Bütün yük CHP’nin sırtına kaldı

Bütün yük CHP’nin sırtına kaldı

Gürsel Tekin'den Önemli Açıklamalar

Bütün yük CHP’nin sırtına kaldı

Gürsel Tekin'den Önemli Açıklamalar

Bütün yük CHP’nin sırtına kaldı
06 Temmuz 2018 - 07:15

Kanal EGE'ye konuk olan CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, 24 Haziran seçimini ve seçim sonuçlarını değerlendirerek, “Seçim başladığı günden itibaren siyasi partiler arasında bir oran olacak. Televizyonlarda, gazetelerde kendinizi ifade edeceksiniz. Bir sıkıntı olduğunda başvurabileceğiniz bir hakem olacak. Bir maça çıkıyorsunuz ve maç başlamadan bir kuralsızlık olduğunda başvurabileceğiniz bir hakeminiz yok” dedi

 

Mevcut sistemin tamamının çürümüş bir sistem olduğunu aktaran CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Sistemimizin derhal değiştirilmesi gerekiyor. Ben milletvekili değilim. Aslında seçilen 600 milletvekilinin hiç biri milletin vekili değildir. Milletin vekilinin sadece muhtarlardır. Doğrudan halk tarafından seçilen aracısız, siyaset dışı tamamen millet iradesiyle seçimler oluyor. Batı’daki ülkelere baktığımızda 80 öncesi bütün siyasi partilerde ön seçim yapma zorunluydu. Şu an sadece CHP yapıyor ve o da yarım yamalak yapıyor. Batı şimdi buna bir şey daha ekledi. Ön seçim yapmak zorundasınız. İkinci olarak da sizin milletvekili sayınızın 2 katını göstermeniz gerekiyor. Örneğin 28 milletvekiliniz var bir partinin bunun iki katı yani 56 milletvekili göstermesi gerekiyor ve halk bunların içinden istediğini seçecek. Dolayısıyla milletin vekili oluyor. Kimi milletvekili olmasını istiyorsa onu seçecek. Şimdi böyle bir durum yok. Milletvekilleri partilerin genel merkezlerinden belirleniyor ve bizler milletvekili oluyoruz. Biz milletin değil, kendi partimizin milletvekiliyiz. Dolayısıyla da parlamento da siz partilerinizin koyduğu kuralların dışına çıkamıyorsunuz” şeklinde konuştu.

“SEÇİM YASASI DEĞİŞMELİ”

Seçilen milletvekillerinin kendi iradeleriyle seçilmediğini dile getiren Tekin, “Millet iradesi sadece sandıkla tarif edilmez. Sandık dediğiniz sadece sonuçtur. Demokrasi, eğer ödediğiniz vergilerin hesabını sorabiliyorsanız işte orada demokrasi vardır. Dünyanın en ilkel siyasi partiler yasası şu an bizde. Yani siyaset yapıyorsunuz ve mutlaka partinizle iyi geçineceksiniz. Genel başkanınızla sorununuz varsa ayvayı yediniz çünkü milletvekili olamıyorsunuz. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Ben senin yaptıklarını doğru bulmuyorum belki ama eleştiri hakkınız yok. Siyasi partiler yasası mutlaka değişmeli. Seçim yasası değişmeli. Sandıklara sahip çıkın dendi ancak bir ilçenin bir çok köyü var. İnsanların nereden ne kadar oy çıktığını bilme gibi bir durumu yok. Devlet milletin can ve mal güvenliğini korumak için var. Biz gideceğiz siyasi partiler olarak oylarımıza sahip çıkacağız. Buna sadece devlet ve devlet kurumlarının sahip çıkması gerekiyor” dedi.

“İSTENİLEN YERDE OY KULLANABİLMELİ”

“Bir diğer konu da insanlar hala nasıl oy kullanacağını düşünüyor” şeklinde konuşan Gürsel Tekin sözlerine şöyle devam etti; “Hepimizin bir kimlik numarası var. Oy kullanmak için illa ikamet ettiğimiz yere gitmemiz gerekmemeli. Anadolu'da insanlar göçebe yaşıyor. Türkiye’nin birçok yerine okumak için giden öğrencilerimiz var ya da çalışmak için başka bölgelere giden insanlarımız var. Neden illa bu kişilere şu sandıkta oy kullanacaksın deniyor. Artık teknoloji gelişti ve insanlar istediği yerde oy kullanabilmeli. Eğer bir ülkede hala nasıl oy kullanacağız tartışması varsa o zaman biz büyük bir ülkeyiz demeyeceksiniz. Avrupa ülkelerinde katılımın daha az olmasının sebebi insanların sistemle ilgili bir kaygıları yok. Kim seçilirse seçilsin sistem aynı devam edeceği için ve hayatlarını çok fazla etkilemeyeceği için katılım az olabiliyor ancak bizde her şey siyasete göre belirleniyor. Bu nedenle katılım daha yoğun oldu. Buna rağmen yurt dışında yaşayan Türklerin seçime katılımı daha az oldu. Bunun nedeni ise orada 4 nesil var. Birinci ve ikinci nesil memleket hasretiyle, ülkede olanlara daha fazla ilgiliyken; üçüncü ve dördüncü nesil çok fazla kaygı duymuyor. Yaşadıkları ülkeye adapte oldukları için çok fazla Türkçe bile konuşmuyorlar. İleriki yıllarda katılım daha da az olabilir.”

