Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) üyeleri arasında tek bir kadının bile olmaması tepkileri de beraberinde getirdi.

Fadime KUZU ALTANHAN / YENİGÜN - Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yeni üyesi, TBMM’de yapılan seçim sonucu Çorum Baro Başkanı Kenan Yaşar oldu. Mahkeme üyeliğine Kenan Yaşar'ın da seçilmesinin ardından üyeler arasında tek bir kadının bile olmamasına Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) Genel Merkezi tarafından tepki geldi. Kadınlara karar merciilerinde yer verilmediğini vurgulayan KADER İzmir Şube Başkanı Banu Önkol, "Kadınların her alanda eşit ve görünür olması için mücadele edeceğiz" dedi.

Gözden kaçırmayın

Süt karaborsada vatandaş tepkili Süt karaborsada vatandaş tepkili

aym-banu önkol-yenigün

Anayasa Mahkemesi üyelerinin arasında bir tane bile kadının olmadığını belirten Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) İzmir Şubesi Başkanı Banu Önkol, "Türkiye’nin yarısını da kadınların oluşturduğunu unutmamak lazım. Bugün, kadınlar önünde cam tavan sendromu dediğimiz görülmez bir engel var. Kadınların karar mekanizmalarında olmayışının nedeni de budur. Bu durum bir kadın olarak içimi acıtıyor. Seçim zamanında siyasi partiler bir lütufmuş gibi kadınlar için kontenjan ayırdıklarını ilan ediyorlar. Kadınların kazanımlarından çok, onlara sunulmuş bir lütufmuş gibi gösterilmesi de rahatsız edicidir. Bugün Türkiye’de kadınlar hakkında alınan kararlarda temsil oranına baktığımızda neredeyse içlerinde kadın yok. Kadınlar için alınan kararlarda, kadınların söz hakkının olması gerekmektedir. Bugüne dek Anayasa Mahkemesi'ne seçilmiş 128 üyeden yalnızca 5’inin kadın olması bunun en güzel ispatıdır. Bugüne gelindiğinde ise anayasa Mahkemesi'nde hiç kadın olmadığını görüyoruz. Karar merci alanlar hariç kadınları her yerde görüyoruz. Erkekler ile beraber iş, eğitim ve sosyal hayatın içinde aktif ve eşit şekilde aynı zorlukları yaşarken kariyer noktasında karar merci alanlarda bir engellemeyle karşılaşıyorlar.  Biz bunu kabul etmiyoruz, etmemizde mümkün değil. İzmir gibi bir metropol şehirde siyasi partilerin il başkanlarının sayısı yalnızca 1’dir. Deva Partisi İl başkanı Seda Kaya Ösen dışında kadın yok. Bunu durumu nasıl açıklayabiliriz? Bizler kadınların her alanda eşit ve görünür olması için çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

aym tosun-yenigün

KADIN OLMADAN SİYASİ GÜÇ OLMAZ

Kadının toplumsal, siyasal, ekonomik hayatta bunun yanında kamu bürokrasisinde yer almasının önemli olduğunu vurgulayan İzmir'in önde gelen siyaset bilimcilerinden biri olan Siyaset Bilimci Prof. Dr. Gülgün Erdoğan Tosun, "Kamu bürokrasininin üst kademelerinde kadınlara yeterince yer verilmiyor. Kadınların eşit temsil hakkını savunmak bütün kadınların, kadın derneklerinin savunması gereken bir konu. Kadınların sadece seçim dönemlerinde  partilerin beyannamelerinde siyasi ve toplumsal alanda hak edecekleri yeri alacaklarına dair ifadeler okuyoruz.  Örneğin, AK Parti'nin kadınlarla ilgili neler yapacakları konusunda insan ve toplum başlığı altında kadınlar yer alıyor. Kadına ayrı bir yer veren ya da  kadını öne çıkaran ifadeleri çok görmüyoruz. Kadınların ekonomik ve toplumsal alanda ifade edilmelerinin sağlanması ifadesini bütün partilerin beyannamelerinde bulabilirsiniz. Ekonomik ve toplumsal alanda kendilerini iyi ifade etmesi demek bu alanda kadınların temsil edilmesi demek. Kadın meselesinin sadece kadına şiddet ya da nafakayla  ilgili olduğunda hatırlanması değil. Bütün partiler için söyleyeceğimiz toplumun ekonomik, siyasal olarak güçlü olması isteniyorsa toplumun yarısını oluşturan kadınlar görmezden gelinerek böyle bir siyasi güç sağlanamaz" açıklalamalarında bulundu.

KIZ ÇOCUKLARINA HEDEF VERİLMELİ

Kadınların karşılaştığı en büyük engelin erkeklerin yaptığı düzenlemeler olduğunu dile getiren Tosun, "Biz kız çocuklarının kadınların okullaşma oranını yüzde yüze taşıyamamış bir toplumuz. Kız çocukları açısından kadınların özenilesi figürler haline getirilmesi için bu makam ve mevkilerin önünün kadınlara açılması gerekiyor. Toplumun önemli mevkilerinde kadınlara yer vermezseniz kız çocukları okuyup da ne olacaksın sorusuna cevap bulamaz. Ama buralarda kadınlar yer alırsa o zaman kız çocukları da ben okuyacağım ve anayasa mahkemesi üyesi olacağım diyebilir. Böyle bir hedefin verilebilmesi açısından kadınların  bu makamlara seçilmesi ve pozitif ayrımcılıkla ilgili ilkenin buralarda da hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

anayasa mahkemesi-yenigün-1

YETİŞMİŞ KADIN BULAMIYORUZ DİYEMEZLER

Makam ve mevkilerde ilk olması gereken şeyin liyakat ve eşitlik ilkesi olduğunu vurgulayan Tosun, "Tabiki liyakatsız birinin bu mevkilere atanması istenilen bir durum değil. Ben kadınlar için buralarda da fermuar sistemi olması gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki üfusta ilahi bir denge varsa toplumun ve bürokrasinin bütün kademelerinde de yarı yarıya dengesinin olması gerekiyor. Toplumun yüzde 50'sini oluşturan kadınların bu mevkileri talep etme hakkı var. Anayasa Mahkemesi'ne seçilmek için gereken bazı kriterler aranıyor, bu kriterler içinde kadın ya da erkek diye bir ayrım yok. Aranan kriterlere sahip bütün insanları topladığımızda bunların içinde hiç kadın yok bu nedenle biz hiç kadın atayamıyoruz diyebilir miyiz? Üniveristelerdeki öğretim üyeleri olsun, yüksek öğrenime devam eden, bitiren kadınlar açısından olsun baktıklarında bu mevkilere atayacak kadın bulamıyoruz gibi bir durum söz konusu olamaz. Kadınlar akademik alanda olduğu gibi her alanda başarısını kanıtlamıştır. Seçici kişilerin nasıl ki kendi partilerinden kendi taraftarlarından kişileri seçmeye dikkat ediyorsa kadın olarak da seçilmesine dikkat edilebilir . Yetişmiş kadın bulamıyoruz gibi mazeretleri olamaz" dedi. Tosun, "Eğer partilerin seçim beyannamelerindeki temel hedeflerinden biri toplumdaki kadın statüsünü güçlendirilmesi ve kadınların bireysel olarak ekonomik ve toplumsal alanda kendilerini daha iyi ifade etmeleri ise o zaman bunun önünü açsınlar ve seçimlerde verdikleri sözleri tutsunlar" diye konuştu.