Gazetemde defalarca yazarken, televizyonlardaki canlı yayınlarımda defalarca anlatırken hep o meşhur benzetmeyi vurguladım; “sosyal medya bıçağa benziyor, bıçağı sofranızdaki nimetleri keserken de kullanabilirsiniz, bir cinayet aracı olarak da” diye…

Yani, sosyal medyada çok iyi, çok güzel, hayatı anlamlı kılan yüksek nitelikli şeyler de var;

maalesef bazı şeyleri yanlış öğrenmemize ve yanlış anlamamıza yol açan “eksik” şeyler de…

Geçtiğimiz günlerde o kadar ilginç bir paylaşımla karşılaştım ki, anlatamam…

Bu yüzden, “alıntıdır” ibaresiyle yayılan paylaşımı (noktasına-virgülüne dokunmadan) aynen aktarayım:

“O.K Sözcüğü Yunanca"Ola Kala"dan geliyormuş meğerse..
"O.K"kelimesi neden bu kadar önemli diye sorarsınız, şu yüzdendir.
Kelime İzmir'den çıkmıştır.
Çok az insan bunu bilir ama ancak bir kaç kaynakta bulunabilir.
Zamanında İzmir dünya ticaretinin merkez kentlerinden biri iken Ve Konak Pier'in gümrük olduğu dönemlerde Osmanlı sadece birinci kalite mallara ihracat izni veriyordu..Orada çalışan Yunan Gümrükçüler ise birinci kalite malların geçerli damgası için "Ola Kala "basıyordu.
Yani "Her şey iyi / tamam".
Bu mallar Amerika'ya gittiğinde Amerikalılar kiril alfabesini okuyamadığı için ama ilk harfleri Omega ve Kappa (O ve K) yi tanıdıkları için"bu mal O.K." demeye başlamışlar.
Nitekim California üzümleri (California raisins) Amerika'da nam salmıştır ama tohum türüne bakarsanız Smyrnesis yazar. Yani kökeni İzmir…”


Andrew Simes adlı bir kardeşimiz paylaşmış (İzmir’de yaşıyormuş)…

Bir kaç” diye değil “birkaç” diye yazılmalı falan demeyeceğim; çünkü böyle şeyler paylaşılırken de bozulmaya uğrayabiliyor…

Benim düzelteceğim şeyler Türkçe değil Yunanca.

“Öğrettiği şey” açısından eşsiz bir paylaşım; sözcüğün tam anlamıyla müthiş bir bilgi!

Ama ne yazık ki, temelinde yanlışlar var.

Sözü edilen “Ola kala”nın Yunancası “ Όλα καλά ” olarak yazılır ve o sözcükteki O, omega yani Ω

harfi ile değil, latince alfabede bizim de kullandığımız O (harfin yunancadaki adı omikron) harfiyle yazılır…

Maalesef en kötüsü de Yunancanın yazıldığı alfabe (Rusçanın yazıldığı ve Bulgaristan başta olmak üzere bazı başka ülkeler tarafından da kullanılan) Kiril alfabesi değil; Yunan alfabesidir

Güzel şeyler öğrenirken, bir anda yanlış bilgiler de ediniveriyoruz yani…

İşte sosyal medya böyle bir şey.

Çok güzel bir pilav yerken, iyi ayıklanmamış pirincin içinde kalan bir taşın dişimizi kırması gibi,

ya da ne bileyim; kesilmeye götürülen bir koyunun bir tutam otla aldatılıp yürütülmesi gibi bir şey…

İnternet ve sosyal medyanın toplumları özgürleştirdiği gerçeği göz ardı edilemez; ama yine de çoğu şeye hemen inanmadan önce mayınlı bir tarlada yürüyor gibi dikkatli davranmak lazım.