Anayasa Mahkemesi 2015’te İzmir’de ‘laik, bilimsel ve ana dilde eğitim’ talebiyle düzenlenen eylemde polis müdahalesiyle yaralanan Nuray Zencir için hak ihlali kararı verdi.

2015’te Alevi örgütleri, Birleşik Haziran Hareketi, Eğitim-Sen’in çağrısıyla ‘laik, bilimsel ve ana dilde eğitim’ talepli eylem ve okul boykotu düzenlenmek istenmişti.

Boykot için Basmane Meydanı’nda toplanan binlerce kişi, pankartlarla Konak Meydanı’na yürümek istemiş, polisse izin vermeyerek gaz ve tazyikli su ile müdahale etmişti.

Aralarında Eğitim-Sen yöneticileriyle avukatların da bulunduğu en az 40 kişi gözaltına alınmıştı. Polisin burada uyguladığı sert müdahaleye ilişkin görüntüler basına yansımıştı. 

Müdahaleye maruz kalan isimlerden Nuray Zencir, gözaltları protesto etmek için alkış çalması nedeniyle darp edildiğini belirterek devlet hastanesinden ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Adli Tıp Kurumu’ndan sağlık raporları aldı. Zencir için devlet hastanesi ‘basit tıbbi müdahale ile giderilebilir’ raporu verirken, adli tıp ‘basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte hafif değildir’ raporu düzenledi. 

Zencir raporlarıyla birlikte 8 Mayıs 2015’te görevli polislerden işkence, görevi kötüye kullanma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve hakaret gibi suçlamalardan şikayetçi oldu. Ancak İzmir başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Zencir’in üst mahkemeye yaptığı başvurular da reddedilince 2018’te AYM’ye başvuru yaptı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden'ın görüşmesi başladı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden'ın görüşmesi başladı

Zencir’in başvurusunu görüşen AYM heyeti, hak ihlali kararı verdi. Yüksek mahkeme, polisin orantısız güç kullanması sonrası insan onuruyla bağdaşmayan muamele yasağının maddi boyutuyla ihlal edildiğini belirtti. Ayrıca etkili soruşturma yapılmayarak da usul boyutu ile ihlal tespiti yapıldı. Bu durumdan polis ve soruşturma yapmayan savcılık makamı sorumlu tutuldu. 

Mahkeme Zencir için hak ihlali ve soruşturmanın yenilenmesi kararının yeterli olmayacağını ve bu nedenle de 90 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. 

Öte yandan yüksek mahkeme başvuruyu toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği yönünden incelemeye ise gerek görmedi. Mahkeme heyetindeki Engin Yıldırım bu karar için karşı oy kullandı. Yıldırım karşı oyunda, “Şiddet içermeyen bir toplantıya güç kullanarak müdahalede bulunmak, anayasal ve demokratik haklarını kullanırken vatandaşların tereddüt yaşamasına ve caydırıcı etkilere maruz kalmasına neden olacaktır” dedi.