Bitkisel ve doğal diye satılan ürünler sağlığınıza nasıl zarar verir

Tüm besin takviyelerinin mutlaka doktor kontrolünde alınması gerektiği konusunda uzmanlar uyarıyor. Ayrıca, internetten kendi hissettikleri bazı şikayetlerine çözüm olarak düşündükleri besin takviyelerinden uzak durmaları gerektiğini belirtiyorlar

Bilim-Teknoloji 03.08.2021 - 20:24 03.08.2021 - 20:24

Türk Eczacıları Birliği tarafından yapılan açıklamada da bitkisel ürünler konusunda uyarıldı:

"Bugün pek çok alanda bilimsel etkisi kanıtlanmamış tedavi yöntemlerini, bitkisel tedavileri, hatta yiyecekleri aşıya karşı alternatif olarak sunan isimlerle, söylemlerle karşılaşıyoruz. Aşılar, hastalıklara karşı en basit, en etkili, en güvenli koruma yöntemidir."

Farklı alanlardan uzmanlar bitkisel ve doğal olduğu iddia edilen ürünlerle ilgili toplumu uyarıyor.

"Hastalık sürecinde alınacak, standardı olmayan, kökeni bilinmeyen bitkisel ürünler  hatta 2 bardaktan fazla içilecek bitki çayları dahi, karaciğer ve böbrek hasarı ihtimalini artıracaktır"

"Kovid-19 için henüz özgün bir tedavi yok, böyle bir tedavi bulunmuş olsaydı, hastalık bizi bu kadar korkutmayacaktı zaten" diyen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Şenol, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak bitkisel ürünlerin yani hep iddia edildiği üzere "bağışıklık sistemini güçlü kılarak önleyici etkisi olacağı" düşüncesi tehlikeli ve macera dolu bir süreç. Öncelikle bağışıklık sisteminin güçlü kılınabilmesi mümkün değil. Ancak fazlasıyla uyarılması hastalığın ya da hastalıkların daha şiddetli geçirilmesine yola açabilir. Ayrıca, Covid-19 hastalığı   karaciğer böbrek tutulumu dahil sistemik ve bağışıklık sisteminin uyarıldığı sistemik bir hastalık. Hastalık sürecinde alınacak, standardı olmayan, kökeni bilinmeyen bitkisel ürünler hatta 2 bardaktan fazla içilecek bitki çayları dahi, karaciğer ve böbrek hasarı ihtimalini artıracaktır. Özellikle birden fazla ilaç kullanan kişilerde, ilaç etkileşimleri ihtimalini artırarak, ilaçları etkisiz ya da zararlı kılabileceğini de unutmayalım. Şu anda dünyadaki tüm ilgili birimler bu hastalık için ilaç bulmaya uğraşıyor. Bu amaçla yararı olacağı düşünülen bitkisel ürünler var ise, mutlaka standardize edilecektir. Ama şu anda böyle bir bilgi ve bitki yok bu da yalnızca zararlarına maruz kalacağımız anlamına geliyor."

"Bitkisel "doğal" olmaları bu ürünlerin zararları olmayacağı anlamına gelmez"

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji öğretim üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, şu uyarıda bulunuyor: "Bitkisel ürünlerin doktor önerisi olmadan kesinlikle kullanılmaması gerekir. Bitkisel "doğal" olmaları bu ürünlerin zararları olmayacağı anlamına gelmez. Bu ürünlerin büyük çoğunluğu için insanlarda doz çalışmaları yapılmadığından kullanılabilecek dozları belli değil. Oysa bir maddenin zararlı mı zararsız mı olduğunu belirleyen şey dozudur. Aşırı miktarda tüketilen su bile insana zarar verebilir. Kaldı ki kimyasal bileşenler içeren bitkisel ürünler daha da risklidir. Sadece yan etki açısından düşünememek gerekir. Bitkisel ürünler içinde yer alan kimyasallar, kişilerin kullanmakta olduğu ilaçlarla etkileşime girerek ciddi zararlar oluşmasına veya kullandıkları ilacın etkisinin kaybolmasına ve böylece hastalıklarının ilerlemesine vücuda zarar vermesine yol açabilirler."

"Bazı hastalardaki anormal tahlil sonuçlarının kullandıkları bazı besin takviyelerinden kaynaklandığını düşündüm"

Bazı besin takviyelerinde zararlı hormonlar tespit edilen ve Mayo Clinic Proceedings dergisinden yayınlanan araştırmaya göre, Amerika’daki enerji için satılan besin takviyelerinde bazı yasaklı hormonlara rastlandı. "Amerika’da besin takviyeleri çok yaygın ve hastalar birçok besin takviyesi kullanıyor" diyen Colorado Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Halis Kaan Aktürk, "Bazı hastalardaki anormal tahlil sonuçlarının kullandıkları bazı besin takviyelerinden kaynaklandığını düşündüm. Özellikle bazı hormon testlerindeki anormal sonuçlar beni bu çalışmayı yapmaya yönlendirdi" diyor.

"Doğal ve bitkisel" denilen besin takviyeleri yanlış teşhise yol açabilir

Amerikan Diyabet Derneği (ADA) Diyabet Teknolojileri Çalışma Grubu İletişim Direktörü de olan Dr. Kaan Aktürk'ün çalışmasıyla "doğal, bitkisel, organik" diye satılan ve hastalar tarafından hiçbir zararı olmadığı düşünülen besin takviyelerinin içinde yasaklı hormonlar olduğu ortaya konuldu. Bu hormonlar da tahlil sonuçlarını potansiyel olarak etkileyebiliyor ve hastalara yanlış teşhis konulmasına neden olabiliyor.

