03.09.2020, 21:17

Babadan Oğula Geçen Peygamberlik

Eskiden beri ailelerde genel olarak baba mesleğinin oğula da geçtiği, daha doğrusu babanın oğlunu da kendi mesleğine yönlendirdiği ve aynı mesleğin sahibi yaptığı görülür.

      Eskiden beri ailelerde genel olarak baba mesleğinin oğula da geçtiği, daha doğrusu babanın oğlunu da kendi mesleğine yönlendirdiği ve aynı mesleğin sahibi yaptığı görülür. Baba, kendi mesleğinin devamını sağlamayı oğluna bıraktığı, Semerci ise oğlunu da semerci yaptığı, Muhasebeci ise oğlunu da muhasebeci yaptığı, memur ise memur yaptığı, inşaatçı ise inşaatçı yaptığı, hep görülüp gelen olaylardandır. Bunlar toplum içinde çok sık görülür. Tabi ki herkes bu durumda değildir. Ama genelde  durumun bu olduğu görülür. Ancak bir Allah vergisi olan peygamberliğin babadan oğla geçmesi pek sıradan bir olay olarak görülmemektedir. Bu sebeple de, Peygamberlik konularında tenkit edilen önemli konulardan biride budur.

Ancak Kuran, tenkit edilen bu konuya cevap verir. Ve Peygamberlik verilen oğlun, peygamberin oğlu olduğu için değil, ilim irfan sahibi yapılan, daha çocukluk ve gençlik çağından itibaren peygamberliğe hazırlandığı için peygamberlikle görevlendirildiği bildirilir. O dönemlerde öyle yüce bir göreve, görgüsüyle, ilim ve irfanı ile  uygun düşecek kişinin olmaması da ayrı bir  sebep olarak gösterilir.  

Peygamberlik konusunun işlendiği bu sırada belirtilmesinde fayda gördüğüm hatta zaruriyet olarak gördüğüm bu konuyu, Müslüman kardeşlerimizin lehine olacağı için burada açıklamak istedim. Elhamdülillah Müslüman’ız. Kitabımız var, peygamberimiz var. İslâmiyet gibi en son gelen, en mütekâmil ve en yüce bir dinin mensubu olduğumuz için Allah’a şükretmeliyiz. Çünkü Müslüman olmak herkese nasip olmayan bir büyük şereftir. Bu sebeple, babadan oğula geçen bir peygamberlik de olsa buna inanmak durumundayız. Babadan oğla geçti diye  o kişiyi peygamber saymamak  yanlış olur. İmanın altı şartından herhangi birisine inanılmaması, kişiyi küfre götürür. O bakımdan bu gibi konularda dikkatli olmak zorundayız.

Bir Müslüman İnanmak Zorunda

Bu konuyu  yazımın konusu içine almamız sebebi, tenkit edilen konulardan birisi olmasından-

dır. İnsanları  bazı kuşkulu hallere düşürebilmek için bu gibi konularda istismarlar yapıldığı ve kişilerin yanıltıldığı görülen olaylardandır.Amacım,bunun önünü keserek doğrunun ne olduğunu anlatabilmektir.

Kuran’da geçen peygamberlere inanma konusu, yukarıda da belirtildiği gibi İslâmiyet’in iman şartlarından birisidir. Yani kişinin, kabullenmek zorunda olduğu, inanmak anlayışı içinde olduğu şartlardan birisidir. Bunu akıldan çıkartmamak ve imanları zedelememek  gerekiyor.

      Âmentü duasındaki “Ve Resûlihi” (Allah’ın Resullerine de inandım,iman ettim)ifadesi de bunu anlatır. Bir Müslüman, sadece kendi peygamberine değil Kuran’da geçen bütün peygamberlere inanmak zorundadır. Özetlersek kişi, aşağıda maddelenerek zikredilen üç önemli neden dolayısı ile babadan oğla geçen bir peygamberlik de olsa, kardeşe veya torunlara geçen bir peygamberlik de olsa  hepsine inanmak durumundadır.Bunun üç önemli nedeni aşağıya çıkarılmıştır:

        1) Peygamberlere inanmanın, imanın altı şartından birisi olması nedeniyle Müminler, bütün peygamberlere inanmak zorundadır. Birinci neden budur.

