08.10.2021, 14:35

Bilim kurgu ve distopya

Merhaba sevgili kitap dostları,
 

Bu hafta okunmasının şart oluğunu düşündüğüm; tiyatro, sinema gibi farklı sanat dallarında da yer bulmuş, iki dünya klasiği var değerlendirmemde.
İlk değerlendirme kitabım Doktor Ox’un Deneyi-Jules Verne ile bilimin amacını gözden geçireceğiz ve Bilim; bilim için mi olmalı, toplum için mi olmalı?” sorusuna cevap arayacağız. İkinci değerlendirme kitabım olan George Orwell’dan Hayvan Çiftliği ile çarpıcı bir politik eleştirinin en masalsı hayalini okuyarak, popüler bir rejimin vahim sonuçlar doğurabileceğine tanık olacağız.

DOKTOR OX’UN DENEYİ - JULES VERNE-

kitap (1)

Merhaba Sevgili kitap dostları;
 

Bu hafta bilim kurgunun babası olarak tanınan, eserlerinde ki ayrıntılı olarak yer verdiği buluş ve makinelerle Avrupa teknolojisine yön verdiği düşünülen, UNESCO’nun çeviri kitap veritabanına göre eserleri dünyada en çok çevirilen ikinci yazar olan, gezgin Jules Verne’ nin kaleme aldığı “Doktor Ox’un Deneyi” kitabı var.

Özellikle Kovid-19 salgını ile uzun süre gündemimizi dolduran; virüsün doğal yollarla mı yoksa laboratuar ortamında oluştu? Aşı olmalı mıyız, olmamalı mıyız? Aşının yan etkileri var mı? Yok mu? gibi bir çok sorunun tartışıldığı ve bu soruların cevaplarının arandığı günümüzde okunması ve üzerine yorum yapılması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kitap, Quiquendone hayali kenti ve sakinlerinin hikayesini anlatmaktadır. Bu kentteki insanlar hiçbir şekilde aşırılığa kaçmadan sakin, mutlu, huzurlu bir şekilde, sıkıcılığa kaçan standart hayatlarında, kendi hallerinde yaşamaktadırlar. Öyle ki kalplerin bile aynı ritimde attığı bu kasabada sulh hukuk mahkemeleri ve kolluk kuvveleri hiç iş yapmadığı için, kaldırılması düşülmektedir. Bu kadar sakinlik ve tekdüzeliğin içinde, günlerden bir gün ünlü fizyolojist Doktor Ox, sözde kenti aydınlatma projesi ile kente yerleşir. Aslında Doktor Ox’un şehri aydınlatma gibi bir projesi yoktur. Doktor Ox’un niyeti kentte gizli projesini gerçekleştirmek ve nabız atış hızları dakikada 50’yi geçmeyen bu sakin halkı kobay olarak kullanmaktır. Kente döşediği borular ile tüm kenti ağı altına alan Doktor ox, döşediği borulardan salgıladığı gaz ile bu sakin kentin, tüm insanlarının özelliklerini tersine çevirmeyi planlar. Deney sonucu, kızgın, öfkeli, sakinliğini yitirmiş, savaş yanlısı, insanların birbiriyle anlaşamadığı bir ortam yaratmaya çalışır. Tam deneyinin başarıya ulaştığı, kent insanlarının çığırından çıktığı zaman , deneyde kullandığı gaz alev alır ve patlar. Doktor Ox’un kurduğu sistemin havaya uçmasıyla, oksijenle buluşan Quiquendone ahalisi tekrar eski sakinliklerine kavuşur.
 

Jules Verne kitabında bilimin vicdansız ellere geçtiğinde ne kadar tehlikeli olabileceğini açık bir şekilde anlatırken; bilimin amacının, yaşadığımız dünyada doğru bilgiyi yanlış bilgiden ayırıp bunun sistematik bir şekilde insan ve insanlık yararını gözeterek değerlendirmek olduğunu vurguluyor.

Her okuduğum kitabında ferasetine hayran kaldığım, kitabın yazıldığı 1872 yılından günümüze gönderme yaptığını düşündüğüm, dili sade, antlımı akıcı, novella tarzında yazılmış bu Jules Verne eseri, tüm kitapseverlere naçizane tavsiyemdir.

