Aşınızı mutlaka olun

Sağ-Kal Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Cüneyt Tuğrul, “Virüsler öyle değişik şeyler ki; sürekli kılık değiştiriyorlar, bugün önlem aldığınız kırmızı ceketli bir virüs yarın yeşil ceketle karşımıza çıkıyor. Öncelikle hangi aşı olursa olsun aşını yaptırın” dedi.

Güncel 02.08.2021 - 07:07 23.09.2021 - 10:06

Peyevnd ÖKSÜZ / YENİGÜN - Türkiye’nin çeşitli yerlerinde ‘’Umut Atölyeleri’’ evlerini açıp onlara umut olan Sağ-Kal Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Cüneyt Tuğrul ile Covid, süreçleri ve tedavileri hakkında konuştuk.

  

P: İlk önce bize Covid’in tanımını yapar mısınız?

C: Alışık olduğumuz nezle grup hastalıklarından biri, sadece birazcık sert bir grubuyla karşılaştık. Akciğere doğru aşağıya çok hızlı reaksiyon gösterip hızlı üreyip, birkaç jenerasyon sonrası zayıflamasını beklerken tam tersi güçlenerek devam eden bir form.

P: Eskiden grip vardı şimdi artık gribi konuşmuyoruz. Bu birinci sorum, ikincisi Covid ilaçlarından bazıları yan etkilerinden dolayı tedavülden kalktı aşı ile ilgili de böyle bir durum yaşar mıyız?

C: Bizim mevsimsel zatürrelerimiz ve gribimiz hala var. Hava ısısını 35 - 38 dereceyi aştı mı iç ısı da 22 dereceli klimalı ortamlarda yaşamaya çalıştığımız için ortalama ısı farkı 18 - 20 dereceyi buluyor. Bu yüzden bu fark kolaylıkla hasta ediyor. Son zamanlarda sadece kendi hasta grubumda 15- 20 tane zatürre teşhisi gördüm. Neyse ki aşılar var. Özellikle varyantlardan kaynaklı değişikliklere rağmen en az %70 aşılarda koruma gösteriyor. Sadece Amerika’daki bir aşı %90’lara kadar koruyor. Bunların da çok sert yan etkileri var. Özellikle bu Delta varyantı Hindistan‘da çıktığı zaman Hindistan‘ı mahvetti. Neredeyse dünyada kaybettiğimiz insan sayısını Hindistan tek başına kaybetti. Tedavide kullanılan bahsettiğiniz ilaçlar yan etkilerinden dolayı değil yeterli etki görülmediğinden dolayı tedavülden kaldırıldı. 

P: Aşı çeşitleri ile ilgili bir karmaşa başladı ve bu hala devam ediyor. Kime göre hangi aşı doğru?

C: Bu aşılarda sadece teknik açıdan fark var. Hani ilk başta Sinovac hiç korumuyor gibi bir şeydi, öyle lanse edilmişti. Şu anda %73’e kadar koruyucu özelliği olduğunu gösteriyor. Dikkat edin hastalık şu anda seyrini hala koruyorken ölümler eski yaşadığımız ölümler gibi değil. Çünkü hastalık karşılığında aşı koruyamıyor gibi görünmesine rağmen hastalığın ağır geçirilmesine ve hastalıktan ölüme karşı neredeyse %98 koruyor. O yüzden hangisini isterseniz isteyin ama mutlaka aşınızı olun lütfen.

P: Şimdi artık normal bir hayat düzenine geçmemize, insanlar aşılarını da olmasına, yasakların kalkmasına rağmen, hala daha vakalar artmaya devam ediyor. İnsanlar iki aşıdan sonra bu bana yeterli diyor ve üçüncü aşıyı olmuyor. Bu doğru mu?