"Kalpte ritim bozukluğu gibi önemli sorunlara yol açabilir"

 Amerika’da enerjiyi artırmak için ya da yorgunluğu gidermek için en çok satılan 12 besin takviyesini bağımsız ve deneyimli bir laboratuvarda incelenen araştırmada, bu besin takviyelerinde herhangi bir hormon olup olmadığına bakıldı. "Çalışma sonucunda tüm besin takviyelerinde farklı miktarlarda tiroit hormonlarına rastlandı" diyen Aktürk, şunları söylüyor:

"Birçoğunda ise, bazı böbrek üstü bezi hormonlarına rastlandı. Her bir kapsülde farklı miktarlarda hormonlar bulundu. Tabii ki tüm hormon ilaçlarının sadece reçeteyle satılması gerekiyor ve bu hormonlar besin takviyelerinin içindekiler listesinde doğal olarak yer almıyor. Bu çalışma ile hastaların doğal, bitkisel, organik olarak satılan ve hastalar tarafından hiçbir zararı olmadığı düşünülen besin takviyelerinin içinde yasaklı hormonlar tespit edildi. Bu hormonlar tahlil sonuçlarını potansiyel olarak etkileyebilir ve hastalara yanlış teşhis konulmasına neden olabilir. Dışarıdan alınan hormonlar insan vücudundaki hormon mekanizmasını bozarak normal hormon üretimini azaltabilir ya da durdurabilir. Örneğin tiroit hormonunun fazlalığında saç dökülmesi, kilo kaybı, sinirlilik gibi bazı şikayetlerin yanı sıra kemik erimesi ve kalpte ritim bozukluğu gibi daha önemli sorunlara yol açabilir. Kortizon türevi böbreküstü bezlerinden salgılanan hormonların alınması halinde sivilce, adet düzensizliği, kilo alma, depresyon gibi bazı sorunlara yol açabildiği gibi hayati tehlike doğabilecek böbrek üstü bezi yetmezliği gibi daha ciddi sonuçlar da doğurabilir."

"Bitkisel ürünlerin kontrolsüz olarak kullanımı karaciğer ve böbrek gibi birçok organda beklenmeyen hasara da yol açabilir"

"Bitkisel ürünlerin birçok hastalıkta kontrolsüz kullanımı kabul edilemez" diyen Hacettepe Üniversitesi Romatoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ömer Karadağ, "Bu konuda tüm sağlık camiasının üzerine düşeni yerine getirmesi gerekiyor. Hastalıkların gelişiminde bu kadar farklı mekanizma söz konusu iken aynı ürünün kalp, damar, idrar yolları, astım gibi birçok hastalığa iyi geldiğini söylemek en basit anlamıyla kolaya kaçmak olur. Dahası hekimler olarak ilaçların yan etkilerini takip etmemiz çok önemli. Bitkisel ürünlerin kontrolsüz olarak kullanımı karaciğer ve böbrek gibi birçok organda beklenmeyen hasara da yol açabilir" uyarısında bulunuyor.

"Bitkisel ürünler vücuda alındığında hangi organda hangi kan düzeyinde birikeceğini genel olarak bilemediğimiz mamuller"

Günümüzde yüzden fazla tıbbi durumun, ‘romatizma’ olarak adlandırılabildiğine dikkat çeken Karadağ, "Tedavide kullandığımız ilaçların vücudumuza alış şekillerimize göre hangi dokuda hangi kan düzeyine ulaştığını dahi bilebiliyoruz. Bu değerler, aldığımız ilacın belirtilen hastalıkta etkili olup olmadığını anlamamıza da yardımcı olabiliyor. Bugün için kullandığımız ilaçların bir kısmı bitkilerden elde edilen maddelerin yüksek teknoloji ile ilaç dozuna getirilmiş halidir. Bu şekilde nasıl etkili olduğu ve ne gibi yan etkileri olabileceğini bilimsel çalışmalarla belirleyip kullanıyoruz.  Bitkisel denildiğinde vücuda zararı yok anlamı çıkmasın. Bitkisel ürünler vücuda alındığında hangi organda hangi kan düzeyinde birikeceğini genel olarak bilemediğimiz mamuller. Alınan ürünlerin vücutta nasıl bir etkiye neden olabileceğini de bilemiyoruz" şeklinde konuşuyor. 

"Son 10 yılda bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanımına bağlı karaciğer hasarı görülme sıklığı 3 kattan fazla arttı"

"Son yıllarda yeni ilaçların, bitkisel ürünlerin ve besin takviyelerinin kullanıma girmesiyle birlikte akut karaciğer hasarına neden olan toksik hepatit vakaları daha sık görülmeye başladı" diyen Türkiye Organ Nakli Vakfı Başkanı Dr. Eyüp Kahveci, "Özellikle ruhsatsız, denetimsiz ve tezgah üstü satılan bitkisel tedavi ürünlerinin kontrolsüz kullanımının yol açtığı çeşitli organ sistemleri üzerindeki hasarlar üzerine, ABD ve Avrupa kaynaklı bilimsel yayınların sıklığı belirgin şekilde arttı. Kaynaklar, son 10 yılda bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanımına bağlı karaciğer hasarı görülme sıklığının 3 kattan fazla arttığını gösteriyor. Bu vakalarda karaciğer transplantasyon ihtiyacı yüzde 25-33 arasında değişiyor" diye uyarıda bulunuyor.

"Unutulmamalıdır ki MS bitkisel diyet yaparak ortadan kalkacak bir hastalık değil"

Multiple Skleroz (MS) hastalarının alternatif tıp veya bitkisel tedaviler hakkında sorular sorduğunu Türkiye MS Derneği Başkanı Dr. Melih Tütüncü, "Unutulmamalıdır ki MS bitkisel diyet yaparak ortadan kalkacak bir hastalık değil" diyor.

Yorumlar