21.05.2021, 04:52

Beyaz çorapların sırrı

Birkaç yıl önceydi. Melisa okuldan bir çift beyaz çorapla eve gelmişti.

“Kızım bu çoraplar nereden çıktı?” diye sordum. Sınıfından biriyle karışmış olamazdı. Bir çift beyaz çorap etiketi hala üzerindeydi.

“Anne bugün okulda herkese dağıttılar, 23 Nisan içinmiş…”

Gösteride giyecekleri kostüm tarzı bir şey değildi ki! Bir çift beyaz çoraptı dağıttıkları…

Okulu aradım, bu yaşlarda çocukları takip etmek iyidir. Öğretmeni, “Bir hayırseverin 23 Nisan Çocuk Bayramı için ilkokul çocuklarına özel olarak dağıttığını” söyledi. Öğretmenin acelesi vardı, hemen telefonu kapatmak zorunda kaldım.

Yıllar geçti…

Kızım büyüdü, onunla birlikte ben de büyüdüm…

Şiir ve yazı dünyasından bir sürü kıymetli insanla tanıştım. En kıymetlilerinden biri de Okan Hocam olmuştu. (Okan Yüksel)

Yazılarıma güç veren destek veren, Ege’de Yaşam Gazetesi’nde yazar olma şerefini veren ustam Okan Hocamın nereden bilebilirdim biz daha tanışmadan kızıma ulaştığını…

Okan Yüksel, gazete için toplandığımızda, sohbet eder, şakalaşır geleceğe olan umudumuzu perçinler. O sohbetler öyle kıymetlidir ki! Satır aralarından bilgi akar, deneyim akar, Nazım Hikmet akar, vatan sevgisi akar… Bu yüzden Ustamla buluşunca gözümü kulağımı açar O’nu pür dikkat dinlerim.

O sohbetlerin birinde milli bayramlar konuşuluyordu. Sonra Okan hocam duygulandı ve anlatmaya başladı…

“Ben İzmir Karşıyaka ‘da büyüdüm çocuklar. Karşıyaka’da her milli bayram gibi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’da büyük şölenlerle kutlanırdı. Hele biz… Daha bayram gelmeden heyecan başlardı hepimizde. Sokaklarda evlerde bayraklar asılır, okullar süslenir, izci yürüyüşleri, bandolar, halk oyunları geçit törenleri hazırlanırdı okullarda. Yetişme çağında diğer çocuklardan boylu poslu dikkat çeken çalışkan bir çocuktum. Geçen bayramda bayrak taşıma görevini bana vermişlerdi. Sene başında ailem Karşıyaka’nın başka bir mahallesine taşınınca okul değiştirmiştim. O okulda da 23 Nisan da Bayrak taşımam için beni görevlendirdiler… “dedi övünerek. Anlatırken bile o anları yaşıyor, gözlerinden o yaştaki çocuğun, Atatürk ve bayrak hayranlığı ile bayram coşkusu fışkırıyordu… Devam etti;

 

“Yeni okulumda verilen görevin heyecanıyla dolup taşıyordum. Koca Türk Milleti’nin bayrağını taşımak benim için büyük bir onurdu. Öğretmenim bana dedi ki: “Yarın bayrağı en önde sen taşıyacağın için kılık kıyafetine özen göstermelisin Okan. Güzel temiz ve şık giyin”

Tabii ailemin o zaman durumu yok. Yeni kıyafetler almaya. Neyse etraftan, konu komşudan ceket, şık bir kısa pantolon takım, ayakkabı bulup buluşturdu annemler. Ertesi gün 23 Nisan Bayramının hayaliyle o gece uyuyamadım. Heyecandan kalbim atıyordu.”

 

Öyle bir anlatıyordu ki ustam hepimiz o günlere gittik sanki. Sesindeki mutluluk, bu günlere seslenir gibiydi bayrak taşıyacak çocuğun…

 

“Sabah erkenden kalktım. Kahvaltımı heyecandan yapamadım. Kıyafetlerimi giydim. Saçımı özenle taradım. Büyük görev için saatler öncesinden hazırdım. Türk Milleti’nin Egemenlik simgesi bayrağımızı taşıyacaktım, sevincimden yerimde duramıyordum… Okula gittiğimde şenlik havası her yere dağılmıştı. Öğretmenlerimiz prova için bizi topladılar, tabii en önde ben bayrak direğini elime almış içim içime sığmıyor yürümek için hazırlanıyordum ki, Müdür yardımcısı yanıma geldi ve beni göstererek öğretmene seslendi:

“Bu çocuğun çorapları niye beyaz değil. Beyaz olmalı! “

Diyerek elimden bayrak direğini aldı ve beyaz çoraplı bir çocuğun eline bayrağı taşıması için verdi.”

Ustamın gözlerinden yaşlar süzülüyordu. O günün acısını hala çocuk kalbinde taşıyordu…

Hikayenin sonunda ustam törene katılmaz, kendini günlerce odaya kapatır…

Sonra odadan öyle bir çıkmış ki;

O kalbi kırık, Atatürk çocuğu, yılmamış; yokluk dememiş, haksızlık dememiş. Okumuş, çalışmış, 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA layık Türk delikanlısı olmuş. Sporcu olmuş, gazeteci olmuş, şair olmuş, yazar olmuş, kendi gibi gazeteciler yetiştirmiş… (İzmir Güreş İhtisas ve Demirspor Kulübü)

Ülkü Spor Asbaşkanlığı ile ulusal ve uluslararası altı basın kuruluşunda yöneticilik yapmış. Edebiyat, ekonomi ve spor alanlarında 68 ödül almış. 30 adet kitap yazmış.

Şu an; İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası, Ege Kültür Platformu,

Federation İnternational Journalist, TSYD üyesidir. Ve çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı ve danışmanlık yapmaktadır.

 

Okan Yüksel’in tüm başarıları, o kalbi kırık çocuğu unutturmamış. Her 23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI’ nda (adını vermeden) İlkokul çocuklarına beyaz çorap dağıtırmış. Taşıyacakları bayraklar ellerinden alınmasın diye…

 

 

MARTI

Bir martı uçuyordu

Bir kanadı var

Bir kanadı yoktu

Bir martı uçuyordu.

Birden iki kanadı oldu

Bir martı uçuyordu

Bir kanadı Girne

Bir kanadı Karşıyaka

Martı

Barış olmuş uçuyordu…/ Okan Yüksel

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@