11.03.2017, 12:43

Başarı

Son zamanlarda‘başarı’ odaklı çalışmalar hepinizin dikatini çekmiştir.

Ancak başarı hırsateslim şu sıralar bana göre.

Ve bu ne hırstır?

Bu ne hırsıniçinde yok olmaktır?

Bir başarısarhoşluğu ile önüne ne gelirse yok etmek midir hırsın temeli acaba?

Anlaşılabilmişdeğil.

Etrafıma dikkatlebaktığımda tek gördüğüm şey ‘ezmek’.

Ezmek ve nasılolursa olsun kazanmak.

Ezip geçer iken isemaalesef ki, kimse kimseyi düşünmez, halini umursamaz. Kapıdabekleyen bencilik ise sadece ‘hedefe’ odaklıdır.

*

Nasıl olursa olsunezmek ve ezip geçmek felsefesi midir başarı?

Bu mudur?

Bunu yapar iken dekime ne olmuş, olmamış önemli değil diyerek ‘nam’ salmakmıdır?

Yeter ki birinciolalım, yeter ki kazanalım ile hizmet olmaz.

Ezip geçmek ilehedefe ulaşılmaz.

Ulaşılır gibiolur ancak bir de bakarsın gün gelir ulaşılan hedefler tek tekkarşımıza dizilmiş şekilde şaşkın buluruz kendimizi.

*

Yeterki ‘bizalalım, biz bilelim, biz kazanalım’ ile başarı olmayacağıgibi bu şekilde ilerlemek bir zaman sonra ‘ok’un bize gerigelmesi demektir.

Şimdi bu düşünceile ilerleyen o kadar çok kişi var ki ülkemde yarışan.

Bitmek bilmeyen hırsile donanan o kadar çok kişi var ki.

En çok da şudönemde, yani ülkemin geçiş döneminde.

Nasıl hırsınpeşinde koştuklarını dikkatlice baktığınızda görürsünüz.

Ve izlediğinizde deaslında birbirlerini söz ile yediklerini, aslında politika adıaltında hepsinin hırs ile dolu olduğunu görürsünüz. Ve budonanım büyük ego ile birleştiğinde yıkıcı güç olarak hemkendilerine, hem de bize hedeflenmekte maalesef. Sadece politika ileilgilenenler değil, halkın da bu hırsta ilerlediğini görürsünüz.

*

Nedir bu başarınınbize yüklediği hırs ile yaşamak derdi?

Gerisi ne yaparsayapsın düşüncesi ve eylemi.

Gerisi ne haldeolursa olsun önemli değil felsefesi.

Açıkçasıatalarımızdan bu felsefeyi mi miras aldık biz?

Bu felsefe arttıkça‘bencilliğin’ de içinde boğulur oluyoruz biline.

Hem de ne boğulmak.

Hem de ne derecedeyok olmak.

Hayatımızdaalabileceğiniz bir yol aramak için merhamet kapısından geçmemizgerek.

Hırs kapısındandeğil.

‘Sevgi’kapısından, ‘şefkat’ eşiğinden geçmeliyiz.

‘Yıkmak, biçmek,zalimlik’ eşiğinden değil.

*

Keşfetmek akıl veinsanlık tarihi kadar eskidir aslında.

Zihinseltutumumuzun, keşfetmemizin önemi de işte başarıda en önemlikavramdır.

‘Pozitif düşüncegücü iyi şeylerin olacağına inanıyoruz ve bizi çevreleyenenerjilerin hırsı içinde boğulmamayı tercih ediyoruz diyorsanızkalbinize güvenin, hırsınıza değil.

Başarı bu şekildeelde edilebilir, hırs olmadan, ezmeden ve insancıl şekilde.


*

Şimdi ülkemizin şuanki karışık ve gergin durumundan kendimizi arındırmanın yolu‘bulaşıcı hırsı’ kalbimize almadan ilerlemektir.

Sağduyu ile.

Anlayış ve hoşgörüile.

Ve bu tohumlarıyetiştirmek ile.

Çünkü bu tohumlar‘şefkat tohumunun’ özüdür.

Ve ben bir bireyolarak istiyorum ki, bu ‘şefkat tohumu’ tüm ülkemi sarsın vegeleceğimiz olsun.

Çünkü buna çokihtiyacımız var.

Çünkü bu merhametdünyası bizim dünyamız.



Dip notlar;


Küçük adımbüyür…


Gülebilmeliyiztoplumda.

Ve o kişi bizolmalıyız.

Başlangıçlaryapalım.

Örneğin;

Trafikte öfke ileilerlememeliyiz.

Öfke eğilimliolmadan çözümler bulabilmeliyiz.

İçimizdeki şüpheyizihnimize ekmeden insanları kucaklayabiliriz.

