Zeitgeist, Almanca bir kelime ve “Çağın ruhu” anlamına geliyor. Bilen bilir, ilki 2008’de vizyona giren ve üç uzun metrajlı filmden oluşan bir belgesel serisinin de adıdır Zeitgeist.

DOÇ. DR. KORKUT ÖZTEKİN/  İlk filmin yapımcılığını, yönetmenliğini, yazarlığını, müziğini, her bir şeyini de Peter Joseph yapmış. Belki bu yüzden ilk film, kafa karıştırıcı bir müziğin eşliğinde, ilk bakışta birbiriyle alakasızmış gibi görünen haber kliplerinin kurgulandığı amatör bir potpuri gibi görünüyor. Hırslı ve derin bir araştırma olduğunun hakkını teslim etmek lazım (ya da hayal gücü yüksek bir kurgu), ancak akademik güvenilirliği her boyutta tartışılır.

korkut (2)

DİNLER TARİHİ KURMACASI

2007 tarihli ilk film, üç temel konuyu işliyor; Hristiyanlık dininin, güneş merkezli dinlerden esinlenerek üretilmiş bir kurmaca olduğunu, Ra, Şamaş, Mitra, İştar, Lakşmi gibi Orta Doğu ve Asya medeniyetlerinde bir zamanlar inanılan güneş kültlerinin de zaten aynı ilkel kaynaktan beslendiğini, bütün bu inanç sistemlerinin kökeninin de astroloji olduğunu iddia ediyor. On iki takım yıldız on iki burca, on iki burç da merkezinde güneşin yani İsa Peygamber'in yer aldığı on iki havariye doğru evrimleşmiş.  Bu tür bir çıkarım karşılaştırmalı bilimsel tarama ve uzmanlık gerektirdiği için şu haliyle Eric Von Daniken’in uzaylılar ve ilkel Orta Amerikan medeniyetleri arasında kurduğu ilişki kadar tartışmalı. Böyle bir çıkarım yapıyorsanız eğer dip notun, bibliyografyan nerde diye sorarlar adama. Dünya tarihine ve yerleşik kurumların ürettiği normatif değerlere karşı geliştirilmiş septik duruşu anlayabiliyorum ancak “kim, ne zaman, nerede demiş?” sorusuna cevap vermeyen yargı, her ne kadar usa uygun gelse de güvenilir olmaktan uzaktır. Burada mesele, bir dini kurumun müritleri ile paylaştığı retoriğe inanıp inanmamakla alakalı değildir; bu dini kurumun antik bir takım inanç sistemleriyle doğrudan bağı olduğunu ispatlamak gibi bir davadır. O yüzden, hangi akademik çevreler buna destek vermiş, kimin tezi/makalesi/araştırması kullanılmış bilmek isterim.

korkut (1)

9-11 NEW YORK SALDIRISI

Birinci bölümün ardından birden 9-11’e New York’a ışınlıyor Zeitgeist: The Movie. New York’daki Dünya Ticaret Merkezleri'ne ve Pentagon’a yapılan saldırıların aslında bir komplo olduğunu iddia ediyor film. Yolcu uçaklarının, çarpışmanın ardından hiçbir kalıntı bırakmadan eriyip yok olmalarını, Dünya Ticaret Merkezleri'nin zaten böylesine saldırılar göz önünde bulundurularak tasarlandığını, bu yüzden binaların katlarında titreşim ve ısı kaynaklı bir çökme meydana gelmesinin mümkün olmadığı; Uçak yakıtının alev alması neticesinde açığa çıkacak ısı enerjisinin çelik karkası eritebilecek kadar güçlü olamayacağı, aksine binaların ana iskeletinin kontrollü yıkım uzmanlarının yaptığı gibi 'Termit' cinsi patlayıcılar kullanılarak kesildiğini iddia eden profesörlerin, itfaiyecilerin, mimarların ve komplo teorisyenlerinin demeçlerini sıralıyor Peter Joseph. 9/11 olaylarını bahane ederek A.B.D.’nin Irak Savaşı, Orta Doğu ve Afganistan üzerine yaptığı askeri operasyonları planladığına dair ön görüler sunuyor ve bütün hadisenin planlanmış bir kara operasyonu olduğunu ima ediyor.

BİRLEŞİK BİR DÜNYA HÜKÜMETİ!

