27.11.2014, 22:00

Bir kahraman yok mu?

“Stat” diye diye ömrü geçenlerin çoğaldığı İzmir’de, “spor” içine düştüğü girdaptan bakalım ne zaman kurtulacak?

Kurtulmasını uzun ve kısa vadeli düşünmek şart. Uzun vadede, modeller çeşitli. Bunlar, “şirketleşme” başta olmak üzere, “alt yapıya yatırım” ve “tesisleşme” olarak üçe ayrılmalı. Veya bir kahramanın çıkması beklemeli. Bu kim olabilir?
Bir vali...
Bir büyükşehir belediye başkanı...
Bir ilçe belediye başkanı...
Bir kulüp başkanı...
Yukarıda belirttiğim modeller içinde kahramanların çıkması veya yaratılması o kadar kolay ve basit ki…
İşte Seyit Mehmet Özkan... Çeşitli kulüplerde dolaştıktan sonra, modelini uygulayacağı Buca’da temelleri attı. Harika bir iş çıkararak, başarılı oldu. Altınordu’da da “tek başına” kalınca futbol endüstrisinde basamakları teker teker çıkmaya başladı. Hatta planladığından da kısa dönemde, çift basamakla üst lige bile çıktı…
Prensiplerini bir kıyıya bırakıp da “oyunu kuralına göre oynasa” bugün Altınordu’nun yarışmacı takımı PTT 1. Lig'de zirve yarışında en iddialı ekipler arasına katılabilirdi.
Ama öncelikle “prensiplerim” dedi.
Altyapıdaki “harika model”i ve “iş bitirici” düzeninde eksik kalan tek şey “tesis”.
Özkan’ın “kiralama yöntemi” yerine “kendi tesisi” daha kalıcı çözüm olacak… İnanıyorum, bu da en kısa zamanda hayal olmaktan çıkacaktır.
Bir örnek var.
Bir model var.
Bir de başarı var…
Peki başka birisi veya birileri çıkıp da, diğer kulüp takımları için bu modeli geliştiremez mi?
Arkas’ın voleybolda yaptığı yatırım...
Pınar’ın basketbola verdiği para...
İnanın hiç boşa gitmiyor. Reklam olarak dönüşünü hesaplarsanız, ikisi de milyon dolarlarca karda.
Bugün Arkas’ın voleybolda, Pınar Karşıyaka’nın basketbolda, bir zamanlar İzmir Büyükşehir Belediyespor’un tekerlekli sandalye ve hentbolde (kadın-erkek) başarılarını diğer branşlarda Altınordu AŞ veya Arkas modeliyle gerçekleştirmek o kadar zor mu?
Bakın Bostanlıspor’a 1.5 yılda ragbide bir Türkiye ikinciliği, bir de şampiyonluk (yenilmeden ve gol yemeden) elde etti.
Karşıyaka basketbol, yelken, Göztepe bayan voleybol, İzmirspor bayan basketbol, Bostanlıspor alternatif sporlar (Amerikan futbolu, ragbi, beyzbol, softbol vb.), ESTİ (Ege Susporları ve Tenis İhtisas Kulübü) sutopu, Özel Türk Koleji yelken branşlarında Türkiye, Avrupa, Dünya çapında başarılar elde edemez mi?
Futbola gelince de; Göztepe AŞ olarak en son patronuyla doğruyu bulma yolunda büyük adımlar atıyor. Aynı şekilde Karşıyaka, Bucaspor, İzmirspor, Altay bunu başaramaz mı? Camianın ileri gelenleri olarak isimlendirilenler her platformda attıklarında “mangalda kül bırakmıyor”larsa, bu işte de ne kadar ciddi olacaklarını ortaya koyacaklar.
Yoksa taşıma suyla değirmen bugünkü gibi döner.
Hala stat için kavga edersiniz.
“İzmir derbisi”ni Manisa’da oynayarak ayıbını yıllarca çekersiniz…
“Günü kurtarmak” için de, kapı kapı dolaşıp el açarsınız…
Ama o kapılar ikinci ziyaret sonrası yüzünüze kapandığında da ne yaparsınız?
Bugün İzmir sporu bir kahraman arıyor…
Bu milyonluk, “Akdeniz’in yıldızı” çağdaş kentte bir kahraman yok mu?
Onun da mı, dışarıdan gelmesini bekleyeceksiniz?  

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@