“SAĞLIKLI SEÇİM ORTAMI YOK

Seçim gecesi yaşananlara değinen Tekin, “Bir önceki seçimde YSK’nın nelere sebep olduğunu hepimiz biliyoruz. Trafolara kedilerin girdiği, mühürsüz oyların geçerli sayıldığı, Anadolu Ajansı’nın uygulaması, bütün bunlar değişebilecek bir şey değildi. Yine aynı uygulamalar oldu. Psikolojik bir şeydir. Yüksek noktadan başlayıp sindire sindire aşağı indiriyorsunuz. Seçim gecesi elimize Türkiye’nin her yerindeki ıslak imzalı tutanakların gelmesi asla mümkün değil. Bu ancak devletin yapabileceği bir iştir. Bu ancak YSK’nın hassasiyeti ile olur. OHAL durumunda sağlıklı bir seçim ortamının olmayacağını bütün dünya biliyor. Batıdaki uygulamalara bakacağız ve bu uygulamaları ülkemizde uygulayacağız. Vatandaşımız rahatça oyunu kullanabilecek ve bir tehdit altında olmayacak” ifadelerini kullandı.

BARAJ SORUNU

Sosyal yardım bir hak olduğunu aktaran Gürsel Tekin, “Sosyal yardım herhangi bir iktidarın inisiyatifine bırakılmayacak bir haktır. Sosyal yardımı bir şantaj, bir tehdide dönüştürme şeklinde kullanırsanız bu ne vicdanen ne de dinen kabul edilebilecek bir iştir. Bunun vebali çok ağırdır. 21 milyon vatandaşımız sosyal yardımla geçiniyor. AK Parti iktidarı yoksulluğu yönetiyor. Oy haritasına baktığımızda da bunu görebilirsiniz.  Bu durum seçim döneminde de bir silah olarak ne yazık ki kullanıldı” dedi.

Baraj sorununa değinen Tekin, “Dünyanın hiçbir yerinde baraj gibi bir sorun yok. Parlamentonun arşivine gidip baktığınızda yüzde 10 barajının kaldırılmasını en çok isteyenlerin 1990’lı yıllarda en çok bugünkü AK Parti milletvekillerinin istediğini ve teklif taslaklarını görebilirsiniz. İktidar olduktan sonra her şey değişiyor. Konulacaksa makul bir baraj konulacak. Bütün partiler kendilerini mecliste ifade edebilsin. Makul bir baraj olmadığı için de bütün yük CHP’nin sırtına kaldı. CHP sadece kendi sorunlarını değil, birleşeni olduğu diğer partilerin sorunlarını da üstlenmek durumunda kaldı” değerlendirmesinde bulundu.

Seçmenimize baktığımızda belirli bölgelerde bir denklemin kurulduğunu da görebiliyorsunuz.

Teklik sadece Allah’a mahsustur. İktidara yakın çok büyük holdingler var. Neden bu holdinglerdeki insanlar bütün gücü kendilerine bağlamıyor. Genel müdürü, çalışanı birçok farklı kişi çalışıyor. Ama ülke yönetimini bir kişinin eline bırakıyorsunuz. İnsanlar kalıcı değil. Bugün çok sevdiğiniz bir insan yerine yarın acımasız bir kişinin eline bu gücü verdiğinizde ne olacak. Bunları düşünebiliyor musunuz. Bu anlayıştan bizim vazgeçmemiz gerekiyor. Anayasayı yeni baştan yaparak, evrensel değerlere uygun bir anyasaya ihtiyacımız var. Kişiye göre değil. Siyasetçinin vatandaşın, gazetecinin ya da diğer kişilerin bir siyasetçiye göre yaşamını sürdürmesi doğru olabilir mi. Dünyada demokrasinin temel kuralı seçilen insanların denetlenebilir olması, hesap verebilmesi. Eğer siz bir yönetici olarak bir kural koyduysanız önce sizin bu kurallara uymanız gerekiyor. Ama bizde tam tersi oluyor. Anayasa yapıyoruz ama biz uymuyoruz. Gelişmiş ülkeler iki temel üzerine oturtulmuş. Biri güvenlik diğeri özgürlük. Bunu sağlarsanız ekonomik sorunlarınızı da çözebilirsiniz.

“DEĞİŞİMDEN KORKMAYACAĞIZ

Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yaşananlara değinen Tekin, “Ben 35 yıllık siyaset hayatımda 7 tane genel başkanla çalıştım. Hepsi de çok değerli insanlar. Elbette değişim olmalı. Değişimden korkmayacağız. Ancak değişimler sadece lider değişimiyle olmuyor. Siz yapısal değişiklikler yapmadığınız sürece sadece lideri değiştirerek sorunları çözemezsiniz. Yapısal sorun konusunda da çok mücadele ettim. Düşüncelerimi grup toplantısında dile getireceğim.CHP demokratik kuralları uygulamaya çalışan bir siyasi partidir. Özeleştiri mekanizmasından korkmamız gerekiyor. Ancak bunu gazeteler üzerinden yapmak partiyi çok zedeler. Ben İnce’nin de Kılıçdaroğlu’nun da çok deneyimli kişiler olduğunu biliyorum” diyerek sözlerini tamamladı. 

Fadime KUZU

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Fenerbahçe 1-1 Beşiktaş
Fenerbahçe 1-1 Beşiktaş
Okan Buruk Rize'de
Okan Buruk Rize'de