24.02.2020, 07:21

Atatürk ve İzmir

İzmir’in Atatürk’e sevdasını, Atatürk’ün İzmir’e sevdasını anlatmak için ne kelimeler, ne ölçü birimleri ne de yürek büyüklüğü yetmez. Herkes; Atatürk-İzmir buluşmasını 9 Eylül 1922; kentin işgal kuvvetlerinden kurtuluş gününün ertesinde 10 Eylül 1922 olarak düşünür ama ilk büyük buluşma; 1905 yılının Şubat ayında olmuştur... 
Şimdi; ben bu hikayeyi yeniden hatırlatmak istiyorum…
Mustafa Kemal, askeri liseden mezun olduktan sonra 13 Mart 1899 tarihinde İstanbul Harp Okulu'na kayıt olur. 1903 yılında üsteğmen, 11 Ocak 1905 tarihinde de “kurmay yüzbaşı” rütbesiyle Harp Akademisi’nden diplomasını alır
Mustafa Kemal’in ilk görev yeri Suriye’nin Şam şehridir. İstanbul’dan hareket eden “yabancı bayraklı” Nemse Vapuru’yla önce Beyrut'a daha sonra da görev yeri Şam’a gitmek üzere hareket eder…
Kader; Mustafa Kemal’in fikirleri ile aynı olan; daha sonra da İstiklal Savaşı’nda birlikte hareket edeceği silah arkadaşlarını aynı gemide buluşturmuştur…
İstanbul’dan hareket eden gemi; İzmir Limanı’na ulaştığında yanındaki arkadaşları ile birlikte karaya çıkar ve Kordon Boyu’nda gezintiye başlar. Kentin ve insanların güzelliği, gazinolardaki müzik sesleri Mustafa Kemal ile arkadaşlarının büyük beğenisini kazanmıştır. Bunun yanı sıra Liman’daki ticari hareketlilik Mustafa Kemal’in dikkatini çeker…
Sadece hareketlilik değil; tüccarların ve liman çalışanlarının yabancı dilde konuşması Mustafa Kemal’in gözünden kaçmaz; yaşadıkları ve gördükleri aklının bir köşesine nakış gibi işlenir, yapacaklarını, yapabileceklerini not etmiştir. Böylesine ticari hayatı canlı olan İzmir’e daha fazla önem verilmesi gerektiğini düşünür…
Mustafa Kemal’in “İlk İktisat Kongresi”nin İzmir’de yapılması fikri de; kenti ilk ziyaret ettiği gün ortaya çıkmıştır…
Yıllar sonra, 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir’in kurtuluşunu Belkahve’den izleyen Mustafa Kemal, artık hayallerini gerçekleştirecektir. Dile kolay; 15 Mayıs 1919 yılında Yunanlılar tarafından işgal edilmiş olan kent, üç yıldan fazla bir süre sonra kurtarılmıştır... 
Mustafa Kemal; Ege Denizi’ne, Avrupa’ya açılan kapı İzmir’in; tarihin her döneminde ekonomik yönden ne kadar önemli bir rol oynadığını biliyordur…
Çalışmalarını bu yönde sürdürürken; Ankara’da tedavi gören Annesi Zübeyde Hanım’ın hastalığı iyice ilerler. Doktorların, “iyi ve temiz hava tavsiyesi” üzerine Zübeyde Hanım İzmir’e getirilir. Bir ay kadar tedavi gördükten sonra da 15 Ocak 1923 tarihinde Karşıyaka’da vefat eder. Atatürk’ün İzmir’e karşı sevgisi ve bağımlılığı daha da artmıştır…
Atatürk’ün; ülke ekonomisini kalkındırmak için çizdiği yol haritası hiçbir zaman aklından silinmemiştir. Bu “ekonomik kalkınma süreci planlaması”nı da İzmir’den başlatmak en büyük dileğidir... 
1923 yılının ilk aylarında; daha cumhuriyet ilan edilmeden, Mustafa Kemal, “İlk İktisat Kongresi”nin İzmir’de toplanmasını istemesi kente ne kadar değer verdiğini gösterir… 
Ancak; bana göre, “Mustafa Kemal’in İzmir ile ilgili verdiği bu tarihi karar bazı ekonomik formlarda ve toplantılarda” atlanmıştır…
Ata’mızın “İlk İktisat Kongresi”nin İzmir’de yapılması hayali; 1923’te şubat ayının son günleri ile 4 Mart tarihleri arasında 1135 delegenin katılmasıyla gerçek olur. Kongrenin ana konusu; Kurtuluş Savaşı sonrası ekonomik bağımsızlığın kazanılması için yapılacak çalışmalardır...
Kayıtlara göre; Atatürk, İzmir’deki kongrenin açılış konuşmasında, “Efendiler; görülüyor ki, bu kadar kesin, yüksek ve başarılı bir askeri zaferden sonra dahi, bizi sulha kavuşmaktan alıkoyan neden, doğrudan doğruya iktisadi sebep ve anlayıştır. Çünkü bu devlet, iktisadi egemenliğini sağlayacak olursa; o kadar kuvvetli bir temel üzerinde yerleşmiş ve yükselmeye başlamış olacaktır ki; artık bunu yerinden kımıldatmak mümkün olamayacaktır” ifadelerini kullanmıştır…
Ben köşe yazımı Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e verdiği değer ve bizler için çok büyük önem taşıyan sözleri ile bitiriyorum; “Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır…”
Haftaya buluşmak dileği ile…

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@