Salim Çetin'in 20 Mayıs 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Ahmet Hamdi Tanpınar, ülkemizdeki şehirlerden beşini anlattığı “Beş Şehir” kitabının konusunu özetle, “…hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye duyulan iştiyak (özlem).” olarak belirtir.

Sonra; İstanbul’u, Bursa’yı, Erzurum’u, Konya ve Ankara’yı anlatmaya koyulur.

Aradığı, bu şehirlerdeki tarihsel geçmiş, mimari yapı olduğu kadar burada yaşayan insanların hisleri, yaşayışları, gündelik hayatları ve bütün bunların şehre yansıma biçimleridir.

Semtler de böyle değil mi?

Şehrin bir bölümündedir ve ait olduğu şehrin bütün özellikleriyle hayatı kucaklar durur.

Gerçi Yahya Kemal bir tarihte İstanbul ve oradaki semtleri birer “ayrı dünyalar” olarak nitelemişti ama geldiğimiz noktada kapitalist sistem kentleri çoktan ‘tek tip’e indirgedi bile.

İyi ki Üstat bu durumu görmedi.

Gene de bu durum, semtler arasında küçük de olsa farklar olmadığı anlamına gelmiyor.

Dolayısıyla semti anlatan, orada yaşayanların ruhunu anlatır, onların yaşayışlarını, semtin geçmişiyle şimdiki durumunu, şehirle ilişkisini kitaba dökmeye çalışır kısaca.

SalimCetinKOSE (3)

**

Basın dünyasının değişik alanlarında çalışan, şimdiyse Yenigün gazetesinde yazılarını severek okuduğumuz Yunus Bekir Yurdakul da Hatay semtini “Noktam Eksik Olmasın”da1 böyle anlatıyor.

Öğreniyoruz ki Yurdakul, yıllar önce İstanbul’dan gelerek Hatay’a yerleşmiştir.

O yıllar -1992 olmalı- İzmir’in en prestijli yerel basın organı Yeni Asır günleri başlıyor o gelişle.

Kişisel hikâyesinin başlangıcının diğer ayağı ise artık Hatay semtidir.

İşten evine gelip dinlendiği yer Hatay’dır, bindiği otobüs, yürüdüğü sokak, alışveriş ettiği market, selamlaştığı insanlar…

Yurdakul, Hatay semtini Nokta diye tabir edilen kısımdan çıkarak anlatıyor. Nokta, bilindiği gibi, tam da Hatay semtinin merkezi konumuna denk düşen bir yerdedir ve konumu itibariyle de bu semtin en eski yerleşim yeridir.

Nokta’ya bu semtin köklü kurumlarından İzmir Türk Koleji, Hatay’da oturanlarının çoğunun eğitimlerinin ilk durağı olmuş Necati Bey İlkokulu ve Askeri Hastane yakındır.

Gene Nokta’ya Hatay’da yaşamlarının bir bölümü geçmiş Sezen Aksu, Meltem Cumbul,

Haluk Bilginer gibi sanatçıları da biliyoruz.

Bu isimler, buraya uzak olmayan sokaklarda çocukluklarını yaşamış, sonra İstanbul’un yolunu tutmuştur. 20 Aralık 2021’de, 106 yaşındayken yitirdiğimiz Ayşe Mayda’da da Nokta’ya yakın oturan, ünü İzmir’i aşmış, Cumhuriyet’in ilk kadın diş hekimi. Ve o da Hatay semtinin simgelerinden biridir.

SalimCetinKOSE (2)SalimCetinKOSE (1)

Nokta, Hatay semtinin bir bölümü ama bütün olarak Hatay’dan söz ettiğimizde fiziki alan genişliyor; bu kez Murat Reis, Basın Sitesi, Arap Hasan, Çankaya gibi mahalleler (ve daha da öteleri) Hatay semtinin çatısının altına giriveriyor.

Çap genişleyince Yurdakul bu kez Nokta’ya yakın 232. Sokak’ta ünlü yazarımız Cevat Şakir’i (Halikarnas Balıkçısı’nı) hikâyeye dâhil ediyor, hemen yan sokağında bulunan arkeolog Musa Baran, genç yazarlarımızdan Hacer Kılcıoğlu anlatılarda yer alıyor.

Kitap; şenlikli, çok bileşenli bir anlatı yapısı içinde ilerliyor.

Bu kez değişik kesimden insanlar kitabın sayfalarında geziniyor.

Bir bakıyorsunuz bir berber, saçlarını kestiği Cevat Şakir’den söz ediyor ya da bir manav, Hatay’ın geçmişiyle bugününü kıyaslıyor. Kaybolan şeylerin arkasından duyulan hüzünlü bir hissiyatı duyabiliyorsunuz bu anlatıların çoğunda.

Şimdi aramızda olmayan inşaat mühendisi, taşlama ustası Mukadder Özakman ise, Hatay semtini boydan boya ikiye ayırıp Narlıdere’ye kadar uzanan İnönü Caddesi’nin yapılış hikâyesini anlatıyor bize.

Buna benzer hikâyeler oldukça fazla ve bunlardan her biri semtin başka bir yönüne vurgu yapıyor.

Elbette söylemeye gerek yok, elimizdeki kitap bir semt monografisi.

Fakat bir akademisyenin sosyolojik bakış açısı yerine, bir edebiyatçının semtteki insanı anlatan sıcak dokunuşları baskın kitabın anlatısına. Bu gözle okunmasında fayda var.

Ayrıca kitap daha önce Heyamola Yayınları arasında çıkmıştı.

Şimdiki baskı genişletilmiş ve daha hacimli güzel bir semt kitabı olmuş.

Benim de Hatay’la ilgili bir kitabım var; “Benim Büyülü Semtim Hatay” diye adlandırdığım.

Yazım aşamasında Yurdakul’un kitabından epeyi yararlandığımı söylemeliyim.

Demek ki semtler için çok farklı açıdan bakan kitaplar yazılabilir.

Hatay bu açıdan şanslı sayılabilir.

Sonuç olarak Hatay semtini merak edenler için “Noktam Eksik Olmasın” bence iyi bir kaynak.

Noktam Eksik Olmasın, Yunus Bekir Yurdakul, anı-anlatı, 2. baskı: Mart 2020, BİZ Kitap, İzmir

Ayşe Mayda

Fotoğraf: M. Osman Akbaşak