Yapılan operasyonla hastanın karaciğeri ve iki böbreği İzmir’deki 3 kişiye umut oldu.

Denizli’de şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı rahatsızlığı olan 39 yaşındaki Kevser Arslan’ın, yapılan tetkikler sonrası beyin kanaması geçirdiği tespit edildi. Yapılan başarılı ameliyat sonrası cerrahi süreci tamamlanan Kevser Arslan’ın, takibe alındıktan sonra beynin bir tarafından beslenme problemi olduğu görüldü. Destekleyici tedavisi devam eden Arslan’ın durumu kötüye giderken tamamen solunum cihazına bağlı kalmaya başladı. Takip edilen süreçte hastanın yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleşti. Hastane ve aile arasında yapılan görüşmenin ardından hastanın aile yakınları organlarının bağışlanmasını istedi. İzmir’den Organ Bağışı için gelen özel ekip ile Tekden hastanesi doktorlarının operasyonu sonucu hastanın, karaciğeri ve iki böbreği alınarak, İzmir’de bağış bekleyen 3 kişiye umut oldu.

3 kişiye umut oldu

“Takip eden süreçte ise yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleşti”
Hastanın süreci hakkında bilgi veren Beyin ve Sinir Cerrahisi doktorlarından Prof. Dr. Bayram Çırak, “Hastamız organ nakli donör adayı olarak işlemleri yapılmakta olan bir hasta. Bize ilk olarak şiddetli baş ağrısı sonrası bilinç bulanıklığı diye başvurdu. Yapılan tetkikler neticesinde beyin dokusu ile beyin zarları arasında bir kanama olduğu tespit edildi. Bu tür kanamaların birçok sebebi bulunmakla birlikte en büyük sebebi yüksek tansiyon ya da beyin damarlarında bir bozukluk. Biz buna halk arasında baloncuk diyoruz. Bazen de damarın kendiliğinden yırtılması gibi durumlar söz konusu olabilir. Bunlar en sık karşılaştığımız problemlerdir. Uygun şartlar oluşturulup operasyon öncesi teknik şartlar tamamladıktan sonra anterior kominikan dediğimiz iki şah damarının beyine girdikten sonra buluşup beynin ortasında köprü yaptıkları bir bağlayıcı damarda baloncuk olduğunu gördük. Ameliyat hazırlıklarını tamamladık ve ameliyatını yaptık. Başarılı bir şekilde baloncuğun boğazına metal klip yerleştirip, tekrar kanamasını önlemek amaçlı cerrahiyi tamamladık. Hasta cerrahiden çıktıktan sonra gayet rahat, ameliyata girdiği gibi biraz uykulu ama şuuru açık kolları ve bacaklarını oynatır vaziyette yoğun bakım ünitesine alındı. Takibe alındıktan sonra 24 saat civarında hastanın genel durumu çok rahat seyretti. Fakat daha sonrasında bizim en çok korktuğumuz vazospazm süreci başladı. Damarlardaki büzülmeye bağlı olarak beynin bir tarafında beslenme bozukluğu ortaya çıktı. Bununla ilgili tıbbi tedavilerle mücadeleye devam edildi. Maalesef bütün dünyada bu vazospazm süreci ile ilgili kesin tedavi olabilen bir ilaç yok. Hastanın destekleyici tedavisi devam ederken hastamız giderek kötüleşti. Spazm süreci giderek ağırlaştı. Hasta şuurunu kaybederek tamamıyla solunum cihazına bağlı hale geldi. Takip eden süreçte ise yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleşti” dedi.

“Organ bağışı konusunda halkımızın daha duyarlı olmasını istiyoruz”
Organ bağışının artırılması gerektiğini ve halkın daha duyarlı olmasını isteyen Tekden Hastanesi Başhekimi ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet Tekin, “Tabii üzücü bir durum ama netice itibariyle inşallah şifa olacak bir durum. Organ nakli Türkiye'de çok önemli çünkü organlarımızın yedeği yok. Ancak bu şekilde organ bağışıyla başka hastalara uygun organlar bulunabiliyor. Hastamızın hem karaciğeri hem de iki böbreği 3 kişiye şifa olacak. O hastalar da İzmir'de bekliyorlar. Hastamızın yakınları da çok büyük duyarlılık ve fedakarlık gösterdi. Bu konuda hastamızın yakınlarına çok teşekkür ediyoruz. Tabii ki geri dönüşümü olmayan bir olaydı. Vücudun bütün fonksiyonlarını bozuyor. Organ nakli ile de en azından 3 kişiye belki daha fazla kişilere bir umut verilebiliyor. Bu konuda halkımızın daha duyarlı olması bunun daha da yaygın olması esas dileğimiz” şeklinde konuştu.

"Bir can giderken üç, dört can hayata bağlanmaktadır"
Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Nevin Özcan, “Beyin ölümü; beyin fonksiyonlarının geri dönüşsüz olarak kaybedilmesi durumudur. Diğer organlardan önce beyin fonksiyonlarının kaybedildiği vakalar sınırlı sayıda olduğu için beyin ölümü tespiti çok önemlidir. Beyin ölümü tespiti, Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kriterler dahilinde her hastanenin kendi oluşturduğu bir komisyon tarafından yapılmaktadır. Tespit edilen beyin ölümü vakaları bölge koordinatörlüklerine bildirilmektedir. Denizli ili olarak İzmir bölgesine bağlı çalışmaktayız. Beyin ölümü tespit edildikten sonra vakanın ailesi bilgilendirilmekte ve sonrasında da organ bağışı ile ilgili kararları sorulup onayları alınmaktadır. Onay verildikten sonra İzmir bölgede farklı bir çalışma başlamakta, organ bekleyen hastalar heyecan ve umutla hastaneye ulaşmaktadır. Bir can giderken üç, dört can hayata bağlanmaktadır. Ölürken başka kişilerin hayata tutunmasını sağlamak kadar yüce bir değer olamaz. Toplumun organ bağışı konusunda daha bilinçli ve duyarlı olmasını temenni ediyorum. Bu vakada metanetle bağış yapan aileye saygılarımı sunuyorum” dedi.

“Beyin ölümü gerçekleşen ve organları kullanılabilir olan diğer hasta ve hasta yakınlarına da örnek olmasını umuyoruz”
Hastalara şifa olacağını belirten Anestezi Uzmanı Cihan Karakaş, “Hastamızın ameliyat sonrası yoğun bakım sürecinde beyin ölümü gerçekleşti. Aileye beyin ölümünün gerçekleştiği bildirildi. Aile organ nakli için onay verdi ve süreç başladı. Yapılan organ nakli, şifa bekleyen hastalara umut olacak” dedi.
Ege Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Organ Nakli Bölümü’nden Op. Dr. Tufan Gümüş, “Hastamızın karaciğeri ve böbreklerini alıp başka hastaya vermek üzere geldik. Ülkemizde canlıdan karaciğer nakli, böbrek nakli dünya genelinde değerlendirdiğimiz zaman yeterli sayıda. Ama maalesef kadavra bağışında yapılan organ sayısı ülkemizde oldukça düşük. Bu nedenle toplumumuzu bu konuda duyarlılığa davet ediyoruz. Hasta yakınlarına bu duyarlı davranışından dolayı teşekkür ediyoruz. Beyin ölümü gerçekleşen ve organları kullanılabilir olan diğer hasta ve hasta yakınlarına da örnek olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.