        2) Kuran-i Kerim’in ve dolayısı ile de, İslâmiyet’in, kendinden önce gelen İslâm Şeriatı üzerindeki bütün dinleri tasdik ederek onları İslâm Dini gibi görmesi ve dolayısı ile de kitaplarını, peygamberlerini kabul etmesi, ikinci önemli neden olarak görülür. Öyle olunca, Mümin kişi, Kuran’da geçen peygamberleri, olduğu gibi kabullenmek durumundadır. 

        3) Bir Müminin, peygamberlerle ilgili olarak inanmak zorunda olduğu diğer bir üçüncü sebep de, O Peygamberlerin, Kuran’da peygamber olarak bildirilmiş olmasıdır. Bilindiği gibi İslâm dininde akıl ve mantık kadar, nakil de önemlidir. Hatta bazı konularda nakil daha önemlidir. Bu, vahiyle gelen bir nakil olduğuna göre Mümin kişi, Kuran’da bildirilen her şeye inanmakla mükelleftir. Bunun da unutulmaması gerekir. Eğer C. Allah peygamberlik görevini babadan oğla geçirmişse bu, oğul olduğu için değil, Allah tarafından o çocuğa hikmet ve ilim verildiği içindir. O bakımdan, Müslüman buna inanmak durumundadır.Bir Müslüman’ın, bütün peygamberlere inanmak zorunda olmasının üçüncü nedeni de budur.

Bu satırları yazmamın sebebi, bu konular da toplumda değişik görüşlerin olmasındandır. Kuran’a baktığımız da, bazı peygamberliklerin, babadan oğla verildiği bilgisi vardır. Enam Suresi 87.Ayetinde bunun böyle olduğu bildirilmektedir:“Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da(Üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve hepsini dosdoğru bir yola ilettik.”(Enam-87) buyuran C. Allah, verilen bazı peygamberliklerin, babalardan evlatlara veya kardeşlere verildiğini bildiriyor.

Ahzap Suresinin 40. Ayetinde de son peygamberin Hz Muhammed olduğu bilgisi verilmektedir. Kuran’dan anladığımız, artık bir peygamber gelmeyecek olmasıdır. “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat O, Allah’ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkı ile bilendir.”(Ahzap-40)Bu Ayette, Hz. Muhammed’in erkekçocuğunun olmadığı ve sonuncu peygamber olduğu bildiriliyor. Peygamberliğin babadan oğla geçmesini tenkit eden ve bu konulara iyi niyetle yaklaşmayan kişiler, bu Ayetten de sanki çocuğu olsaydı, Hz. Muhammed sonuncu peygamber olmayacak ve peygamberlik, çocuklarına geçerek devam edecekti, anlamını çıkarmaya çalışırlar. Ancak iddiaları yanlıştır.

      Bu fikirde olanlar, konunun istismarını yapmaya çalışanlardır. Çünkü bu doğru değildir. Kuran’da, peygamberimizin ahir zaman peygamberi olduğu ve son peygamber olduğu da ilan edilmektedir. 

Babadan Oğula, Kardeşe Geçen Peygamberler

      Yukarıda da  belirttiğimiz gibi,İslâmiyet’te babadan oğla geçen Peygamberler olduğu gibi kardeşten kardeşe geçen veya torunlara geçen Peygamberlikler de vardır. Yukarıda zikredilen Enam Suresi 87. Ayetinde babadan oğla ve kardeşten kardeşe geçen peygamberlikler olduğundan bahsedildiği için biz de bu iki bildiri üzerinde duralım istiyoruz.

      Bizim araştırmalarımız sonucunda,Kuran’da peygamberden 7’si babadan oğla geçen peygamberler-

dir. Onlar da şunlardır:

1)Hz. Şit                     :  Âdem Peygamberin oğludur.

2)Hz. İsmail               :  İbrahim Peygamberin oğludur.

3)Hz. İshak                :  İbrahim Peygamberin oğludur.

4)Hz. Yakup              :  İshak peygamberin oğludur.

5)Hz. Yusuf               :  Yakup peygamberin oğludur.

6)Hz. Süleyman         :  Davud Peygamberin oğludur.

7)Hz. Yahya              :  Zekeriyya Peygamberin oğludur.

