''Bataklıktaki lotus çiçeğiyiz''

Kadifekale Emir Sultan Mahallesi'nde muhtarlık yapan Hüseyin Heptepe, hedefleri ve idealleri doğrultusunda hareket ettiğine vurgu yaparak, tüm Türkiye'ye örnek olmak istediklerini dile getirdi.

Röportaj 15.09.2021 - 15:40 22.09.2021 - 11:44

Güven GÜNEŞ/YENİGÜN - Muhtar Heptepe, peyzaj atıkları denilen bitki parçalarını geri dönüştürüp ekonomiye kazandırdığını ifade ederek, oluşturduğu kooperatif ile dezavantajlı vatandaşlara istihdam olanağı sağladığını, bundan sonra ki amacının ise bu uygulamayı Türkiye geneline yaymak olduğuna dikkat çekti.

MUHTAR (5)-1

TABANDAN GELEN BİR MUHTARIM

Konak Emir Sultan Mahallesi Muhtarı Hüseyin Heptepe, “Dezavantajlı grupların çoğunluğu oluşturduğu bir mahallede muhtarlık görevini yürütüyorum. Bende bu dezavantajlı toplumun içinden geldiğim için muhtarlığa başladığım ilk günden bugüne kadar kısıtlı imkanlar ile mahallemizde birçok şeyi başardığımızı düşünüyorum. Amacımız burada yaşayan insanların refah seviyesini üst noktalara getirip daha insanca bir yaşam sunabilmek. Bende bu toplumun içinde büyüdüğüm için haliyle mahalle halkının ne gibi beklentileri sorunları nedir gibi sorularını gayet iyi biliyorum. Yaptığımız ve yapmayı düşündüğümüz projelerde buna göre şekilleniyor. Bu nedenle de hedefleri ve idealleri olan bir muhtarım” dedi.

MUHTAR (6)-1

BAŞKAN SOYER BİZİ YALNIZ BIRAKMAYACAKTIR”

Mücadeleden hiç yılmadıklarını belirten Hüseyin Heptepe, “Her seferinde daha örgütlü ve güçlü bir şekilde tekrar yapılandık. İzmir seyyar satıcılar esnaf meclisini kurduk. 8 kooperatif ve 11 dernekten oluşan mevcut 42 bin üyesi olan bir meclis olgunlaştırdık. İzmir genelinde şu anda 600’e yakın çiçek satıcısı ve 200’e yakında mısır satıcımız var. Bu satıcıların büyük bir çoğunluğunu da oluşturan dezavantajlı dediğimiz Roman vatandaşları oluşturuyor. Biz bunu sürdürülebilir ve belli temelleri oturtup düzenli ve kalıcı olmasını istiyoruz. Bu insanlar toplumsal ve ekonomik anlamda birçok zorluk içinde yaşıyorlar. Ailelerini geçindirmek ve hayatlarına devam etmek adına kayıt altına alınıp işlerini öyle sürdürmelerini gerektiği konusunda bir düşüncemiz var. İnanıyoruz ki bu yapılanma da bizi İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’de yalnız bırakmayacaktır” dedi.

BİTKİ GERİ DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLAMAK LAZIM

Heptepe, “Şu an Türkiye’de çok büyük bir eksiklik olduğunu düşündüğümüz bir alan var. Özellikle yeşil alan dediğimiz şehir içinde ki park ve bahçelerden tutunda ormanlara kadar birçok alanı kaplayan bu atıkların dönüşümünü, kıymetini hala kavrayabilmiş değiliz. Belediye görevlileri belli aralıklar ile şehirde ki yeşil alan değimiz yerlerde çalışma yapar. Sonrasında ise bir palmiye ağacının yaprağından tutundan çalıdan, yosuna kadar çıkan her şey toplanıp imha ediliyor. Biz de diyoruz ki bunlar milli servettir ve yakılıp imha edilmesin. Bizler kurduğumuz İzmir Doğa İncisi Kooperatifi (İZDİKOOP) ile bu peyzaj çalışmalarından çıkan bütün atık olarak tabir edilen bitkileri alıp tekrar ekonomiye kazandırıp artı değer yaratıyoruz. Çevreye ve insana zararı olmayan bazı özel kimyasallar ile o bitkiyi mumyalayıp 10 yıla kadar aynı şekilde kalmasını sağlıyoruz. Bu süreçte mumyaladığımız bitki su, toprak, hava, güneş ışığı gibi hiç bir bakım istemeden formunu koruyabilmektedir. Bu mumyalama işlemin özünü de zaten başka bir bitki ile sağladığımız için aslında baktığınızda burada yaptığımız şey tamamen gözden çıkarılmış ve imha edilecek bitki atıklarını alıp işlemden geçirip katma değeri yüksek bir biçimde ekonomiye kazandırmak. Bu sayede de burada ki insanlarımıza bir istihdam alanı yaratıp aileler için iş kolu oluşturmuş oluyoruz” diye konuştu.

