Anayasa Mahkemesi (AYM) Diyarbakır'da bir kadına verilen sosyal mesafe cezası ile ilgili hak ihlali kararı verdi.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde yaşayan bir kadın, 29 Mayıs 2020'de İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde yaşanan tartışma sonrasında Covid-19 tedbirleri kapsamındaki "sosyal mesafe" kuralına uymadığı gerekçesiyle 3 bin 150 lira idari para cezasına çarptırıldı.



Cezaya itiraz eden kadın, Bismil Sulh Ceza Hakimliğine başvurdu. Kadın itirazında, emniyet müdürlüğü önünden gelen sesler üzerine dışarı çıktığını, kavgaya karışanların kardeşlerine saldırdığını, durumu öğrenmek için söz konusu yere gittiğini, sosyal mesafe kuralını ihlal etmediğini savundu.

İdari yaptırım kararına yapılan itirazı reddeden hakimliğin gerekçesinde, Diyarbakır İl Hıfzıssıhha Kurulunun meydan, sokak ve caddelerde vatandaşların sosyal mesafeyi gözetmeden yürümelerine veya bulunmalarına izin verilmemesine hükmedildiği aktarıldı.

"YASAYA AYKIRILIK YOK"

Hakimliğin gerekçesinde, cezaya itiraz eden kadın ile diğer kişilerin sosyal mesafe kurallarına aykırı hareket edecek şekilde bulunduklarının görüntülerle sabit olduğu, Bismil Emniyet Müdürlüğünün tutanağının gerçeğe uygun tutulduğu, idari para cezasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtildi.

Bunun üzerine kadın, avukatı aracılığıyla idari yaptırımlarda karar mercinin mülki amir olduğu, kolluk kuvvetlerinin düzenlediği idari yaptırım kararlarının mülki amir onayı olmadan tebliğ edilemeyeceğini, Adana 4. Sulh Ceza Hakimliğinin bir kararının da bu yönde tespitler içerdiğini, bu nedenlerle Bismil Sulh Ceza Hakimliğinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etti ve cezanın yetki yönünden iptali talebiyle Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliğine başvurdu.

İTİRAZA RET

Diyarbakır 3. Sulh Ceza Hakimliği ise Bismil Sulh Ceza Hakimliğinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğine hükmederek itirazı reddetti. Daha sonra başvurucu Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Yüksek Mahkeme, kadının ileri sürdüğü iddiaların dikkate alınmadığı sonucuna ulaşarak adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetti.