12.07.2013, 21:00

Biz nereye gidiyoruz?

İş sizde bitiyor...¶

Alışveriş yapmayı, tüketiciliği acilen bırakmazsanız idaallerinizin sadece sözden ibaret olduğunu kabullenmek zorunda kalacaksınız...

Son zamanlarda düşünmenizin artması, daha farklı eylemlere yönelmeniz aslında ne kadar boş bir düzen içinde yüzdüğümüzü size gösterdi...

Ve....Değişen Türkiye, değişen çocuklarımız bilinçli tüketici olma yolunda önümüzün de açılmasına yol açtı...

Lütfen dolabınıza bir bakın...Eskiler ile dolu...

Yenilerini aldıkça aslında giyilmeden eskiyen bir çok giysiniz ile karşılaşacaksınız...

Hepsini unuttuğunuzu farkedeceksiniz...

Tüketici toplumunda hep ‘al’ olan alışkanlığın, aslında size ne kadar zarar verdiğini göreceksiniz...

Buzdolabınızda öyle...

Açtığınızda içinde herşeyin var olduğunu, ama huzurun olmadığını da sezinleyeceksiniz...

Bırakın yetinmeyi öğrenelim...

Bırakın düşüncemizde eylemimizde yeşeren emperyalizmin zararını, kapitalizmin çöküşünü izleyelim...

Sadece eylemleri düşüncede değil, boykotda bir araya getirelim...

Beğenmeyen beğenmesin..

Bir tek elbisemiz bir çift ayakkabımız olsa da, onu eskitebilme sağlığına erişelim...

Bir bakın bugüne kadar aldıklarınıza...

Bir bakın dolaplarınıza...

Bir bakın tüketiciliğinize...

Bir bakın paylaşımlarınıza...

Sömürülme düzeninde yer almak istemiyorsak eğer, artık kendimize çeki düzen vermemizin zamanı geldi ve geçiyor demektir...

Hediye paketi gibi gezen, düşünmez bir birey olmak yerine, kayıplarımızı düşünelim...

Biz birey olarak ne yaptık?

Bugüne kadar nasıl bir fayda sağladık?

Nasıl dünyamızın barışına katkı sağlayabiliriz?

Nasıl güzelliği yayabiliriz?

Nasıl faydalı bir birey olarak dünyamıza ve evimize, ülkemize hizmet edebiliriz?

Hangi kimyasalı almayarak eylem yaptık?

Dünyamızı kirleten onca şeyi unutarak ne kadar yol katettik?

Hiç düşündünüz mü?

Bize uygulanan şiddeti aslında biz hayvanlara uğratıyoruz...

İlaç sektörünün araştırmalarına yem olan zavallıların öldürülmesine ve işgence görmesine ses çıkaramıyoruz...

Çıkarmıyoruz...

Her türlü janjanlı giysi ve janjanlı yiyecekler için savaşıyoruz...

Silah sektörünün kıyımlarına sadece para kazansınlar diye bizde katkı sağlıyoruz...

Aldığımız her kaçak, ucuz tüketimler savaş olarak karşımızda...

Teknolojik cihazlar ile donatılmışken aniden eskiyen ve yenisinin tüketimine zorlanıldığı bir dünya da büyüdük...

Bu dünyada şekillendik...

Ama geç değil...

Bu dünyanın acımasızlığına doğamızda olan doğallık ile karşılık verebiliriz...

Reklamlara kanmıyor muyuz?

Kandırılmıyor muyuz?

Yenisini almadan önce tamir etmesini neden bilemiyoruz?

Hangi dönemde ve nasıl ilerliyoruz?

Nasıl bir tefekkür içindeyiz?

Biz nereye gidiyoruz?

Kendi devriminizi gerçekleştirirseniz, direnişe verdiğiniz desteğin de büyüdüğünü göreceksiniz... 

Dip notlar;

 

Barınaklara mama yardımı yapalım?

Yardımsever vatandaşlarımızın olduğunu bilmek içimi rahatlatıyor...

Lütfen bu sıcak günlerde dışarıda güzel hayvanlarımız için su kaplarının yanına bıraktığınız köpek ve kedi mamalarının yeterli olduğunu düşünmeyin...

Sokaklara bırakılan terk edilen kedi ve köpeklerimiz için bir başka güzel iyilikte onlar barınaklara gittikten sonra başlıyor...

Belediyelerce toplanan zavallı hayvanlarımız için lütfen barınaklara mama yardımı yapalımasını teşvik edelim...

Yaptığımız her güzel iyilik ve teşvik gönlümüze geri dönecektir emin olun...

Bir çift sözüm var her gün annemin bir köşeye sokak hayvanları için su ve yemek bıraktığı kapları döken zavallı vatandaşa...

Temizlik uğruna döktüğün su ve yemek için vicdanın ne alemde...

Şimdilerde din adına aç kalıyorsun ama, bir çok kişi gibi açlığın ve susuzluğun değerini bilecek misin bu günlerde acaba?

 

 

Beslenmemize dikkat!

 

Beslenmenize dikkat edin. Çünkü ne yersek oyuz biz aslında...

Lütfen bedenimizi ve beynimizi uyuşturacak her türlü şeyden kaçınalım...

Yaptığımız her şey bizi doğallığa ve sadeliğe götürecek.

Kendi kokunuzu, bedeninizi sevmeyi öğrenebilirsiniz...

Kendinizi belirleyebilirsiniz...

Sınırlarınızı zorlayabilirsiniz...

Kendinizi dünyanın doğallığı içinde de sevebilirsiniz...

Yeterki bir başlangıç yapın...

 

 

Fıkra;

Temel göz doktoruna gider. Okuma gözlüğü ister. Doktor bütün gözlükleri Temel'de denediği halde 
hala yazıyı okuyamadığını anlar ve sorar; 
-Beyefendi senin okuman yazman var mı emin misin? 
Temel: 
-Ula yuksa şart midur?

Günün sözü;

Kişilikli olmak, kimse görmediği zaman da doğru olanı yapmaktır. J. C. Watts

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@