İçimizdeki öfkeyi,hırsı zihnimize ekmeden başarı ile donanabiliriz.

Var olan stresi,hırsı bizi ele geçirmeden yok etmenin yollarını aramalıyız.

İçimizdebüyümesine izin verecek olursak bilin ki, bizi aşağıyaçekecektir. İşte bu nedenle iyi düşünmeliyiz.

Ötekileştirmedenkabullenebiliriz birbirimizi mesela.

Her sabahuyandığımızda bir düzine erteleme bizi bekliyor. Bir sürüsorun belki de kapıda.

Günün gerikalanını türlü türlü düşünceler, sorunlar ilegeçirebiliyoruz.

Ancak günebaşladığımızda diyebilmeliyiz ki, ‘ ben bu sabah yaşamalıyım.’

‘Yaşamalı veyaşatmalıyım.’

Bu şekilde bireyselolarak değiştiğimizde yeni fikirlere kucak açtığımızda, yeniduyguları aldığımızda, hırsları bitirdiğimizde birbirimizitoplum olarak destekleyebilir ve ülkemize bir yararımızdokunabilir.

Hırssız ve öfkesizbir ülke ile yarınlara ulaşabiliriz.

Sizin için olumludüşünme süreci bilin ki sizi ateşleyecektir.

Bu süreç uzunolabilir, ancak güzeldir.

Ama küçük adımlarbüyük adımlara dönüşebilir unutmayın.

Olumsuzluklarınyayılmasını önleyebiliriz. Hayatımıza mizah ve mutlulukgetirebiliriz.

Bu potansiyel herzaman bizim içimizde mevcut.

İyi duygular hızlayayılır ve bedeninizi ele geçirir unutmayın.

Sabırdır her işinbaşı. Yavaş yavaş dışarı atılan öfkeler, hırslar yerini birgün gelir güzelliklere bırakabilir.

Ego merkezi yenmekve sonuçta öfkeyi dizginlemek için yapmanız gerekeni iyidüşünerek yapabiliriz.

Zihinsel mutluluğaerdiğimizde tüm güzelliklere zemin hazırlayacağız.

Evet, zordur bakışaçısını değiştirmek.

Zordur önyargıyıatmak.

Zordur tevazu ve açgözlülük arasındaki dengeyi iyi tutturmak.

Zordur ‘benmerkezciliği’ değiştirmek.

Ancak ‘imkansız’değildir.


Pozitiflik…

Normon Vincent Pealepozitif düşünme babası olarak bilinir.

Aynen ifadesiniaktarıyorum;

‘Sahip olduğunuzkoşulları değiştirmek için önce farklı düşünmeye başlayın,bu pozitif düşüncenin özüdür. Bu bir teori değildir. Bu birbulaşıcı hatalık gibidir.

Tıpkı kişidenkişiye hızla yayılan öfke gibi stres gibidir. Ve öfkenin stresinde ortadan kaybolmasına yarayacak anti virüstür.’

Peki siz bedeninizikötü duyguların, stresin, öfkenin ele geçirmesini mi yoksapozitif duyguların ele geçirmesini mi istersiniz, tercih tabii kisizindir?

Pozitif düşüncegücüne inanan pek çok insan psikolojik saçmalık diyebilecekleripek çok safhadan geçmiştir.

Hemen hemen herkesbunu deneyimlemiştir. Bu pek çoğumuz için de böyledir.

Ancak burada önemliolan şey, ‘kendini bilmektir...’

Bilmelisiniz ki,pozitif düşünce bir inanç sistemidir ve buna inanmazsanızçalışmaz ve psikolojik saçmalık olarak sizi bulur ve algılanır.

Bu nedenle hırslarıattığımızda ilk iş istemeli ve başlatmalıyız. Sadece bu.

Mutlu kalın…



Fıkra;

Hoca bir gün hamamagider. Hamamcılar onunla hiç ilgilenmez, eski bir peştamal, yırtıkbir havlu verirler. Hoca sesini çıkarmaz. Hamamdan çıkarkenuzatılan aynaya yüklüce bir bahşiş bırakır.

Bir hafta sonra aynıhamama geldiğinde, bu kez büyük ikramlar görür, fakat çıkarkenaksine pek az bir bahşiş bırakır.

-"Efendi"der hamamcılar, "gösterdiğimiz o kadar ilgiye, saygıya karşıbu kadarcık mı bahşiş verilir?"

- "Bugünverdiğim, geçen haftanın bahşişiydi" der Hoca, "geçenhafta verdiğim de bugünkü hizmetinizin karşılığıydı. Böyleceödeştik !"



Günün sözü;

Dikenden gülbitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir haldeyücelten, kederi de sevinç haline sokabilir... Mevlana


Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@