Okumak ne güzel iş! Oku ki sen de değiş!

Hayat, hayal üstüne kuruludur, Yavru; hayal biterse hayat da biter. İşte yollardayız, hayallerimizin peşinden gidiyoruz.” sözleriyle dillendiriyor yolculuklarının ve hatta romanın amacını ve net olmayan rotasını torunu Tunç’a yapıtın hemen başlarında Kâtip dede. Biz de böylelikle ana karakterlerin bile öngöremediği yolculuk rotasıyla dalıyoruz maceranın içine.

Tarihi genç okurlara nitelikli yapıtlarıyla sevdiren usta yazar İsmet Bertan, Günışığı Kitaplığından yayımlanan son yapıtı “Bozuk Pusula”da, çok sevdiği eşini zamansız kaybeden Kâtip dede ve torunu Tunç’u, bozuk bir pusulanın kafası bozuk figürü Prens Valetta’nın yol göstericiliğinde doğa, tarih ve efsanelerle dolu bir macerayla buluşturuyor okurları. Yaz tatilinde dede ve torun, Tırtıl adını verdikleri karavanlarıyla hayallerindeki yolculuğa çıkıyorlar ama evde annenin belirlediği plana değil de kitapta çok önemli bir yere sahip, bozuk bir pusulanın bozuk figürünün rotasına uymayı tercih ediyorlar çünkü bozuk figürün kayıp diğer parçasına ulaşacaklarına inanıyorlar. Ankara’dan Hattuşa’ya, Divriği’den Nemrut’a kadim uygarlıkların izinde yöresel zenginlikler ve efsanelerle zenginleşen romanda dedeyle torun kendileri de efsanenin bir parçası oluyorlar. Bertan’ın esprili, yalın ve bir o kadar da içten anlatımıyla kitabı elinizden bırakamadan bitiriveriyorsunuz.

Kitap 4, 5, 6 ve 7. sınıflara öneriliyor yayınevinin sitesinde ancak içindeki çocukla bağını hiç koparamayan, farklı kültürlere ilgi duyan tüm yetişkinlerin de hem keyif alarak hem yeni şeyler öğrenerek okuyabilecekleri bir roman “Bozuk Pusula”.

Hayalinizi gerçekleştirmek için asla geç değildir, unutmayın!

Bozuk Pusula, İsmet Bertan, roman, Günışığı Kitaplığı, İstanbul, 2022.

Taş

Yazmak yalnızlıktır, düşünmekse ıssızlık.Fergun Özelli

Şiir’cikler/ Ahmet Çuhacı

Ölümden değil korkum/ Ölüme alışamam diye korkuyorum!

Unutulmayan Anlar!

Yeni Öğrendim!

Konukları da eksik olmazdı Veysel’in.

Bir gün hayranı bir kadın görmeye, sohbete geldi. Ve nedense başladı bağıra bağıra konuşmaya. Baktı ki aynı telden çalıyor konuğu, güldü Veysel:

- Kör olduğumu biliyordum ama sağır olduğumu yeni öğrendim.

Tadımlık

 

Çokbilmiş Sıfır’la tanışın

 Matematikle aramızı bozanın ne ya da kim olduğu üzerine de epey kafa yormuşluğum var. Çünkü hayatın herhangi bir alanı yok ki orada matematik olmasın!

Çokbilmiş Sıfır ve Pelin yenigün

Dolayısıyla usta öykücü, dil ve sözcük tutkunu Feyza Hepçilingirler, “rakamların sihirli dünyası”na hepimizi bekliyor. Kitaptan tadımlık bir bölüm:

Rakamlara dönüşen kuzular hâlâ çitin üzerinden atlıyorlar mı, diye merak etti. Onları orada unutup nerelere gitmişti hayali. Aralarına katılsa... Hemen girmek istese dünyalarına, alırlar mıydım? İzin istesem... Sorsa... Nereye gideceğine bir türlü karar verememekten kurtulurdu. Hem zaten istemiyor muydu sayılar dünyasına gitmeyi? Matematik korkusunu bastırmak için yapması gereken tam olarak bu değil miydi? Belki de yepyeni, renkli mi renkli bir serüven duruyordu karşısında.

Yeni dostları olmasını istediği rakamları bir süre izledi. Galiba çocuk rakamlardı bunlar. Çığlık çığlığa bağırıyor, oradan oraya koşup duruyorlardı. Çitin üzerinden atlarken birbirileriyle yarışıyorlardı. Aman, ne kadar düzensizdiler...

Çokbilmiş Sıfır ve Pelin, Feyza Hepçilingirler, Resimleyen: Atakan Hürpek, roman, İş Kültür Yay., Kasım 2021, İstanbul, s.31

Raftaki Kitap

On Yıl Savaş ve Sonrası/ Fahrettin Altay

 Milli Mücadelenin ve Türk askeri tarihinin önemli adlarından Fahrettin Altay (1880-1974), aramızdan ayrılmadan kısa süre önce tamamladığı anılarında özellikle cephelerde geçen on yıllık dönemi, 1912-1922 arasını ele alıyor. Ve elbette sonrasına da değiniyor ve günümüze yönelik de ipuçları sunuyor.

On Yıl Savaş ve Sonrası yenigün

Bireysel olmakla birlikte belgelere yaslı, dolayısıyla nesnel bir yaklaşımla ele aldığı anıların her sayfası yakın tarihe gerçek anlamda ışık tutuyor. Tarihçilerin kaleme aldığı çoğu beş para etmez didaktik metinlerin yanında sürecin içinden adların anıları hayatın ve mücadelenin gerçek boyutlarına taşıyor okuru.

F. Altay’ın anıları ülkemizin var oluş sürecine ilişkin doyurucu bir metin olarak çıkıyor karşımıza.

(anı, İş Kültür Yayınları, Ocak 2022, İstanbul)

Kayıp Kitaplıktaki İskelet/ Mavisel Yener-Aytül Akal

 “Mavi Ay” şiir yapıtıyla başladıkları “şiirli oyun”larına yıllar içinde roman türünü de katmayı başaran Mavisel Yener ile Aytül Akal’ın dizi yapıtı “Kayıp Kitaplıktaki İskelet”in ilk kitabı 29. basıma ulaştı.

kayıp kitaplıktaki iskelet yenigün

Başarılı kurgusu, hiç düşmeyen temposu, akıcı anlatımının yanında okuru Antikçağ’ın önemli merkezlerinden Efes’e bu kez sözcüklerin kılavuzluğunda konuk edişiyle de ilgiyi hak ediyor. Sahiden uygar bir dünya mıdır yaşadığımız? Gelişen teknolojinin sunduklarının yanında elimizden söküp aldıklarına, özellikle de doğanın diline her geçen gün biraz daha yabanlaşma hallerimize yeniden bakmakta yarar yok mu vb. çoğaltan yapıtın dünya çocuk yazınının başarılı yapıtlarının yer aldığı “Found in Translation” antolojisine seçildiğini de anımsatalım.

(roman, Tudem Yayınları, 29. baskı: Haziran 2022, İzmir)

Başibiryerde

Asuman Portakal (İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ni (MSÜ) bitirdi. Düşlerini boyayan çocuklara uzun yıllar rehberlik etti. Çeşitli karma sergilere katıldı, iki kişisel sergi açtı. Türkiye, Yunanistan, İsveç, İrlanda, Japonya ve İsviçre’de özel koleksiyonlarda yapıtları bulunmaktadır. Yetişkinler için yazdığı öykü ve denemeleri çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlandı. Dünyayı çocuk gözüyle görmeyi özlediği için çocuklar için yazıp çizmeye devam ediyor.)

Barış, hemen şimdi! Barış, hemen şimdi!

asuman portakal yenigün

İlk okuduğunuz kitap?

Hiç hatırlamıyorum ama Jules Verne’in kitaplarını severek okurdum. Çizgi romanlara bayılırdım. Onlar bana hem okumayı hem resim çizmeyi sevdirdi. Hayal dünyasında dolaşmayı seven bir çocuk için, J. Kosinski’nin “Boyalı Kuş” romanını okumak çok sarsıcıydı. Ortaokulun ilk yılında okuduğum bu romanın etkisinden uzun zaman kurtulamadım. Savaşın acımasızlığını kimsesiz bir çocuğun gözünden anlatan bu romanı lise yıllarında tekrar okudum ve yine aynı duyguları yaşadım.

Unutamadığınız kitap(lar)?

F. Dostoyevski’den “Karamazov Kardeşler”, J. D. Salinger’den “Çavdar Tarlasında Çocuklar”, Jerzy Kosinski’den “Boyalı Kuş”, W. Reiche’tan “Dinle Küçük Adam”, Jose Mauro de Vasconcelos’tan “Şeker Portakalı” ve Sait Faik’ten “Alemdağ’da Var Bir Yılan”.

Okumakta olduğunuz kitap(lar)?

İki kitap var elimde. Stefan Zweig’ın “İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği Anlar” ve Necati Tosuner’in öykü kitabı “Kambur”.

Bu aralar ne yazmaktasınız?

Tudem Yayınlarından çıkan “Picasso’nun Gözleri” kitabım gibi yine sanat içerikli bir öykü dosyası var elimde.

İlk yayımlanan kitabınız?

2009 Ayfer Öneysan Çocuk Yazını yarışmasında ödül alan öykü dosyam “Çok Komiksin Margarita”, aynı yıl Kanguru Yayınlarınca yayımlandı. Bundan birkaç ay önce, yine Kanguru Yayınlarından çıkan “Hızın ve Devrimin Sanatı Fütürizm” kitabının yazarları arasında yer almıştım.

Bir Kuştan Öbürüne yenigün.._

 Altını Çizdiğim Satırlar

Yazar olmanın nimetlerinden biri, bir şeyler yapmak, bir yerlere gitmek, ve keşfe çıkmak için size bahane sunmasıdır. Bir diğer nimetine gelince, yazma eylemi sizi hayata daha yakından bakmaya, o hayat sallana sallana ortalıkta dolanırken onu incelemeye teşvik eder.

Anne Lamott (Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler, Hep Kitap, Kasım 2017, İstanbul, s.10)

Okuyan Yazar

Erkut Tokman (şair)                 

erkut tokman, foto yby yenigün

Fotoğraf: Y. Bekir Yurdakul

Okuma eylemi insanın varoluş, bilinç ve kişilik gelişimi (benlik) süreçleriyle paralel olarak ilerler. Bilinçsiz okumadan bilinçli olana yönelir. Kitapları varlığımın bir parçası olarak görürüm çoğu zaman. Okuyacağım kitapları seçerken bir gizeme inanırım. Benim kitapları bulduğum kadar kitaplar da beni kendiliğinden bulur. Bazı kitaplara tekrar dönüp okumak farklı yaş ve bilinç evrelerinde bize farklı kavrama ve anlamlandırma yetilerini sunar.

Kitaplar bana huzur verir. İnsanlardan çok kitaplar anlamıştır beni. İyi kitaplar yazma eyleminin de en büyük itkisidir. İyi kitaplar bizi yazmaya kışkırtır, sarsar ve hayatımız üstüne düşündürür.

Okuma tek başına olmasa da ana etmenlerden biri olarak bir yazar için yazma eylemini temellendirir, bilinçlendirir; örneğin yazar, konu, karakter, dil, kurgu ya da biçem üzerine bize örneklemler ve yapılar sunar. Yazma ve okuma eylemi birbirinden ayrılmaz iki kardeş ya da dost gibidir. Eşsiz kitapların evreninden yazarın kalbine sonsuzluk bir yıldız gibi parıldar. Yazmak da sonsuz bir boyuttan vücuda gelir, eyleme dönüşür.

Güncel

 

* Fergül Yücel, Pagos Yayınları arasında çıkan yeni yapıtı “Düş Sürgünü”nü konu alan söyleşi ve imza etkinliği için, 8 Ağustos Pazartesi 18.00-19.30 arası Alsancak Penguen Kitabevinde…

* Cumhuriyet gazetesi ve gazetemiz Yenigün’ün Kitap Odası sayfasının çizeri Murteza Albayrak, Han Tiyatrosu’nda (Alsancak) atölye çalışmalarını sürdürüyor. Yeni dönem 17 Ağustosta başlıyor.    

 

 

Bizim Güncel Kitaplarımız

Çocuk-Gençlik

1 Bozuk Pusula, İsmet Bertan, roman, Günışığı Kitaplığı

2 Uçan Hipopotamı Düşünme, Hanzade Servi, roman, Kırmızı Kedi

3 Güvercin Düşü, Ahmet Günbaş, öykü, Klaros

4 Çokbilmiş Sıfır ve Pelin, Feyza Hepçilingirler, roman, İş Kültür

5 Kayıp Kitaplıktaki İskelet, Mavisel Yener-Aytül Akal, roman, Tudem

6 Sevgili Ucube, Sevgi Saygı, roman, Günışığı Kitaplığı

7 Zeytin Masalı, Ahmet Günbaş, şiir, Klaros

Yetişkin

1 Hipokrat’ın Romanı, B. Suat Çağlayan, roman, Bilgi

2 Köksüzler, Barış İnce, roman, İnkılap

3 Şima, Hasan Özkılıç, roman, Everest

4 Sevgiyle İzmir Yazıyla İzmir, Oğuz Tümbaş, yazılar, Klaros

5 Sadıkbey Yalıların Dili Olsa, Bülent Şenocak, anı-araştırma, Yakın

6 Çürüntü, Ahmet Günbaş, şiir, Hayal

7 On Yıl Savaş ve Sonrası, Fahrettin Altay, anı, İş Kültür

 

 

Çizgilik/ Murteza Albayrak

kitap yemek yenigün