Üçüncü bölümde ise Amerikan Federal Bankası'nın uluslararası bankacılardan oluşan bir kabal tarafından idare edildiğini, buna göre A.B.D., Kanada ve Meksika’nın oluşturduğu Kuzey Amerika Ticari Birliği'nin birleşik bir dünya hükümeti oluşturma yolunda atılan bir adım olduğu; Mikro çip implantlarının ve cep telefonlarındaki izleme programlarının kişisel aktiviteleri takip etmek ve ortaya çıkabilecek ayaklanmalara, direnişlere, sivil itaatsizliklere ve muhalif gurupların aktivitelerine ilişkin istihbarat sunmak için tasarlandığı anlatılıyor. Bu sonuncu sav için zaten çok fazla delil ve vaka var. Teknolojinin nasıl işlediği konusunda hepimizin üç aşağı beş yukarı bilgisi de var. Julian Asange’dan Cambridge Analitica davasına, Marc Zuckerberg’in Facebook ve sosyal medyanın iş modeline ilişkin Amerikan Senatosu'nda yapılan soruşturma sırasında alınan ifadesi var. Dolayısıyla bu yukarıdaki üç iddia arasında en doğruluğu su götürmeyeni, en çok bilim-kurguymuş gibi görüneni aslında, artık kamuoyuna mal olmuş bir genel kültür bilgisi haline geldiği için budur bence.

korkut (3)

Film, Jules Verne'nin bilim-kurgusunu izlemek gibi

Zeitgeist: Movie’yi seyretmek açıkçası bir Jules Verne bilim-kurgusu izlemek gibi bir tecrübe. Yani, artık nükleer denizaltıların olduğu bir çağda, Nautilus ne kadar olağan üstü gelecekse size, eğer gözü açılmadık birileri kaldıysa, onlarda belki farkındalık yaratacak cinsten bir yapım. Yani Wachowski Kardeşler'in Matrix 4’ünün mesajı gibi bir iç ses fısıldıyor izlerken kulağıma; “Size bir simülasyon dünyasında yaşadığınızı söylemiştik ama kulağınızın üstüne yattınız, hatta bazılarınız bile bile bu dünyanın parçası olmayı sürdürdü. Belki ilk seferde duymadınız, o zaman tekrar söylüyoruz ama yine de bunun daha büyük bir infial yaratmayacağının da farkındayız!”. Bu tip yapımları izlerken bu yüzden “Eeee, ne olmuş yani?” demek geliyor içimden. Ayrıca sinematografik bakımdan çok daha zengin ve derinlikli içeriğe sahip YouTube videoları var artık.

Zeitgesit serisinin devam filmleri Zeitgeist: Anendum (2008) ve Zeitgeist: Moving Forward (Devam Etmek) (2011), Krişnamurti’den Robert Sapolsky’ye kadar çok farklı alanlarda tanınan dini lider, bilim adamı, akademisyen ve siyasetçinin söylemleri üzerinden ekonomik hegemonya, dünyayı kontrol eden güçler ve sözde tarihi yalanları ifşa ederek, gitgide güçlenmeye başlayan totaliter, bireysel özgürlükleri kısıtlayan, kitlelerin algısını manipüle ederek sahte dünya görüşleri ve tehlikeli ideolojiler pazarlayan; çevreye ve insan hayatına saygısı olamayan, yıkıcı, karanlık güçler karşısında birleşerek kitleleri Zeitgeist hareketine katılmaya davet ediyor.

Çeliğin bilmecesi Çeliğin bilmecesi

korkut (4)

Artık eski dünyada yaşamıyoruz

Zeitgeist, çağdaş dünyaya ilişkin bir sürü tartışmalı gündemi peş peşe, çok da soluk almaya fırsat tanımadan ortaya atıyor. Birçok mevzu, gerçekten üzerinde uzun uzun düşünülmesi ve analiz yapılması gereken problemler. Genel olarak akademik olmaktan ziyade sansasyonel; izleyicileri bir terör trenine sokarak uyandırmayı hedefleyen bir üslubu var. Çoğu zaman karşı tarafı dinlemeden saklı bir “tek gerçeği” bizimle paylaşmak derdinde; zira yakasına yapışıp, karanlık adamlar onu bir bilinmeze götürecekler gibi davranıyor ama çok önemli bir tek gerçek var, o da "artık eski dünyada yaşamıyoruz". Dünya hiçbir zaman sütten çıkmış ak kaşık değildi, sadece şimdi kötü niyetli insanların elinde çok daha çeşitli oyuncaklar var. Bu durumda en iyi savunma yöntemi, insan cinsinin doğasının bir parçası olan sürü hayvanı gibi davranma özelliğini yok edecek, vakaları analitik bir bakış açısı ve akıl ile değerlendirme tutumunu geliştirmeye yönelik bir şeyler yapmak gibi görünüyor. Zeitgeist serisi de kendince, günahıyla ve sevabıyla bunu yapmaya çalışıyor.

zeitgeist-moving-forward