HAYVAN ÇİFTLİĞİ-GEORGE ORWELL

kitap (2)

Merhaba Sevgili kitap dostları;

Bu hafta bir diğer kitabım ise özellikle ülkemizde distopya tarzında yazılmış, 1984 kitabı ile tanınan George Orwell’ a ait Hayvan Çiftliği kitabı var.
 

Benim için türünün en iyi örneği olan bu kitap, aslında  SSCB'nin kuruluşundan itibaren meydana gelen önemli olayları kara mizah yoluyla okuyucuya aktaran, siyasi bir hiciv kitabı. Kendisini demokratik Sosyalist olarak tanımlayan George Orwell, kominizim sisteminin büyük bir tehdit olarak görür, bireysel yaşamın ikinci plana atıldığı rejimlerin insan eşitliğini sağlayamayacağını ve toplumsal ayrışmalar yaratması nedeniyle de her daim başarısızlığa mahkum olacağını savunur. Fabl tarzında, mecazi bir anlatımla yazdığı Hayvan Çiftliği kitabında da bu sisteminde ne kadar suiistimallere açık olduğunu ve başarısızlığa mahkum olduğunu gözler önüne sermeye çalışır.

Kitapta çiftçinin sömürüsünden yılmış ve yıpranmış hayvanlar, domuzlar önderliğinde bu duruma dur demeye karar verirler ve isyan çıkarırlar. Kısa süre de sarhoş çiftçiyi devre dışı bırakarak, hayvan haklarının olduğu yeni bir hükümet kurarlar. Kurdukları hükümette aralarındaki ilişki ve düzene yön verici kurallar koyarlar.” Hayvancılığın yedi emri” ismini verdikleri bu kuralların en temel ve değiştirilemez ilkesi: Bütün hayvanlar eşittir, kuralıdır.

Hayvanlar bu eşitlik ve düzen içinde okumaya yazma öğrenirler. Genç hayvanları eğitirler. Çiftlikte bol yemek ve hayvanlar için bol dinlenme saati mevcuttur. Her şey yolundadır ve hayvanlar çok mutludur. Hayvanların refah içinde yaşadığı bu dönemde, bağımsızlıkları için hayvanları örgütleyen önder domuzlar, lider konumuna yükselir. Bu değişimin refahlarını etkilemediğini düşünen hayvanlar önderlikten, liderliğe geçişi hoş karşılaralar. Fakat lider konuma gelen domuzlar için artık durum değişmiştir. Kendi aralarında bile güç savaşı içine giren domuzlar, birilerinin onları devirmeyi çalışacağını konusunda paranoyaklaşırlar. Kurdukları kardeşlik sistemini devireceklerini düşündükleri hayvanları temizlemeye başlarlar. Belirli bir süre sonra başta sadece güç savaşından galip domuz kalır ve tüm düzen galip domuzun refahı için işlemeye başlar. Hayvanlar daha çok çalışmaya başlar, yemekler azalır, dinlenme süreleri kısalır, eğitime zaman kalmaz. Sitemin temel ve değiştirilemez tek ilkesi: Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir, ilkesi olarak güncellenir. Tek çabaları karın tokluğuna, lider domuzun refahı için çalışmak olan hayvanlar, çiftçinin yönetimindeki eski çiftlik düzenine hasret kalırlar.
 

Sitemlerin amacı, içinde barındıkları toplumların refah ve huzurunu sağlamaktır. George Orwell’İn hayvan çiftliği kitabında olduğu gibi belirli bir süre sonra bu süreç tersine döner ve bireylerin amacı içinde bulundukları sistemi beslemek haline gelirse kaos ortamının kaçınılmaz olması kimseyi şaşırtmaz sanıyorum.

1946 yılında Retro Hugo ödülü alarak başarısını tescillemiş, mecazi anlatımı ve fabl tarzıyla beğeneceğinize garanti verebileceğim. Dili akıcı, hikayesi etkileyici bu kitap, kitap sever herkese naçizane tavsiyemdir.

Yorumlar