüksek ve destekleri yetersiz.

*

Detayları yakalayabilmek için okuduğum İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı genelgede bir çok madde arasında bir madde özellikle dikkatimi çekti.
18 yaş altı gençler ve çocuklar ile iki doz aşı olmuş olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için herkes için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının dışında ayrıca bir sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayacak.
Aşı hakkı bulunmasına rağmen aşı olmayan 65 yaş ve üzeri kişiler hafta içi günlerde sadece 10.00-14.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecek olup, hafta sonları tam gün sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaklar.

İŞSİZ KALACAKLAR

Bu kısıt Avrupa’nın bir çok ülkesinde ‘aşı karnesi’ adında hali hazırda uygulanıyor.
Hatta dünyada bu durum öyle bir noktaya gelmiş ki aşı olmayan insanlar işlerinden oluyor ya da iş başvurularında arkaya atılıyor.
ABD'li çalışma avukatı Rogge Dunn, “Bazı şirketler Kovid-19 aşısını mecburi yapma eğiliminde. ABD yasaları işverenlerin çalışanlarını aşı olmaya zorlamasına izin veriyor. Bu, aşı yaptırmayan çalışanların işlerini kaybedebilecekleri anlamına geliyor” diyor.

*

Binlerce kişilik konserler verilen ülkelerde giriş için biletin yanında aşı karnesi isteniyor.
Yurt dışı uçuşlar başta olmak üzere ABD’nin bazı eyaletlerine bile bu sertifika olmadan seyahat yapılamıyor. United Airlines, JetBlue ve Lufthansa'nın da yer aldığı şirketler, "CommonPass" adlı sağlık pasaportu uygulamasını devreye sokmayı planlıyor.

ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLAR MI?

Pandeminin seyri ve kontrol altına alınabilmesi için bu yöntem ne kadar işlevsel görülsede, insanlığın bir kısmı bakımından kişisel hak ve özgürlüğün ihlali olarak kabul ediliyor.
Konuyla ilgili endişelerini dile getiren Exeter Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ana Beduschi, dijital sağlık pasaportlarının kovid-19 salgınının yönetimine uzun vadede katkıda bulunabileceğini ancak veri güvenliği ve insan haklarıyla ilgili önemli soru işaretleri barındırdığını belirtiyor.
Oxford Üniversitesi'nden Dr. Rebecca Brown ise bağışıklık sertifikası uygulamalarının "kısıtlanan özgürlükleri kısmen geri getirebileceği" görüşünde.

*

Yani işin özüne geldiğimizde devletler insanlara ya aşı olun ya da evde oturun diyor.
Ancak vatandaşına bu aşıyı sağlama konusundaki yeterlilik ve aşının oluşturduğu olumsuz etkiler konusunda bir güvence ne yazık ki veremiyor.
Özellikle bir kaç aşının bir çok insanda oluşturduğu alerjik etkiler, hamilelerdeki olumsuz durumlar sanki kalan sağlar bizimdir denerek göz ardı ediliyor.

BU BİR PİLOT UYGULAMA

Türkiye İçişleri Bakanlığı’nın genelgesi ile verilen bu karar aslında dünyanın diğer ülkelerindekine benzer pilot bir uygulama.
Yani durum şu aşı olmayan vatandaş gün ışığından sadece 6 saat yararlanabilecek. Saat 14.00’ten sonra evinden çıkamayacak.
Aşı olmuş Mehmet Amca saat 14.30’da pazara giderken aşısını çeşitli sebeplerden olamayan veya aşı olmayı tercih etmeyen Fuat Amca ona sadece balkonundan el sallayabilecek.
Anlaşılan o ki önümüzdeki dönemde aşı olmayana ne hava olacak ne de güneş.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@