Op. Dr. Arif Yılmaz'ın 25 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Sık duyduğumuz, ciddi bir sağlık riskidir. Hayati tehlike yaratan bu rahatsızlık, maalesef nadir olmayan ölüm sebeplerinden biridir.

Neden oluyor? Bilinen sebepleri nelerdir? Nasıl önlem alınabilir?.

Emboli; kan dolaşımı içerisinde, damarlarımızda normalde olmaması gereken bir oluşumun sonucudur. Emboli, damarlar içinde kan akımıyla birlikte ilerleyerek kendi boyutundan daha küçük bir damara gelince o noktada kan damarının tıkanmasıyla sorun başlar. Emboliler, kalpte veya damar sistemimiz içerisinde önceden var olan ve düzenli izlenip tedavisi yapılmayan rahatsızlıklara bağlı olarak görülür. Sebeplerinin başında da kalp ve damar sistemi içinde oluşan, damar iç yüzeyindeki hassas hücresel yapısının (endotel) sigara, beslenme bozukluğu, diabet, bedensel hareketin az olduğu meslek ve yaşam biçimine bağlı düzeltilebilir bireysel özellikler önemli yer tutar.

*

Bugün, eskiye oranla biraz daha az görülen kalp kapağı bozuklukları da tedavi edilmezse ciddi bir emboli riski meydana getirir. Zamanında tanı konularak bu bozuklukların onarılması, günümüzde sağlık kuruluşlarında kolaylıkla başarılmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütünün kabul ettiği tedavi riskleri dâhilinde yurdumuzda bu girişimler, dünya tıp literatürüne uygun olarak ve başarıyla gerçekleştirilmektedir. Bu tür rahatsızlıklar, özellikle orta yaş ve üzeri insanlarımızda ciddi emboli (dolayısıyla felç veya ölüm) riski demektir.

Kalp kaynaklı emboli sonucunda bazen kol veya bacakları besleyen atardamarların tıkanması söz konusudur. Ancak zamanında yapılan acil ameliyatla bu embolinin tedavisi mümkündür. Yapılan araştırmalara da dayanarak embolinin önlenebilir bir kalp ve damar rahatsızlığına bağlı olduğu, ilgili branşlar tarafından zamanında yapılan muayenelerde önceden öngörülebilir ve gerekli koruyucu tedbirlerle tedavi edilebilir diyebiliriz.

*

Kalp ve damar hastalıklarında koruyucu olarak ya da ameliyatlarından sonra doktorunun önerisiyle kan sulandırıcı ilaç kullanılması gerekebilir.

Hastaların, bu ilaçları önerildiği şekilde kullanmaları çok önemlidir. Kan sulandırıcı ilaç önerildiği halde hiçbir yerim ağrımıyordu gibi tuhaf gerekçelerle kullanmayarak gelişen emboli olgularını kendi deneyimlerimden biliyorum. Bu sıkıntı, hastanın ve yakın çevresinin eğitim düzeyiyle ilgili olduğu kadar hasta ve ilgili hekiminin görüşme süresinin verimliliği de çok önemlidir.

Benzer kritik sağlık konularında, hastanın ve gerekiyorsa yakınlarının yeterince bilgilendirilmesi önemlidir. Bu bilgilendirmelerde doktorlar ve tüm sağlık çalışanlarını zamanla yarıştıran performans kıskacıyla engellenmek savunulur bir yaklaşım değildir.

*

Emboli rahatsızlıklarının bir bölümü de sağlıksız, problemli damar yapılarından kaynaklanmaktadır. Damar sertliği, atardamar (arter) iç yüzeyinin bozuk ve pıhtı (trombüs) oluşturabilen yapıda olması bu sonucu doğurur. Atardamarlarda oluşan pıhtı, bir süre sonra kan akımıyla sürüklenerek damarın beslediği organ ya da organlarda aniden kan dolaşımının kesilmesine (tıkanma-emboli) ve o organın acil müdahale edilmediği takdirde, kısa süre içinde devre dışı kalmasına neden olur.

Başka bir emboli kaynağı da bacaklarımızdaki toplardamarlardır. Yapısal bozulmalar sonucu, içinde pıhtı oluşturan varis keseceklerine dönüşür. Bu tip trombüsler de zamanla yerinden koparak kan dolaşımına karışabilirler (emboli). Varislerde oluşan trombüsler öncelikle, kan akımının yönü nedeniyle akciğerlere emboli olarak gider. Giden kan pıhtısı büyüklüğüne göre bir veya birçok akciğer damarını tıkayarak (akciğer embolisi) solunum yetmezliğiyle ölüme neden olabilir.

Embolilerde ilk yardım, bu şüphe oluştuğu durumda, hastanın acilen en yakın ve donanımlı bir sağlık merkezine ulaştırılması şarttır.

Sağlıklı günlerde görüşmeyi, buluşmayı dileyerek...