03.04.2020, 06:16

Beraat kandili mübarek gün ve geceler

Beraat Kandili, Hicri takvime göre Şaban ayının 15. gecesine rastlayan gecedir. Bu mübarek gece, Miladi takvime göre,7 Nisan Salı gününü, 8 Nisan Çarşamba gününe bağlayan gece olmaktadır.

Beraat Kandili, Hicri takvime göre Şaban ayının 15. gecesine rastlayan gecedir. Bu mübarek gece, Miladi takvime göre,7 Nisan Salı gününü, 8 Nisan Çarşamba gününe bağlayan gece olmaktadır. Demek ki önümüzdeki hafta salı akşamı bir Beraat Kandilini daha kutlama şerefine ulaşacağız. O mübarek sevinci, huzur ve mutluluğu milletimizle beraber o akşam tekrar yaşayacağız. Bizleri böylesine mübarek olan af ve mağfiretin sonsuz olduğu, isteyene istediğinin verileceği vadinin yapıldığı bu geceye ulaştıran Allah-ü Teâla’ya sonsuz şükürler olsun.  Hamd ve Senalarımız O’nadır. 

  Beraat Kandili, Allah-ü Teâla’ nın af ve mağfiretinin bol olduğu bir gecedir. Arapça olan Beraat kelimesi bağışlamak, affetmek anlamlarına gelmektedir. Bu kavram Türkçemize de giren ve halkın çok sık  kullandığı kelimelerden birisidir. Daha ziyade mahkemelerle, mahkemelerde görülen davalarla ilgili konularda kullanılır. Suçu vardır, mahkemeye düşmüştür. Sonuçta da ceza almadan kurtulmuştur. Halkımız böyle bir olay yaşayan kişi için beraat etmiş (Ceza almadan kurtulmuş) diyerek  beraat kelimesini çok sık kullandığını görürüz

  Bu geceye Beraat gecesi denilmesinin sebebi, Allah’ın Rahmet ve Merhameti ile Af ve mağfiretinin çok bol olduğu bir gece olmasındandır.Beraat gecesi,isteklerin kabul edileceği,günahlardan kurtularak beraat edilebilecek bir fırsat gecesi olarak görüldüğü için bu ismi almıştır. Daha kısa söylersek, bu beraat gecesi, duada bulunarak affını isteyen Müslümanların beraat ettirileceği  mübarek bir gece olduğuna inanıldığı için Beraat kandili ismi verilmiştir. Mübarek bir gecedir. Allah tarafından kullarının af ve mağfireti için yaratıldığına inanılan bir gecedir. Müslümanlara düşen, bu geceyi dua ve ibadetlerle en güzel şekilde değerlendirmektir.

 

BERAAT GECESİ

RAMAZAN AYININ

HABERCİSİDİR
 

  Beraat gecesi başka bir deyişle Beraat Kandili, bir yönü ile de, mübarek Ramazan ayına  15 gün gibi bir kısa sürenin kaldığının habercisidir. O bakımdan İslâm Uleması Beraat Kandiline Ramazan Ayının habercisi olarak da bakar. Beraat gecesinde, Müslümanların dertlerinden, kederlerinden kurtulmaları, ister Dünya ile ilgili olsun, isterse Ahiretle ilgili olsun, varsa Allah’tan istekleri, onların karşılanması için halk edilen bir gece olarak bakmak gerekir. Çünkü Sevgili Peygamberimizin Hadisi Şeriflerinden anlaşılan bu olmaktadır. O bakımdan Beraat gecesi Müslümanlar için çok önemli bir gecedir.Ve On bir ayın Sultanı Ramazan Ayına sayılı günler kaldığının habercisidir.

           

BERAAT GECESİ

KURAN’DA GEÇER Mİ?
 

