19.06.2020, 07:41

Ateizm Nedir? İnsanlar Neden Bu Akıma Doğru Yönelmektedir?

Ateizm nedir? önce ona bakalım. Ateizm,Tanrı varlığını reddeden, ruhani varlıklara inanmayan, gerçeği din yolu ile değil de madde yolu ile açıklayan felsefi akımdır. Ateizm sadece Tanrı inancını reddetmekle kalmaz.

Ateizm nedir? önce ona bakalım. Ateizm,Tanrı varlığını reddeden, ruhani varlıklara inanmayan, gerçeği din yolu ile değil de madde yolu ile açıklayan felsefi akımdır. Ateizm sadece Tanrı inancını reddetmekle kalmaz. Metafizik sahayı da, metafizik saha ile ilgili olan hiçbir öğeyi de kabul etmez. Ateizme göre, ezeli ve ebedi olan evrendir, dolayısı ile maddedir. Ateistler bu görüşleri ile evreni, Tanrı yerine oturturlar. Bu felsefeye Ateizm felsefesi denildiği gibi bu görüşe inananlara da Ateist denilir.

Demek ki bir Ateist için Tanrı diye bir yaratıcı yoktur. Ezelden beri var olan ve her şeyin oluşmasına sebep olan evren ve dolayısı ile evrendeki maddedir. Maddedeki atomların devamlı hareketliliği her şeyi meydana getirir. Maddenin, atomları vasıtası ile değişik ortamlarda ve değişik şekillerde bir araya gelmesi ile her şeyin oluştuğuna inanılır.

Türkiyede Ateist Var Mıdır? İnsanlarımızın Ateizme Yönelmelerinin Sebepleri Ne Olabilir?

Evet Türkiye’de Ateist vardır. Anketlerden, araştırmalardan, haber kaynaklarından aldığımız bilgilerden anlıyoruz ki, ülkemizdeki insanlar,özellikle son zamanlarda dinden uzaklaşmaya ve Ateizm,Deizm gibi yollara yönelmeye başlamışlardır. Bunu,düşünen ve 15,20 sene evvelki durumumuzla mukayese eden herkes görebilir. Ayrıca bu konularda yapılan araştırmalar da vardır. O araştırma şirketlerinin anketlerinden de bunu görebiliyoruz. Mesela Konda araştırma şirketinin yaptığı araştırma ve ankette bu durum açıkça görülür. Bu ve diğer şirketlerin araştırmalarına göre Ateizm ve Deizm akımları Türkiye’de yayılıyor ve sayıları da gittikçe artıyor. Bunu, dediğim gibi pek çok kaynaktan öğrenmemiz mümkündür.

İnsanlarımızın bu din dışı yollara yönelmelerinin önemli sebepleri olmalı ki, kişiler Ateizme, Deizme yönelsinler. Biz öncelikle bunun,yani insanlar niçin Ateizme ya da Deizme yöneliyorlar, ona bakmamız gerekecektir. Bu yönelişlerin sebepleri neler olabilir? Öncelikle bu konuya bakmamızda faydalar olacaktır. O sebeple araştırmalarımız, incelemelerimiz yanı sıra, temas kurduğum Deist iki üniversite öğrencisi ile de bu konuları konuşarak, canlı ve sorulu cevaplı bilgilere ulaşmak istedim. Öğrenciler, isimlerinin, kimliklerinin verilmemesi şartı ile isteğimi kabul ettiler. Onların şartlarını (kimliklerini vermemek şartını) kabul ederek benimle konuşmalarını sağladım.

Deizm düşüncesi içinde olan bu iki üniversiteli genç ile iki gün üst üste yaptığımız konuşmalar sonunda bana, üniversitelerde kendileri gibi çok öğrenci olduğunu ama Ateistten daha çok Deistin bulunduğunu söylediler. Tabi genç üniversitelilerin verdiği bilgilere dayanarak bunları anlatıyorum.

Konuşmalarım sonunda, gençlerin ve tabi ki insanların din dışı yollara yönelmelerinin bazı önemli sebeplerinin olduğunu gördüm. O önemli sebeplerden bazılarını, okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Onlar da şunlardır.

1).Dünyamızın haberleşme, birbirini görme, takip etme, etkileşim açısından büyük oranda sürat kazanması.

2).Daha bilgili hâle gelen insanların, duygularından sıyrılıp akıl ve mantığa, önem verir hale gelmesi.

3). İlmin ve teknolojinin gelişerek insan zeka seviyesini yükseltmesi ve sorgulama yapar hale getirmesi.

4). Bazı din adamlarımızın, dini yazarlarımızın yanlış ve Kuran’a uymayan söylemlerde bulunması, dini, kendi çıkarları için kullanmaları.

