02.08.2021, 04:04

Bir dur!

Ciğerimiz yanıyor, ciğerlerimiz yandı.

Yürek burkan görüntüler bizi dağıttı. Böyle acı mı olur? Olur.

Ağaçlarımızın, hayvanlarımızın, insanlarımızın acısını içimizin en derin köşesinde hissettik.

Manavgat yanıyorken, Mersin, Kayseri, Adana, Osmaniye, Kozan, Muğla, Marmaris, Bodrum, Didim, Kocaeli, Kütahya, Alanya, Köyceğiz, Fethiye, Aydın’dan gelen yangın haberleri bizi daha da yıktı.

Dört bir yandan yangın haberleri ile sarsıldık. Binlerce ağaç, yüzlerce can, güzel vatanımız alevler içerisinde yol oldu. Yangınların 79'u kontrol altına alınmış olsa da 6 ilde 13 orman yangını devam ediyordu ben bu yazıyı hazırladığım sırada. Sonrasında kim bilir kaç yerin daha ‘yanıyor’ haberini alacağız. Bilmiyorum. Bilmekte duymakta istemiyorum.

Adeta ciğerlerimizi yaktı geçti. Evler yandı, tarım alanları yandı.

Ah canlılar diri diri yandı, ah ağaçlar yandı. İçimiz yanıyor buna sebep olan kim varsa Allah’ından bulsun. ‘Mazlumun hayatı’nı yakan zalimlere rahatlık verme Allah’ım.

*

Bu yangınlar konuşulurken, zamanlaması, rüzgârın durumu, bunların hepsinin hesabı yapılarak ve birkaç noktada birden başlamasının tesadüf olmadığını düşünüyorum. Birileri düğmeye basmış olmalı. Bu bir anız yakmak, kişisel köylü hatası mı? Arkada farklı güçler var.  Tamamen hesaplı, planlı.  İdeolojiden de olsa, yaktığınız mangaldan da olsa, attığınız şişeden de olsa gölgelenecek ağaç

kalmadığında anlayacaksınız değerlerini.

Vicdansızlar. Yeşil düşmanları. Cana kastedenler. Artık durun!

*

Eski İranlı bir Âlim öğrencilerine ders verirken demiş ki: ‘Ben nezaketi ağaçtan öğrendim, ona tekme attım, ama o tepemden çiçek yağdırdı...’

İşte bizim de nezaketi karşılama biçimimiz. ‘Yakıyoruz, yıkıyoruz. Yok ediyoruz.’

‘İdeolojim bu’ diyorsun masumdan hıncını çıkarıyor yakıyor, yıkıyorsun.

Pikniğe gidiyorsun ormanı yakıyorsun. Sahile gidiyorsun çöpünü orada burada bırakıyorsun insanoğlu. Bir dur artık bir dur.

Atıyorsun evine atmadığın pisliğini her yere. Her kumsalı kirletiyorsun. Her tatil beldesini talan ediyorsun. Her yerde çerin çöpün.

Bir dur artık ne olur bir dur. Bir insafa gel.

*

Her köye gidişin bir bedel ödetiyor çevreye. Her parka gidişin pisliğini açığa çıkartıyor.

Bir mangal yakışın afet. Çocuğunuzun altını değiştirdiğiniz bezler ortada, sahilde, piknik alanlarında. Bir durun artık bir durun.

İçtiğin biranın, suyun, sodanın şişesini at daha at. Yak her yeri.

Bedelini sen de evlatlarında ödeyecek.

Nereleri dolaşsak pisliğin. Nereye gitsek çerin çöpün. Nereye gitsek senin izlerin.

Karbon izinden tut da idrar izine kadar kirin.

Ne sanıyorsun? Arkandan kim toplayacak seni.

*

Her dağ başında, her deniz kıyısında, her doğal çevrede zalimsiniz. Her ne doğalsa yok edicisiniz.

Dünyanın en güzel, en özel, en eski tarihi eserlerini bile zarar verecek bilinçtesiniz.

Ne faydanız var, ne yararınız. Zarar sadece.

Sokakta hayvanlarının suyunu dökersin, yemeğini ezersin. Zehirlersin.

Taş atar ardından gülersin.