MUHTAR (2)-3

MUAZZAM BİR ÇEŞİTLİLİK

Muhtar Heptepe, “Yeni kurulan bir kooperatif olduğumuz için üst kurumlara kendimizi ifade edemedik sanırım ki bu alan ile ilgili çokta dikkate almadılar. Şu anda biz bu bitkileri alıp çeşitli tasarımlar uygulayıp farklı renk ve modeller ile mumyalayıp piyasanın beğenisine sunuyoruz. Elimizde bir fırsat var ve bu konuda da geç kalınmaması gerekiliyor. Özellikle Avrupa bu konuda önemli pazar kollarının başında olan yerlerin başında geliyor. Ev ve işyeri dekorları, çelenk, çiçek, kent içi dekoru, düğün organizasyonları ve özellikle Avrupa piyasası için yılbaşlarında çam ağacı ve kapı süslerine kadar hemen hemen insanın olduğu her yerde bitki de vardı. İnanılmaz geniş ve değerli bir alan olduğunu düşünüyoruz. Böylesine geniş bir iş kolu varken gerisi artık sizin hayalinize ve tasarımlarınıza kalıyor” dedi.

MUHTAR (4)-2

İZMİR’İN SİMGELERİ ÖLÜYOR

Heptepe sözlerine şu şekilde sürdürdü: “İzmir’in simgelerinden palmiye ağaçları maalesef yanlış veya eksik bakımdan dolayı ölüyorlar. Biz gerekli resmi kurumlar ile bir ücret beklemeden çalışmaya hazırız yeter ki bu simgelerimiz korunsun ve gelecek nesillere aktarılsın. 13 yaşındaki feniks ağacının o güne kadar ki maliyeti belediyeye 20 bin TL’dir. Bizler 10 gün içinde 20 tane feniks ağacının kesildiğine şahit olduk. Şehrin farklı yerlerinde de 20 ila 50 yıl arasında değişen birçok farklı türden ağacında aynı akıbeti paylaştığını gördük. Bu durum maddi ve manevi anlamda çok üzücü. Bizlere yalnızca ekipman sağlansa bile yeterlidir. Bu atıkların geri dönüşümü sağlayıp aynı zamanda ağaçların sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam etmesinin yanı sıra kent peyzajı içinde çok önemli şeylere imza atılmış olur. Burada kaybeden olmaz aksine kazanan İzmir ve İzmir halkı olacaktır. Biz üretmeye artı değer yaratma amacıyla bu yola çıktık.”

MUHTAR (1)-2

GERİ DÖNÜŞÜMDEN ORMAN ALANI

Heptepe, İzmir’de bir ilki gerçekleştirmek istediklerine vurgu yaparak, “Bizim geri dönüştürdüğümüz ürünlerden bir anıt orman yapmak istiyoruz. Tamamen doğal ve organik bitki atıklarından oluşturulacak bu orman hem Türkiye’de hem de dünyada ilk olma özelliği taşıyacaktır. Böylelikle aslında atıkların düşünüldüğü gibi kurtulmak gereken bir şey olmadığını göstermek istiyoruz. Bunun Türkiye’ye örnek olup ülkenin her yerine yayma amacımız var. Ülkemiz bitki çeşitliliği açısından inanılmaz zenginlik barındıran bir yer konumunda. Her bölgede yerel halkın kendine özgü geliştireceği oranın bitki örtüsüyle uyumlu çalışmaları ülke ekonomisi ve vatandaşların istihdamı için muazzam boyutlar ve rakamlara ulaşıyor. Yalnızca İzmir için başlangıç aşamasında ki bir çalışma bile şu anda minimum 500 ailenin geçimi sağlayabilir. Yeter ki bize destek olunsun” ifadelerini kullandı.

Yorumlar