      Yukarıdaki yedi peygamberin, karşılarında yazılan peygamberlerin oğulları olduğu, hemen hemen bütün İslâm kayıtlarında geçer. Bu şekilde babadan oğula geçme dışında bazı Peygamberler de kardeşten kardeşe geçen, ya da peygamberin torunu olan veyahut da peygamber soyundan geldiği söylenen peygamberler de vardır. Bunları da şöyle sıralayabiliriz:

1) Hz. Harun: Hz. Musa’nın büyük abisidir.

2) Hz. İdris: Şit Peygamberin torunudur.

3) Hz. Hud: Nuh peygamberin soyundan geldiği söylenir.

4) Hz. Şuayb: Hz. İbrahim’in torunlarından Mikâil’in oğludur.

5) Hz. Salih: Nuh Peygamberin soyundandır.

6) Hz. Davud: Hz. Yakub’unn soyundandır.

7) Hz. Lut: İbrahim Peygamber soyundandır.

8) Hz. Musa: İbrahim peygamberin soyundan gelmedir.

9) Hz. İlyas: Harun peygamber soyundan olduğu söylenir.

10) Hz.Yuşa: Yusuf(as)’un tonlarındandır.

Hz. İsa, babasız olarak bilinir. Peygamberimiz Hz. Muhammed’ de Haşimoğullarına dayandırılır. Hâlen Ürdün kralının bu soyu devam ettirdiği de bilinir. Diğer peygamberlerle ilgili soy sop açısından bazı görüşler ileri sürülse de pek tutarlı görülmediği için onlar üzerinde durulmamıştır.

Kuran'da Babadan Oğula Peygamberlik

      Yukarıda zikredilen Enam Suresi 87. Ayet, dikkatlice incelenirse, peygamber olan babaların oğullarına peygamberlik, peygamberliğe en uygun olan seçkin kişiler olmaları nedeni ile verildiği anlaşılmaktadır. Yoksa peygamberin oğlu, peygamber torunu ya da kardeşi olmaları nedeni ile peygamber olarak seçilmiş değillerdir. Babası peygamber olup da peygamber olmayan peygamber çocukları da vardır.  Mesela Hz. Nuh’un oğlu, Hz. Lut’un oğlu(Erkek çocuğunun olduğu ihtilaflıdır), her ikisi de peygamber çocuklarıdır ama peygamber olamamışlardır. Hatta Kuran’a göre bu peygamber çocukları, dünyada Allah’ın gazabına, ahrette de lanetine uğrayanlardan olmuşlardır. Demek ki peygamber çocuğu olan o çocukların peygamberlikleri, peygamber çocukları oldukları için, ya da kardeş veya peygamber torunu oldukları için değil, yetenekleri nedeni ile seçilmişler ve hemen seçilmeleri arkasından da bu çocuklar, Allah tarafından peygamberliğe hazırlanarak, peygamberlik ile görevlendirilmişlerdir. Çünkü Ayet-i Kerime’de o çocuklara Allah tarafından üstün meziyetlerin verildiği ve seçkin kılındığı ve yine Allah tarafından dosdoğru olan Allah yoluna iletildikleri bildirilmektedir. Ayetteki “Onları dosdoğru bir yola ilettik.” ifadesinden anlaşılan bu olmaktadır.

Babadan Oğula Geçmesi Allah’ın Takdiri

      Bu konudaki okuduğum açıklamaları çok ikna edici bulamadım. Ancak bu konuda yaptığım araştırmalar sonunda şu kanaate vardım. Kuran’da bildirildiğine göre, C. Allah, aşağıda maddeler hâlinde sıralanarak açıklanan yedi peygamberliği, babadan oğla aktararak vermiştir. Yani yedi peygamberlik, babadan oğla geçen peygamberlik şeklindedir. İster bu şekilde babadan oğla geçen peygamberlik olsun, isterse kardeş gibi, torun gibi kişilere verilen peygamberlikler olsun, eğer bunları veren Allah-u Teâla ise, en doğru yapılan iş odur. Bir Müslüman’ın düşünmesi gereken bu olmalıdır. Bu duruma C. Allah Enam Suresi 87. Ayetinde “Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da(Üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve hepsini  dosdoğru bir yola ilettik.”(Enam-87) buyurarak açıklık getirmektedir.

Yorumlar (1)