Gürol Kaplan'ın 14 Mayıs 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Geçen gün, küçük ölçekli çiftçilik ve hayvancılık yapan bir köylüm yanıma geldi "Abi biz Ayvacık Tren İstasyonu ile Kız Kayası arasındaki kalan yüzlerce dönüm araziye girmiyoruz. Demiryolu işletmesi, köprülerin altından geçişi engelledi. Demiryolu üzerinden de geçemiyoruz, geçersek hemen kepçe getirip bariyer inşa ediyorlar." dedi...
Yani, dünyanın en verimli topraklarına geçiş engeli! Peki, çözüm sunuluyor mu? Hayır!
Şimdi bu çiftçi ne yapsın? Üzümünü nasıl kaldırsın? Yonca ekimi yapmış, paketlenmesi lazım; oraya makinayı nasıl soksun?
Köylüler üretmezse, tarım arazileri üzerine inşaat ruhsatı verilirse, kapıda bekleyen gıda krizi ile mücadele nasıl gerçekleşecek?
Bu olay üzerine sayın CHP Milletvekillimiz  Mahir Polat'ı ve AK Parti vekilimiz olan Hamza Dağ'ı aradım. Milletvekilimiz Mahir Polat "Durumla ilgileneceğim, bana sorunu anlatan bir mesaj gönder." dedi. İşte buradan bildiriyorum sorun bu: Çiftçiler bağlarına giremiyor ve buna bir çözüm istiyor...
Sayın Ak Parti Milletvekili Hamza Dağ ise durum nedir diye sorma zahmetinde bile bulunmadı!
Köylüler diyor ki: Bu nasıl bir tarım arazisini koruma yasasıdır, anlamıyoruz. Manisa Orman Fidanlığı ve Gürle mevkindeki yüzlerce hektar tarım arazisine el koydu. Değerinin altında bir fiyatla bu arazileri kendinin etti. Tabii ki tarım amaçlı kullanım için değil. Emiralem'in güney bölgesine düşen araziler üzerine villalar yapılıyor. Bölgenin en güçlü üreticileri ve toprağı burada. Bütün bu talana izin veriliyor ama geçen gün İlçe Tarım'dan gelen bir memure, köylünün bahçe içine yaptığı ev için binlerce TL tutarında ceza kesiyor. Evin yapıkayıt belgesi var, harçları ödenmiş, elektirik ve su aboneliği tamam. İşte bunu anlamıyor köylü; çünkü mantıklı düşünüyor. Senin düz ovaya tünel yapmanı da anlamıyor, bunu altında bir hinlik olduğunu biliyor; çünkü güven bitti bu ülkede. En önemli olması gerekeni bitirdiler.
Daha güvenli ve huzurlu yarınlar dileğiyle, sevgiyle kalın...