C: Bizim halkımızın şöyle ters bir anlayışı var. Biz sarılmadan, öpmeden birbirimize sevgi gösteremiyoruz. İyi iletişim kurmadığımızı düşünüyoruz. İletişim noktamızı 1,5 metre mesafe ile koruyalım. Karşındaki insan yaşlı olabilir ya da bağışıklık sistemi düşük olduğu için grip bile bulaşabilir. Bu yüzden biz maske kullandığımızdan beri grip bile yaşamıyoruz neden çünkü kendimizi ve karşımızdakini koruma altına aldık maskelerimiz sayesinde. Ancak ne aşı ne de maskenin koruyamadığı koşullarda mevcuttur. Eğer kişinin virüs yükü çok fazlaysa bunu bir yağmur gibi düşünün dışarıda bir sağanak yağış var ve biz size bir mont verdik, iyi de hava çiseliyorsa sizi korur ama sağanak yağış durumundaysa sizi korumaz. O yüzden ben de aşı var sağanak yağışda dolaşabilirim dememek lazım. Çünkü o kadar yüksek virüs yükünün altından vücut direncini yükseltmeye çalışarak kalkamayabilir kişi. Bir de bu virüsler kendi içlerinde değişime uğrayarak üreyebilen nitelikteler. Virüsler öyle değişik şeyler ki; sürekli kılık değiştiriyorlar. Bugün bir ceket giyiyor ertesi gün başka bir ceketle karşımıza çıkıyor. Siz o cekete göre önlem alırken virüs başka bir ceket giydiğinde önleminizi alamıyorsunuz.

İYİLEŞMEK İSTEMEYEN HİÇ BİR HASTAYI İYİLEŞTİREMEZSİNİZ

P: Bağışıklığımızı koruyor olabilmemiz için ne yapmamız gerekiyor?

C: Önce iyi uyumanız gerekiyor. Hani çocuklara derdik ya uyusun da büyüsün diye bu çok doğru bir şey. Çünkü büyüme hormonu uykuda artar. Bu nedenle sağlıklı kalabilmenin en temel şartı öncelikle çok iyi uyuyabilmektir. Ayrıca ben Hipokrat’ın söylediği lafa çok inanırım. Demiş ki; ‘’Hastayı tedavi etmeye başlamadan önce, sor bakalım, hasta iyileşmek istiyor muymuş diye? İyileşmek istemeyen hiçbir hastayı iyileştiremezsiniz. Bizler güneş ışığı ile çalışan canlılarız. Şimdi siz kapalı ortamda çalışıyorum güneşe ihtiyacım yok deseniz de mutlaka bir şeyler yiyorsunuz bu aldığınız yiyecekler güneşten besleniyor, enerjinizi bitkilerden veya hayvanlardan kısaca bir canlıdan alıyorsunuz.

P: Eskiye oranla günümüze baktığımızda meme kanseri oranlarında artış var mı?

C: Tabii ki olmaz mı? Hem de daha çok. Akciğer kanseri riski 200 misli bir arttı. Meme kanseri 1960’lara göre 2000’lerde tam bir misli 2000’den beri yaklaşık %40 kadar arttı. Maalesef bir de genç kesime kaydı. 25 yaş gruplarda oran başladı.

P: Sağ-Kal’dan biraz bahsedebilir misiniz? Kaliteli ve sağlıklı nasıl yaş alınır? Umut Atölyesinden de biraz bahsedebilir misiniz?

C: Türkiye’nin baş tetkikçi 15 kişi arasından 6 tanesi Sağ-Kal’dan çıktı. Yurtdışındaki uluslararası hastanelerin bile denetlemelerine katıldık. İnsanın yaşam kalitesini devam ettirebilmek için bir şeyler yapmalıydık. Bu yüzden umut evlerimiz ve umut atölyelerimiz var. Burada kanserli kadınlara iki noktada hizmet veriyoruz. Bir psikososyal rehabilitasyon hizmeti... Yani bu ne? Sosyal hayattaki çevresindeki kişilerle olan ilişkilerinde ben de varım diyebilmesi. Bu insanların ben demediği sürece var olabileceklerini düşünmüyorum. Size bir başkasının sevgi gösterip göstermemesine bağımlı olmadan kendimizi sevebilir, kendi hayatımızda mutlu olabilir, bir yetenek kazanarak temel bağışıklığımızı kurguluyor olabiliriz. İki umut evlerinde kemoterapi, radyoterapi gören ve evleri uzakta olan kadınlarımızı burada ağırlıyoruz. İl dışından gelen kadınlara alan açıyoruz. Sağlıklı yaş almak ve yaşlanmak beslenmeyle başlar. Hepimiz için sağlıklı yaş almak mümkün. Bu olanağı o insanların kullanımına açmak, bu farkındalığı oluşturup, hepimizin geleceğinin ortak paydada birleşmesini sağlamak gerekiyor.

P: Çok teşekkür ediyorum. Cüneyt hocam verdiğiniz bilgilerden dolayı insanlara kattığınız imkanlardan onlara verdiğiniz değerden dolayı, çok teşekkürler tekrar, iyi ki varsınız.

C: Ben teşekkür ederim.

Yorumlar