09.05.2015, 21:00

‘Bitkisel’e dikkat!

Televizyonda sürekli bir bitkisel yayın...

İnternette sürekli bir ’bitkisel ilaç’ tanıtımı...

Ve bu ad altında reklamı yapılan ilaçlar son zamanlarda hızla arttı...

Ancak bilmeniz gereken şu ki, bilinçsiz bitkisel ilaç kullanımı karaciğeri olumsuz etkiler.

Özellikle hepatit hastaları olumsuz etkilenir...

 

*

‘kan damarlarını, karaciğeri temizler, kalbi korur, tansiyonu düzenler, zayıflatır vs vs’ şeklindeki reklamları görüp etkilenen kişiler, bilinçsizce bu tür bitki karışımlarını kullandıklarında geri dönülemez sonuçlarla karşılaşabilirler...

Bu tür yönlendirmeler yanlış yönlendirmelerdir...

Sağlık Bakanlığı’nın artık bu tür söylemlere ve yayınlara el koyması lazım...

 

*

 

Gelelim Dünya Sağlık Örgütü (WHO) rakamlarına.

Bu rakamlara göre, internetten satılan ilaçların yüzde 50’sinin sahte olduğu ortaya çıktı.

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Başkanı Nurten Saydan bu konuda bir açıklama yaptı ve verileri açıkladı. “Birçok firma, eczane adını kullanarak, birçoğu da açık arttırma usulü alışveriş yapılan siteler aracılığıyla ilaç satıyor. Reklamla insanlar yanıltılıyor. Bakanlık hem sağlık için hem de tasarruf tedbirleri açısından internetten ilaç satışını yasaklamalı.”diyerek geçtiğimiz günlerde internet üzerinden kontrolsüz olarak ilaç satıldığı yönünde uyarılarda bulundu.

Bunun en başında bitkisel kökenli ilaçlar yer alıyor.

İsteği ise caydırıcı cezalar uygulanması. Hemfikirim.

Ben geçtiğimiz haftalarda da bitkisel ilaçların bilinçsizce kullanımına, ‘Her önüne gelen bir bitkisel tarif ile televizyonda ve internette dikkat!’ diye değinmiştim.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) açıkladığı oldukça ciddi bir yüzde.

Bu yüzdenin getirisi ise dünyada her yıl bir milyondan fazla insanın yaşamını yitirdiğidir.

*

Gelelim ülkemize. Sahte ilaç nedeniyle Türkiye’de de her yıl ölümler var mı? Var...

‘Bitkisel kökenli diye satılıyor mu?

Evet satılıyor...

“Rahat ve kolayca” elde edilmiyor mu?

Ediliyor...

‘Bitkisel kökenli’ nin arkasına sığınılıyor mu?

Evet sığınılıyor....

Ve bu sığınma nedeniyle Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan onay alınıyor mu? Evet...

Denetimsiz, eczacısız olarak satılıyor mu?

Evet satılıyor...

Bilgisiz ve bilinçsiz ilaç kullanılıyor mu? Evet.

Şimdi kullanırken sormayan vatandaş ‘yan tesirler’ nedeniyle de şikâyetler yapıyor bunları ‘Sağlık Bakanlığı yasaklasın’diyerek...

Onay, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan, yasak istenen kurum ‘Sağlık Bakanlığı...

Ülkemizde maalesef en başta işleyişte bir hata var...

 

*

Bana göre sağlığımız sanal ortamların eline kalmamalı, bu kadar ucuz olmamalı diye düşünüyorum.

Özellikle son yıllarda internet üzerinden kapsül formunda satılan zayıflama ilaçları yüzünden bir çok kişi kaybetmedik mi?

Bilinçsizce alınan ilaçlar devletin tedavi masraflarını artırmıyor mu?

Artırıyor, çünkü sağlığı bozulan hastaneye koşuyor.

Yük kimin? SGK’nın.

Sağlık Bakanlığı artık ‘gıda takviyesi’ adı altında piyasaya verilmiş olan bitkisel ilaçlar için ciddi bir düzenleme yapmalı, ciddi bir uygulamaya geçmeli.

 

*

Ve bilmeliyiz ki, bitkisel ilaçların içinde alfotoksin var...

Ağır metaller var...

Zararlı maddeler var...

Peki, ilaç bitkisel kökenli olabilir kabul, ancak içeriği kimyasal değil midir?

Her zaman ifade ederim dozunda olmayan bitkisel ilaçlar zehir etkisindedir.

Bu nedenle bilinçsiz tüketilmemeli.

Bitkisel yanlış ellerde şekillenirse sadece tedavi edici değil, aynı zamanda da zarar vericidir.

 

*

Ancak vatandaşın sağlığı için ‘Sağlık Bakanlığı bu gidişata dur desin’ diye çağrı yapıldığında da en başta ki boşluk da düzeltilmeli.

Çünkü işleyişin temeli Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan geçiyor.

Bitkisel kökenli olması gerekçesinin arkasına sığınılarak Tarım Bakanlığı'ndan onay alınması ne derece kabul edilebilir.

 

 

Dip notlar;

 

ANNE olmak

 

Anne olmak büyük sorumluluk.

Anlayışın kat ve kat zor olduğu bir dönem.

Anne olmak donanımlı, eğitimli olmayı gerektiriyor.

Annelik güzel...

Annelik meşakkatli...

Annelik bir bütün...

Annelik merhamet demek...

Sevgi, şefkat demek...

Göz göze baktığında kalbi anlamak demek...

Ancak ülkemizde annelik ayrıca kaygı demek...

Yavrularını ardında bırakmak demek, eziyet demek, çile demek...

Bazen de işkence demek, cinayetlere kurban gitmek demek...

İşte anneler günü...

Bu özel günde tüm anneleri ve acı çekenleri kalpten analım...

Onların hayat oyununda çok iyi sahneleri var unutmayalım...

Tüm annelerin ‘anneler günü’nü kalpten kutluyorum...

 

 

Gereksiz harcamaya son...

Kanser ilaçları gereksiz harcamaların önüne geçilebilmesi amacıyla 1 Temmuz’dan itibaren eczanelerden değil tedavi görülen hastanelerden temin edilecek.

Bu tür bir girişim nasıl sonuçlanır hep beraber göreceğiz.

Ancak bilinmesi gereken bir konu var ki, bu tür bir rahatsızlığın tedavi süreci en istismara açık, en rant peşinde koşan firmaların elinde.

Devlet Hastaneleri’nde sıra nedeniyle tedavi olmak istemeyen veya şahsi olarak üniversite hastanelerini ve özeli tercih eden bir çok hasta var.

Bu sürecin bir de özel tedavi merkezleri yönü var...

Eczanelerin zamanında devlet hastaneleri önünde elemanlarını bekletip kendi eczanelerinden kemoterapi ilacı temin etmeleri için çabaladıklarını çok bilirim.

Bu yönden bakıldığında gereksiz harcama sözü eczanelere.

Mutlu kalın...

 

 

Fıkra;

Çocuk annesine sormuş bir gün; 
-Anacığım kafandaki saçların neden beyazlıyor senin? 
Annesi; 
-Yavrum, sen beni her üzdüğünde saçımın bir teli beyazlıyor, elbette sebepsiz değil! 
Çocuk annesinin duyacağı tonda başlamış cevabı yorumlamaya; 
‘Hıı şimdi anlaşıldı, anneannemin saçları neden bembeyaz olmuş!’

 

Günün sözü; İnsan beklentisi kadar mutludur. Formül: Sıfır beklenti, sonsuz mutluluk...

(r .sharma) 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@