  İslam Ulemasının ekserisinin görüşüne göre, dolaylı şekilde geçer. Duhan Suresi 2,3,4,5 ve 6. Ayetlerinde, geçen, “Açık olan (Kitaba(Kuran’a) andolsun ki biz onu (Kuran’ı) mübarek bir gecede indirdik” ifadesinden, Kur'an-ı Kerim'in  Beraat gecesinde, Levh-i Mahfuzdan (Allah Katından) varlıklar aleminin sonu olan Sidret-ül Münteha’ya bir bütün halinde yani tümüyle indirildiği inancı vardır.Sidretül Müntehaya  toplu halde ve tümüyle indirildiği inancı bulunan. Kur'an-ı Kerim, duruma ve ihtiyaca göre de Sidretül Münteha’dan Peygamberimize vahiy yolu ile Ayet Ayet yada Sure Sure indirilerek, inişini 23 yılda tamamlamıştır. Peygamberimize ilk indirilmeye başlaması, Kuran’dan öğrendiğimize göre, bir Ramazan Ayının kadir gecesinde olmuştur.Peygamberimizin Peygamberlikle şereflendirildiği, İslamiyet’in doğduğu bir gece olan Kadir Gecesi'nde de Alak Suresi'ndeki ilk beş ayet nazil olmuştur. 

  Demek ki bu görüşe göre Kuran, 610 miladi yılının  bir Ramazan Ayında  Peygamberimize dolayısı ile insanlığa indirilmeye başlamıştır. Ve Kuran, inişini de  23 yılda tamamlamıştır.

  Beraat gecesinin önemli ve çok mübarek bir gece olmasının önemli bir sebebi de Kuran’ın Beraat gecesinde bütün halinde ve sidretül müntehaya indirilmiş olmasından ileri gelmektedir.

  Yukarıdaki izahlardan anlaşılacağı gibi, Beraat Kandili Kuran’da açıkça geçen bir kandil değildir.   Ancak bazı müfessirlerce Duhan Suresi’nin 3,4,5 ve 6. ayetlerine dayanarak, yorum yolu ile Kuran’da dolaylı olarak geçtiği inancı bulunmaktadır. Yukarıda da zikrettiğimiz gibi, Beraat gecesinin çok mübarek bir gece olmasının önemli bir sebebi bu olmaktadır.

  Beraat gecesi belki Kuran’da ismen geçmemektedir ama, Peygamberimizin Hadisleri ve tavsiyeleri dolayısı ile İslâm Âleminde benimsenen ve yaygın halde kutlamalara neden olan bir kandildir. Müslümanların bu geceyi kutlayarak, dua ederek geçirdikleri de bir gerçektir.

           

BERAAT KANDİL GECESİNDE

YAPILACAK İBADETLER:

           
 
İsmi bile bağışlamak anlamına gelen bu kandil gecesine ulaşan Müslümanların bir kısmı Peygamberimizin tavsiyesine uyarak bir gün evvelden Beraat kandilini oruç tutarak karşılarlar. Gücü yeten ve o sevaba ulaşmak isteyen kardeşlerimiz, Peygamberimizden nakledilen bir günlük orucu tutarlarsa elbette ki C. Allah katında bu ibadetlerinin ecrine ve sevabına kavuşacaklardır. Kandil gecesini de ibadetle, dua ile geçirmesi halinde C. Allah’ın o kulunun hayırlı olan isteğinin karşılanacağını bildirilmektedir. İbni Mace’den nakledilen bir Hadis-i Şerifte Peygamberimizin, “Güneş batınca C. Allah’ın Dünya semalarına rahmeti ile tecelli edeceğini ve Beraat Gecesini ve Gündüzünü ibadet ile geçirene Allah-ü Teâla, “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Dertli yok mu, derdine çare vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim. Kullarıma bu hak, Kandil sabahına kadar sürecek. Yeter ki kullarım istesin” buyurduğu bildirilmektedir.

  Peygamberimizin, allah katından gelen böyle bir af duygusunu Ümmetine iletmesi, tabi ki Beraat kandilinin önemini artırmaktadır. Müslümanlara düşen Kandil gecesinin feyzinden istifade etmek olmalıdır.