Yukarıya, Deizm akımı içinde olan gençlerimizle konuşmalarımdan edindiğim sebepleri dört maddede toplayarak aktarmaya çalıştım. Bu iki Deist genç, gençlerin din dışındaki Deizm ve Ateizm gibi yollara yönelmelerinin önemli sebeplerinin bunlar olabileceğini söylüyorlar. Gençlerin sıraladıkları bu sebeplerle neleri kastettiklerini de, maddelerin kısa kısa izahı içinde göreceğiz.

1).Dünyamızın haberleşme, birbirini görme, takip etme, etkileşim açısından çok büyük oranda sürat kazanması.

Günümüzde, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir olayı, eğer ülke yöneticileri tarafından karartılmıyorsa, bütün dünya insanları anında hem de canlı yayın halinde görebiliyor ve öğrenebiliyorlar. Bu durum, insanlara, diğer ülkelerdeki insanların her türlü olayını ve tabi ki inançla ilgili olaylarını anında görme imkanı veriyor. Bu seri haberleşme insanları giyimde, kuşamda, yemede içmede olduğu gibi inanç yönünden de etkileşim içinde bırakabiliyor. Gençlerle konuşmamdan bir öğrendiğim de bu olmuştur. Ateizm, Deizm gibi akımlara yönelmede bu etkileşimin rolünün büyük olduğunu gördüm.

Zaten bu tür akımlar içinde olan insanlar teşkilatlanıyorlar. Dergi, gazete çıkardıkları gibi televizyon bile kuruyorlar. Tabi ki bu tür çalışmalar onlar için netice veriyor. Ve fikirdaş diyebileceğimiz insanlara da rahatça ulaşabiliyorlar. Böylece başka insanları da etkileyebiliyorlar. Bu işlerde gözü olmayan insanlar tabi ki bu tür çalışmaların farkına varmazlar. Ama şunu söyleyebilirim, internet ortamına, yutup ortamına bakılırsa, bu yolla fikirlerini yaymak isteyen teşkilatlanmış grupların büyük bir çaba içinde oldukları görülecektir.

Dünyanın bu şekilde süratli bir haberleşme ağına sahip olması, etkileşime neden oluyor. Bence bu yol, insanları, bahse konu akımlara yöneltebiliyor. Bunun, en etkili yollardan birisi olduğu kanaatindeyim. Süratli haberleşme yolu, sanki Deizme ve Ateizme yönelmeyi, moda takibi gibi bir olay haline getiriyor. Bu sebeple de özellikle de gençler, bu modaya uyabiliyorlar. Bu ifadem, inşallah bilgi veren genç arkadaşlarımızı incitmez. Bana göre din dışı yollara yönelmedeki birinci sebep, etkileşim olayıdır.

2). Daha bilgili hâle gelen insanların, duygularından sıyrılıp akıl ve mantığa, önem verir hale gelmesi.

İnsanlar tabi ki 14 asır evvelki yapıda bilgi ve görgü düzeyinde değildir. Tahsil hayatları, her türlü

bilgiyi elde edebilecek kaynak ortamına sahip olmaları, internet ortamı, yeni yetişen kuşağı eskiye göre, hatta 20 sene evvelki kuşağa göre bile daha bilgili hale getirmektedir. Bu durum özellikle gençlerin, yeni yetişen kuşağın akıl ve mantığını, duyguların önüne geçirtmektedir. Akıl ve mantığı ön plana çıkan insan ise, toplum kalkınmasının, din ile değil, ancak ilim ile olabileceğini görmektedir. Bu sebeple de insanlar din dışında daha rahat, daha özgürce yaşayacağı, daha özgürce düşüneceği bir yol arama içine girmektedir.

Dünyadaki kalkınmış ülkelerde gördüğü ilime değer vermenin, İslam devletlerinde bir tarafa bırakıldığını, dini kesimin, insanları yanlış yönlendirdiğini ve sonuç olarak da bunun zararını toplumun çektiğini, bu durumun da, İslam âlemini gelişme ve atılım konusunda geride bıraktığını net bir şekilde görüyorlar.

Deist gençlerin esas dikkatlerini çeken ise, bu yanlış yola yönlendirmenin görülmesine rağmen, Dini kesimin bunu yanlış olarak görmediğini, ilim ve teknolojiye değer vermeyerek, dini ön plana çıkarmaya devam edildiğini görmeleridir. Deist gençler bu sebeple, dinden başka yollara yönelmelerinin olduğunu, Ateizme ve Deizme kaymalarının bir sebebinin de bu olduğunu söylüyorlar.

Dünyayı da görüp takip eden insanların, artık bu modern çağda, ilme önem verilmesi gerektiğini, İslami bilgilerin de, dini inanç sahasında kalması zorunluluğunun bulunduğunu söylüyorlar. Ancak ülke insanlarının böyle bir yola giremeyeceğinin de görülmesi ve anlaşılması sebebi ile din dışı yollara yönelindiğini, Deizm ve Ateizm gibi akımlarının çıkmasının bir sebebinin de bu olduğunu, yani ilme ve teknolojiye değil de dine değer verilmeye devam edilmesi olduğunu söylüyorlar.

