Birol Keskin'in 19 Ocak 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Konak’ta bulunan İzmir Büyükşehir Belediye binasına gazeteciler eskiden “saray” derdi. Belediye içinden bir kulis haberi geçerken mesela “sarayda neler oluyor, saray karıştı, saraydaki köstebek kim, saraydan açıklama” gibi ulusal basının bölge gazete ekleri manşet atardı. Şimdi o sarayın, yani saray binasının yıkılıp yıkılmaması gündeme geldi. 2020 Ekim depreminden beri de hasar gören bina boşaltıldı ve şu anda kaderini bekliyor. Bence saray yıkılmalı! Meydan yapılmalı!
*   *   * 
Sarayın yıkılmasını, yani İBB binasının yıkılmasını bir vatandaş olarak çok masum bir gerekçe ile istiyorum. Kentler meydanları ile anılır, ben meydan istiyorum!
Gidin Londra’ya, gidin Moskova’ya, gidin New York’a, gidin Paris’e, gidin, gidin dünya kentlerine hep meydanlar var o kentlerin meydanları dünyaca meşhur.
Bana İzmir’de meydan gösterebilir misiniz?
Konak meydanı yok! Bakın iddialı söylüyorum, ve herkesle de tartışmaya hazırım, Konak’ta meydan yok, bahçe düzenlemesi var!
Konak meydanının resmi adı Atatürk Meydanı’dır. İzmir’in en önemli meydanıdır. Cumhuriyet Meydanı ve Gündoğdu Meydanı da bana göre meydan değildir. Buralar kent estetiği, kent mimarı, kent ekosistemi, kent peyzaşı, kent nefesi anlamında meydansa yukarıda saydığım dünya kentlerinin meydanları ne o zaman?
*   *   * 
Konak’taki Atatürk Meydanı'nın tarihçesini iyi bilmek gerekir. Bir kent tarihinden koptuğu anda köksüzleşir, kente sonradan gelenler kentin önceki uygarlıklarını yıkıp geçer ve bu şekilde sahiplenirlerse tarihin ortak mirası kültürünü bilmiyorlar demektir.
Konak’taki İzmir Büyükşehir Belediye binası bence tarihi bir bina değil. Mimarlar Odası yıkılmamasını istiyor. Kent tarihi açısından önemli diyor.
Mimarlar Odası'nın bunu söylemesinin arkasında yıkıldıktan sonra ne olacağına dair bilinmezlikten kaynaklanan bir korku yatıyor olabilir.
Biliyorsunuz bu meydanda yıllar önce Sarı Kışla vardı. Tekrar Sarı Kışla’nın yapımı gündeme gelebilir mi? Sanmıyorum.
Bu meydanda eskiden sehpalar kurulur, idam cezaları infaz edilirdi, halka izlettirilirdi.
Hatta rivayet midir bilmiyorum, Buca’dan yürüyerek getirilen bir idam mahkumu meydanda darağacında iple asılarak idam edilmek istenirken ayağı tabureden yere değip bir türlü boynu kırılmayınca bunda bir hikmet var denilerek idamından vazgeçilmiş ve halkın alkışları arasında yeniden cezaevine götürülmüş.
Kent tarihleri çok ilginçtir. Saat kulesinin tarihi, saat kulesinin etrafından dönen atlı tramvaylar, boynuzlu treleybüsler, iskele, bir beyin oturduğu Kemeraltı girişindeki ilçeye adını veren tarihi konak denilen ev, Kemeraltı, Roma dönemi iskelesi, Valilik binası vs. adeta tarih fışkırıyor.
*   *   * 
İskeleye üst geçitten geçerken bez tentelerin altında bir sergi açılmıştı. Vakti zamanın birinde yabancı bir mühendise yaptırılan Konak Meydanı projesi idi bu. Bu projeye baktığımda iyi ki uygulanmamış dediydim. Denizle adeta duvar ören resmi binalarla donatılan bir projeydi.
Deniz kenti denizi görmeli, denizi koklamalı, deniz rüzgarları kentin sokaklarında dolaşmalı, dağdan esen yel denize ulaşmalı bu böyle devinimle devam etmeli. Bu devinimi kesen her yapılaşma şu günlerde popüler söylem olarak konuşulan ama içi doldurulmayan iklim krizine yol açar. Hem ağzınızdan küresel iklim krizini düşürmeyeceksiniz hem de kentin göbeğine Pasaport'un arkasındaki tarihi tekel binalarını yıkıp gökdelen yapılması için kent meclisindeki oylamada el kaldıracaksınız, imza atacaksınız?! Hayır demek çok mu “zorluydu” Olmadı, olmuyor, görüş bütünlüğü sağlanamıyor, çelişkilerle dolu ve sonu ranta çıkan açıklamalar, teoriler, durumu kurtaran makyajlar midemi bulandırıyor.
Bana bundan sonra kimse küresel iklim krizinden bahsetmesin! Bundan önceki iklim olayları doğal olaylar olarak kabul ediliyordu, insanlık öyle bir noktaya geldi ki kendi eliyle iklimi kendi aleyhine değiştirme noktasına ulaştı. Gökdelenlere imza atanlar kentteki hava kirliliğinin ve kente meydan kazandırmayanlar iklim krizinin sorumlularıdır!
Kentin göbeğine gökdelene hayır, Konak’taki Atatürk Meydanı'na evet, saray denilen Büyükşehir binasının yıkılmasına evet, meydana eklenmesine evet!