  Diğer kandil gecelerinde olduğu gibi Beraat Kandilinde de öncelikle yapılması tavsiye edilen, camilere gidilmesi ve camilerin doldurulmasıdır. İslâm uleması, Özellikle Yatsı namazının Camilerde ve cemaat ile kılınmasını önermektedir. Tabi bu tavsiye, Müslümanların kandil gecelerini bir şenlik havasında geçirmelerini sağlamak içindir. Bunu sağlamak isteyen Diyanet işleri ve Müftülükler, camilerde programlar tertip ederek Müslümanların, Beraat kandil gecelerini daha neşeli ve bir şenlik havasında  geçirmelerini sağlamak isterler. Ayrıca yine Müslümanların, okunacak mevlit ve ilahilerden, verilecek vaaz ve nasihatlerden, yapılacak dualardan da manevi nasiplerini alması  istenilir. Devletin ilgili kuruluşlarında  Televizyonlarda  mevlütler, Kuranlar okutturması vaaz ve nasihatlere yer verdirmesi bu sebepledir.

  Nitekim bütün İslâm âleminde bu düşünce, hâkim olan bir düşüncedir. Kandil gecelerinde camilerde Mevlitler, ilâhiler okunur. Kuran Tilaveti yapılır. Vaaz ve nasihatler, Dualar yapılır ve neticede de, Kandil gecelerinde cemaat toplu halde iken birbirini kutlama imkânı bulur. Bütün bunlar aynı zamanda,sosyal dayanışmayı kaynaşmayı sağlayacak, güzelliklerdendir.

  Yaklaşan Ramazan Ayının da bir habercisi olan bu mübarek Berat Gecesi'nin Sevgili okuyucularımıza, İzmirimize, Milletimize ve Devletimize hayırlar getiren bir Kandil olmasını, önümüzdeki Ramazan Ayına da dertsiz, kedersiz ulaşmamıza sebep olan bir kandil olmasını C. Hak’tan niyaz ediyoruz.

 

*/*/KUTUUUUUUUUUU**/*/*/

 

LEVH-İ MAHFUZ NEDİR?

SİDRETÜL MÜNTEHA NEDİR?
 

  Levh-i Mahfuz, evrende ve dünyadaki canlı cansız  bütün varlıkların kaderlerinin yazılı olduğu, Allah katındaki muhafaza levhasıdır. Bunun böyle olduğunu Kuran’dan anlıyoruz. Neml Suresi 75. Ayetinde C. Allah, “Göklerde ve yerde var olan her şeyin (Kaderi) apaçık olan bu kitapta (Levh-i Mahfuzda) yazılıdır” buyuran C.Allah, Rad Suresi 39. ayetinde de, “Bütün kitapların anası olan Ana kitap(Levh-i Mahfaz) Allah katındadır.” buyurarak Levh-i Mahfuzun Allah katında bulunduğunu bildirmektedir. Yine Kamer Suresi 49.Ayetinde de, “Biz her şeyi (Levh-i Mahfuzda kayıtlı olan) ölçüye göre halk ettik.” ifadesi ile deher şeyin bir ölçü dahilinde yaratıldığını ve bu ölçünün de Levh-i Mahfuzdaki kayıtta geçtiğini haber vermektedir. Levh-i Mahfuzun çok kısa olarak tanımı böyledir.

  Sidretül Nünteha ise, Peygamberimizin verdiği bilgilere göre,varlıklar aleminin sonu olarak kabul edilen ve bir kiraz ağacı ile onun sedir sınırları içinde kalan varlıklar aleminin son sınırıdır. Başka bir ifade ile, yedi kat olan gökyüzünün altıncı katıdır. Melekler  aleminin, Cebrail(as)’in ve Gökyüzüne çekilen  Hz. İsa ile Hz. İdris’in de bulunduğu,Cennet ve Cehennemin de uçlarının görüldüğü Allah’a ait olan yedinci kata komşu olan son sınır katıdır

Yorumlar