3).Üçüncü bir iddiaları da, gençlerin zeka seviyelerinin sorgulama seviyesine ulaştığı inancıdır.

Son zamanlarda bilgisi, görgü ve tecrübesi artan insanlarımızın, özellikle de gençlerimizin, zeka seviyelerinin de gelişmesi sonucunda, sorgulama yeteneklerinin arttığını ve çok şeyi sorgulamaya başladıklarını, bunun da, dini sahadaki akıl ve mantığa uymayan yönlerin reddedilmesine sebep olduğunu söylemektedirler. Gençlerimizi, din dışında bir yol aramaya iten sebeplerden birisinin de, zeka seviyelerinin gelişerek sorgulama yeteneğinin artmış olmasına bağlıyorlar.

Sorgulama seviyesine gelen gençlerin, gelişen yetenekleriyle baktıkları zaman da, dini sahadaki yanlış yorumların, insanları yanlış yollara sürüklendiğini görmeleri ve bu durumunda düzelme imkânı bulunmaması sebebi ile de, din dışında bir yol aramak zorunda kaldıklarını, Ateizm ve Deizm yoluna yönelmelerinin bir sebebinin de bu olduğunu söylerler.

4). Bazı din adamı ve dini yazarların yanlış tutumlarının da, Ateizm ve Deizme yönlendirici olması.

Deist iki gencin bir iddiası da, insanların din dışı bazı yollar aramasının bir sebebinin de, bazı din a- damlarının ve dini yazarların,Kuran’a da, akıl ve mantığa da uymayan yanlış söylem ve tutumlarıdır diyorlar. Çok yadırgadıkları bir konuda, dini kurumların ve din adamlarının, bu yanlış tutum ve söylemlerini yanlış olarak görmemeleridir. Bu şekilde yanlışta ısrar etmelerini, insanların dinden uzaklaşmalarının bir başka sebebi olarak görüyorlar. Din adamlarının ve dini kurumların yaptığı yanlışlardan birisine verdikleri örnek de 5, 6 yaş grubu içinde olan çocuklarla ilgili dini kurslarda, çocuklara ders veren erkek hocaların o küçücük erkek çocuklara tecavüz ettikleri iddialarıdır. Bunların inkâr edecek yönlerinin de olmadığını çünkü günlerce basında,bilgisayar ortamında dolaştığını, hiçbir yetkilinin yalanlamadığını, hatta olaya badem gözü ile baktıklarını ısrarla söylerler.

Böylesine çirkin durumlar din adamları ve dini kurumlar tarafından asla yapılmaması gerektiği halde yaptıkları görülüyor. Bu gibi yanlışların da çok sık olduğunu, utanç verici bu durumlar, dinin, toplumsal düzeni tek başına sağlamaya yetmeyeceğini gösterdiğini iddia ederler. Ve bu iş de çok daha da kötü olanın, dini çevrelerce bu tür yanlış davranışların hak ettiği şekilde kınanmadığına söylemeleridir. Bu gibi tutumlar da insanları, özellikle de yeni yetişen nesli dinden ve dini kurumlardan uzaklaştırıyor ve Deizm, ateizme gibi din dışı yollara yönlendiriyor, tezini savunuyorlar. Bu iki Deist gencimizin verdiği bilgiler bunlar olmaktadır.

Bu konu ile ilgili olarak üstat Abdurrahman Dilipak’ın dini sahadaki bu ve benzeri yanlış tutumlar sebebi ile din algısının değişeceğine dair kısa bir yazısını aktarmak istiyorum. Belki pek çok konuda faydalı olacaktır. Sayın Dilipak şöyle diyor: “Din algısı değişecek. Varolan “dini cemaat”lerin çoğu dağılacak. Biz bu süreçte ne yapacağız. Bu anlamda varlığını koruyacak tek din var, o da İslam. Ama bugünkü tutumla, bu iş kolay olmayacak. O zaman kendimizi böyle bir geleceğe hazırlamalıyız. Bizim de önce kamburlarımızdan kurtulmamız gerekir. Bu da kolay olmayacaktır. Bizim içimizde de irtidat’lar yaşanacak, birileri agnostik hale gelecek.” Diyen Sayın Dilipak ancak bu kadar söyleyebiliyor. Kanaatimce bazı gerçekleri yazısındaki kelime ve cümlelerin zımnında gizli tutuyor. Anlayan anlayacaktır. Bugünkü İslam’ı anlayış içinde olan bu kadrolarla bunun başarılamayacağını çok güzel bir şekilde anlatıyor. Dinden soğumaların, uzaklaşmaların bir sebebinin de mevcut kadrolarla başarılı olmanın zor olacağını anlatıyor. Esas anlatılmak istenen konuların en önemlilerden birisi tabi ki budur.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@