Emre Sarıgedik'in 11 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Toplumda yeri geldiğinde itici güç,

Yeri geldiğinde baskı grubu,

Kimi zaman da eksikleri kapatarak

Adeta bir joker görevi gören

Sivil toplum kuruluşlarından bahsedeceğim bugün.

***

Bildiğiniz gibi, ekseriyetle İzmir iş dünyasının ve

Cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin üye olduğu

Küçük Kulüp Derneği'nin başkanlığını yapıyorum.

Bu görevde edindiğim tecrübeleri

Türkiye'nin en çok STK barındıran kentlerinden İzmir'de,

Bu tarz oluşumlarda yöneticilik yapmak isteyenlere

Aktarmam gerektiğini düşünüyorum.

***

Öncelikle büyük derneklerden tutun da hemşeri derneklerine kadar

"Bir STK başkanı ne yapmamalı?" sorusunun

5 cevabıyla başlamak istiyorum.

1) Yönetmeye talip olduğu/yönettiği STK'nın

Kuruluş amacını, içeriğini, gücünü iyi bilmeli.

Basit bir otomobil örneğiyle anlatmak gerekirse,

Altında traktör varsa Ferrari gibi davranmamalı ama

Eğer Ferrari varsa, onu bir traktöre çevirmemelidir.

2) Seçim zamanı destek aldığı kişilere, seçim geçtikten sonra

Sırtlarını dönmemeliler. Zira bir sonraki seçimde yalnız kalabilirler.

3) Asla ama asla vefadan şaşmamalılar.

Vefadan şaşanın yolu da şaşar.

4) Ne kadar etkinlik, faaliyet yaparlarsa yapsınlar,

İkili ilişkilerini zayıflatmamalılar. 

Çünkü başkanları yükselten de unutulmaz kılan da

İkili ikişkileridir.

5) "Yapacağım" dediklerini yapmamazlık etmemeliler.

Yoksa minik kırgınlıklar, kar topu gibi çığ olur ve altında kalırlar.

6) Üyeler zaman zaman, atla deve olmayan ufak tefek taleplerde bulunabilir.

Hastane işi olur, iş bulma olur, olur da olur...

Yöneticilik gömleğini giymek demek, bunları çözmek, alternatif geliştirmek,

Hiçbir şey olmasa bile en azından ilgilendiğini göstermek demektir.

İlgilenme sözü verip, sonra da hiç öyle bir şey olmamış gibi davranmak olmaz.

***

Peki ya yapmaları gerekenler nedir?

Hemen sıralayayım;

1) Hedefleri başkanlık değil, dostluk olmalı.

Zira dostlukları kazananlar, zaten seçimleri de kazanır.

2) "Ben" yerine "Biz" dilini kullanmalılar. 

Yönetim kurulu üyelerinin de normal üyelerin de

En az kendileri kadar değerli birer birey olduğunu bilmeliler.

3) Vazoyu kırmanın kolay, tamir etmeninse çok zor olduğunu

Hiçbir zaman unutmamaları gerekir.

4) STK'nın hedeflerini, üyelerin beklentilerini gözetmeliler.

5) Yönettikleri STK'ları zıplama tahtası yahut oyalanacak meşgale gibi görmeyip

Her bir üyenin sözünü kendilerine sorumluluk addetmeliler.