17.03.2021, 05:34

Beşeri sosyal sermaye girişimci birey ve eğitim sistemi ilişkisi

Son yıllarda girişimcilik ekonomik kalkınma, istihdam oluşturma ve sosyal gelişmenin temel faktörü olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bilgi çağı olarak adlandırılan bu çağda insanoğlunun ekonomik olarak değer yaratması fiziki güçten daha çok beyin gücü ile olmaktadır. Bu yeni dönemde bilim ve teknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmeler, toplumların yapısını da hızla değiştirirken, bunun bir parçası olarak girişimciliğe bakış açısını değiştirmekte ve girişimciliğin önemini arttırmaktadır. Bilgi toplumundaki gelişmelerden etkilenen günümüz girişimciliği bilgi temelli girişimcilik olarak nitelendirilebilir.

Emek faktörünün iktisadiliği ancak ülkede verimliliği yüksek emek faktörü ve yeniliğe ve bilgiye açık, esnek, dinamik, disiplinli, dürüst ve geleceğe güvenle bakan gelecek nesillerin

yetiştirilmesi ülke eğitim stratejisinin amacı olmalıdır. Gelişmiş ülkeler; sahip oldukları gelişmişlik

düzeylerini yeni bilgi ve gelişen teknolojiye ayak uydurma,eğitim kurumlarının, bilgiye dayalı teknolojinin çocuklara öğretilerek onları devrin ihtiyaçlarına göre hazırlamaktadırlar. Gelecek nesillerin bilgi, becerilerinin artırılması ve sorumluluk duygularının farkında insanlar olarak yetiştirilmesi eğitim stratejilerinin amacı olmuştur.

Ekonomik kalkınmanın sürekliliği için, beşeri sermaye olarak bireyin performansının maksimize edilmesini sağlayacak bilgi ile donatılması, yani eğitilmesi gereklidir. Dolayısıyla, eğitim beşeri sermayenin oluşumunda birinci derecede rol oynayan önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.

İnsan kaynakları yönetiminde emek faktörünün yapısı sorgulanırkentakım çalışmasına yatkın, bilgiden bilgiyi türetebilen ve bunları teknolojiye dönüştürebilen, vicdan duruluğuna sahipiç girişimci olabilecek bireylerin istihdam edildiği bilinmektedir.

Ülkede bu amaca yönelik insan yetiştirebilmek için eğitim müfredatlarının gelişen ve sürekli değişebilme esnekliğine sahip ihtiyaçlar ile birlikte şekil alabilen yapıda oluşturulması gerekmektedir. Gelişmiş toplumlarda yükseköğrenim görmüş gençlere eğitilmiş ve üretime hazır hale gelmiş

kişiler olarak bakılmakta ve eğitilmiş gençlerin, girişimcilik açısından çeşitli avantajlara sahip olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle ülkemizde, özellikle üniversiteye adımını atan her öğrenciye kamu sektöründe iş arayan yeni bir aday olarak değil kendi işini kurabilen girişimci adayı gözü ile bakmak gerekir. Bu bağlamda günümüz gençliğinin “iş arayan değil kendi işini kuran veya kurma yollarını arayan” niteliklerde yetiştirilmesi gerekir. Bu sürece üniversitelerde verilen eğitimlerin, bilimsel çalışmaların ve sağlanan teşviklerin önemli katkıları vardır.

Beşeri ve sosyal sermayeyi geliştirecek eğitim stratejisinin yatırım hedefleri ve eğitime ayrılan kaynaklar arasındaki ilişki diğer sektörlerdeki yatırımlardan farklı değerlendirilmelidir.

Eğitim hizmetlerinde kullanılan kaynakların ekonomiye geri dönmesi uzun yıllar almaktadır. Eğitim yatırımları uzun yıllar sonra karşılığı alınan yüksek maliyetli ancak sürdürülebilir geri dönüşü kesintisiz bir yatırım “kalkınma carisi” olarak değerlendirilmektedir.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@