Kedinin yavrularını alırsın vicdanın sızlamaz. Öldürürsün sırıtırsın. Tecavüz edersin sırıtırsın.

Kuşların yuvalarını dağıtsın.

Gölleri su çekerek yok edersin. Yeraltı sularını alırsın obruk oluşturursun.

Doğal yaşam parklarında soyları tükenmek üzere olan canlıları öldürürsün. Vicdanın sızlamaz.

Oturduğun sokağı bile pislersin.

Zevk için avcısın. Avlarsın, yakarsın yıkarsın.

Farkında değilsin. Faydan nerede?

*

Sadece sosyal medyadasın. Kendinden başka hiç bir şeyi düşünmeyen bencilsin. O kadar hoyratsın ki ormanda mangal yakacak kadar hoyratsın.

Kuralları yok sayacak kadar bencilsin.

Dünyayı görecek gözlere sahip misin? Değilsin.

Maalesef o hale geldin ki zarar ziyan toptan kusurlusun.

Nasıl görebileceksin? Ama artık bir dur!

 

NOT...Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya, Muğla, Mersin, Adana ve Osmaniye'de orman yangınlarından etkilenen alanların "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edildiğini bildirdi.

 

Dip not;

Ne zaman insan oluruz?

Üstüne başına bakıyorsun. Saçına başına bakıyorsun. Ama insan olamadın.

Benziyorsun, ancak değilsin. Ne yazık ki olamıyorsun. Bunu düşünün.

Biz her şeye saygılı olduğumuzda gerçek insan oluruz. Tabiata hayvana ve insana saygı duyabildiğinizde.

Develer yükü kitap okuyun, olmaz.

‘Her şeyi yapmaya hakkımız var’ zihniyeti ile ilerlemeden, ‘en iyi hizmeti dünyaya ben nasıl verebilirim’ diye hareket ederek iyi insan olursunuz.

Kıymadan, vicdanınızın bir kuş gibi hür olduğu zaman iyi insan olursunuz.

Hakkımız var. Ama o hak yakmaya yıkmaya değil, yaşatmaya, sevmeye yönelmeli.

Sorumlu olduğumuz hiç bir şey yok demeyin. Sorumlusunuz bir kelebeğe bile.

Hiç görevimiz yok demeyin. Var. Korumak göreviniz.

Saygı bekleriz, sevgi bekleriz de neden saygı göstermeyiz?

Çöpünüzü toplamayı öğrenin. Dünyayı çöp kovası gibi kullanmayın.

Az tüketin.

Denizler kusuyor pisliğinizi. Görün.

Bu gidiş nereye kadar? Uyanın artık!

 

Şanslı bir bal arısı...

Bir bal arısı şanslı ise, insanlar tarafından öldürülmüyorsa zehirle, ormanlarla beraber yakılmıyorsa, kovana bir eşek arısı saldırısı olmazsa yaşamı 6-7 haftadır.

6 haftalık ömrü boyunca ise bir işçi arı sadece bir çay kaşığı kadar bal üretir.

Bir arının tüm ömrü boyunca çalışıp didinip ürettiği bal küçücük bir çay kaşığı.

Bir kilo bal yapmak için ise o arı kolonisi 14 milyon çiçeğe konar ve o bir kilo bal için 3 kilo nektar toplaması gerekir.

Biz onu ağzımıza attığımızda düşünmeyiz bile. Bir gerçek vardır ki, insan olmazsa doğa yaşar, gelişir.

İşte o bir çay kaşığı bal üreten arı olmazsa insan dünya üzerinde en fazla 4 yıl yaşayabilir. Bir düşünün.

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Temel, bahçesindeki incir ağacına çıkmış olan çocuğu görünce sabredemedi:

 – Ula piç kurusi, çabuk in aşaa. Dallari kıra kıra incir yeysın… Diye çıkıştı ve ardından ekledi:

 – Habu yaptuğıni da bobağan anlatacağum.

Temel söylenmesini bitirince ağaçtaki çocuk yukarıdaki dallara doğru seslendi:
-Bobaaa… Bobaaa! Pak habu emica saa bi şey diyeceğmiş.

Günün sözü; "İnsan, aslında ne olduğunu reddeden tek varlıktır." Albert Camus

 

 

 

 

 

 

Yorumlar