Hakkı Ülkü'nün 12 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Bir önceki yazımızda, 1989-2002 döneminde yapmış olduğumuz hizmetleri sıralamaya çalışmıştım. Arada kesin unuttuklarım da vardır ama not tutabildiklerimden bazılarını sunmaya çalışacağım. İkinci dönemim olan 1994-1999 yılları arasında, şu anda Ege Üniversitesi’nin kullanımına sunulmuş olan Meslek Yüksekokulu, oradaki geniş hayallerimizi yıktı. Halen, gelişmeye müsait olmayan bir ortamda eğitim yapılmaktadır.

Buna rağmen bir süre o alan otogar olarak kullanıldı. Gayet güzeldi. Çanakkale tarafından gelen otobüsler zorunlu olarak garaja giriyorlar, yolcularını indiriyorlar ve yeni yolcular alıp İzmir’e doğru gidiyorlardı. Tersi güzergah için yine garaja girip İstanbul’a doğru giden yolcuları alıyordu. Bu yatırımımız böyleydi. Diğer yandan, şu anda da kullanılan Şehir Stadyumu, yine belediyemiz tarafından yapılıp hizmete açılmış ve profesyonel ligde kendi grubunda diğer takımların korkulu rüyası olmuştur. İçinde kondisyon çalışmaları yapılan ayrı bir tesisin son derece kıymetli alet edevatları, benden sonraki dönemde buhar olup gitmiştir. Söylentiye göre bu alet edevatlar bazı belediye çalışanları tarafından kaçırılmıştır. Tıpkı Belediye Dershanesi'nden bilgisayarların, masa ve sandalyelerin ve diğer kıymetli eşyaların kaçırıldığı gibi…

Yine aynı yörede protokol imzalayarak Petrol Ofisi'ne yaptırdığımız akaryakıt istasyonunu bu dönemde işlerliğe sokmuştuk. Şimdi kim çalıştırıyor onu, bilmiyorum. Bu arada kamulaştırması tamamlandıktan sonra, kentin zeytinlik diye tabir edilen alanında Açıkhava Tiyatrosu faaliyete geçmiştir.

Ben Parlamento'ya gittikten sonra, yine kamulaştırması biten 4 katlı dershane binamız tamamlanıp öğrenci gençliğin hizmetine sunulmuştur. Bu arada 52 dekarlık kent parkının yapımı da tamamlanmıştır. Parkı yapan Hakkı Ülkü’dür, ismini verdikleri kişiler de parkta hiçbir emeği olmayan insanlardır. Bu vesileyle bana yapılan bu haksızlığı Aliağa halkına duyurmayı görev sayıyorum. Yine bu dönemde kamulaştırmasını tamamladığımız 675 konutluk bir kooperatif vasıtasıyla, gecekondulaşmanın sonlandırılması amacıyla, çabucak bitirdiğimiz konut kooperatifi; ayrıca hemen bitişiğinde Değirmendere yöresinde 350 konut yine aynı kooperatif kurma yöntemiyle tamamlanarak sahiplerine teslim edilmiştir. Bu kısa dönemde var olan 470 adet gecekondu yıkılmış ve yerlerine (adı üzerinde) Örnek Kent yapılmıştır.

Yine bu dönemde Belediye Ekmek Fırını yapılmıştır.

Tüm Belediye araçlarının hem muhafazası hem de pratik olarak acil yapılması için toplu atölyeler faaliyete geçirilmiştir. Demokrasi meydanı da bu dönemde yapılmıştır ve şu anda kullanılmaktadır. Daha önce yaptığımız kreş ihtiyaca cevap vermediğinden büyütülmüştür. Bilebildiğim kadarıyla, şimdi o kreşten eser kalmamıştır. Fevzi Paşa Caddesi'nin dar olan bölümleri bina sahipleriyle görüşülerek ve parası da verilerek kamulaştırılmış ve bugünkü geniş cadde halkın hizmetine sunulmuştur.

O günün koşullarına göre erkek öğrenci yurdu yapılmış ve hizmete girmiştir. Günde üç saat yetebilecek derecede suyun kıt olduğu yere, 1995 yılından itibaren 24 saat su akıtılması için gerekli alt yapıları tamamladık. Bir yandan alt yapı çalışmaları bu şekilde yürütülürken diğer yandan da hem toplumsal anlamda insanları bilinçlendirme ve yapılan çalışmalara katmak amacıyla Çocuk Trafik Eğitim Alanı, kentlerin 21.yüzyıla hazırlanması için Yerel Gündem çalışmalarını başlatmak, Kent Parlamentosu kurup toplumcu belediyeciliği harekete geçirmek; yine vatandaşın ilgi alanlarını çoğaltmak için Türk Sanat Müziği Korosu, Belediye Tiyatrosu Eğitim için Vakıf ve buna bağlı olarak da vakıf okulu kurmak için yoğun bir çalışma temposu içerisine girmiştik. Bu arada Emek Şenlikleri’ni her yıl açıklanan tarihlerde düzenli bir şekilde yapmayı ihmal etmedik. Gelen konuklarımızın Aliağa’yı gezmeleri esnasında yeşile verdiğimiz önemi, semt parkları yaparak Yalı Mahallesi civarı başta olmak üzere çeşitli yerlere görseller koyarak hem kenti cazip hale getirmek hem de halkın parasını, toplanan vergilerin doğru yerlere harcandığını gözler önüne seriyorduk.

Amaç şeffaflık olunca Belediyecilik de zevkli oluyor ama köylülerin arazilerini satarak elde edilen paranın akıbetini sormadığında, onun ismine “Rantçı Belediyecilik” denilmesi yerinde bir ifade oluyor. Tıpkı şimdiki bazı belediyelerde olduğu gibi.