Salgınla birlikte büyük bir yükselişe geçen Türkiye’deki cep telefonu satışı bir yılda 12 milyonu aştı. Eski telefonların küçük bir kısmı değerlendirilirken büyük bir kısmı çekmecelerimizde çürüyor.

FADİME ALTANHAN/YENİGÜN- Döviz ve tedarik sıkıntısıyla fiyatları aşırı yükselen yeni cep telefonlarının satışı Türkiye’de artmaya devam ediyor. Ülkemizde yeni cep telefonu alanların yarısı bir yıl içinde yeni telefon almak istiyor. Her yıl 12 milyondan fazla cep telefonu Türkiye’de kullanılmaya başlanıyor. Beş milyon kadarı 2. el pazarına dönerken, yaklaşık 7 milyonu da çekmecelerde çürüyor.

“Çürümeye terk ediliyor”

Dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon ton elektronik atık üretildiğini söyleyen İzmir Elektronikçiler Odası Başkanvekili Çetin Akbıyık, “Dünyada her yıl 60 milyon tondan fazla elektronik atık üretiliyor. Ancak bunların çok küçük bir miktarı toplanıp geri dönüştürülüyor. Geri kalan kısmı ise evin bir köşesinde çürümeye bırakılıyor. Türkiye'de de her yıl 1 milyon tona yakın elektronik atık üretiliyor ve bu da demek oluyor ki kişi başına 10 kilogramın üzerinde atık demek” dedi.

çetin akbıyık YENİGÜN (1)-1

“Değerli madenler içeriyor”

Türkiye'de sadece yıllık 12 milyon sıfır cep telefonu satıldığını dile getiren Akbıyık, “Bu telefonların 5 milyonu geri dönüşüme kazandırılıyor olsa bile geriye kalan 7 milyon telefon evimizin bir köşesinde, çekmecenin dibinde çürümeye terk ediliyor. Bu da aslında elektronik atık ürettiğimiz anlamına geliyor. Bu cihazları geri dönüşüme kazandırmak hem ekonomiye katkı sağlar hem de çevre kirliliğinin önüne geçilmiş olur. Bu cihazların içinde altın, gümüş, platin, bakır, alüminyum gibi değerli madenler içermektedir. Bu miktarları milyonlara vurduğumuzda ciddi rakamlar elde edilmektedir. Düşündüğümüzde çekmecelerde servet yatıyor” şeklinde konuştu.

“İnsan ve doğaya zarar veriyor”

Elektrikli ve elektronik cihazların uygun şekilde geri dönüştürülmemesinin insan sağlığına ve doğaya zarar verdiğini belirten Akbıyık, “Eski ürünlerin kullanımı enerji sarfiyatını arttırırken, atık halini almış elektrikli ve elektronik eşyaların uygun şekilde geri dönüştürülmemesi kurşun, cıva, brom ve krom gibi zehirli materyallerin salınımına, insan ve doğa sağlığının zarar görmesine sebep oluyor. Örneğin 1 floresanın içerisinde bulunan cıva 30 bin litre suyu kullanılamaz hale getiriyor. Bir çay kaşığının 70’te 1’i cıva bile 80 bin m²’lik göldeki suyu kirletip yaşayan balıkların yenmesini engelliyor. 80 bin m² ise Topkapı Sarayı’nın kapladığı alana eşit. Elektronik atıklarda bulunan değerli maddeler geri kazanıldığında enerji tasarrufu sağlanıyor, emisyon salınımı ve fosil yakıtların kullanımı azalıyor” diye konuştu.

“Yeryüzü kaynakları korunuyor”

Atık elektrikli ve elektronik eşyalar geri dönüştürüldüğünde plastik, metal gibi kısımları fiziksel yollarla ayrılarak ikincil ham madde olarak piyasaya sürüldüğüne dikkat çeken Akbıyık, “Bu yapılmadığında tüm sektörlerde üretim için kullanılan hammadde cevherden elde ediliyor, bu durum da kaynakların azalmasına neden oluyor. Karbon ayak izi son verilere göre 1,7 olarak belirlendi. Bu da dünyada yer alan kaynaklardan çok daha fazlasını kullanmakta olduğumuz anlamına geliyor. Üretim girdisinde cevher ve fosil yakıtların kullanması yerine geri dönüştürülmüş hammaddelerin kullanılması, yeryüzü kaynaklarının korunmasında büyük rol oynuyor. 1 kilo demirin elde edilmesi için 200 kilo cevherin çıkarılması ihtiyaç duyulurken 2 kilo atık elektrikli ve elektronik eşyaların geri dönüşüm projesinden elde edilen demir yeterli oluyor. E-atıkların evde birikmesinin en önemli nedenlerinden biri insanımızın bu atıkları ne yapacağını bilmemesi… “Bir işe yarar, ihtiyacı olana veririm” diyerek bu e-atıklar ya evin bir köşesinde birikiyor ya hurdacıya veriliyor ya da çöpe atılıyor. Evlerde daha çok kablo, ütü, tost makinesi, radyo gibi daha küçük elektrikli ve elektronik eşyalar tutuluyor” açıklamalarında bulundu.

Bakımsız araçlar tehlike saçıyor! Bakımsız araçlar tehlike saçıyor!

“Güncelleme yapılmayanlar çöp oluyor”

Cep telefonu tamircisi Kemal Demir, "Günümüzde teknolojinin hızlı gelişmesiyle birlikte cep telefonları bir ay sonra eskimiş oluyor. Hatta bazı markalarda o kadar sık model çıkarılıyor ki bir hafta demeden elinizdeki telefon modeli eski oluyor. Bazı insanlar teknoloji meraklısı olduğu için sürekli olarak telefonlarını değiştiriyorlar. Ancak bunu yaparken genellikle elindeki telefonu verip üzerine fark ödeyerek yeni modeli alıyorlar. Bunun yanında telefonunun ömrü biten yeni güncellemeleri kabul etmeyen telefonlar bir köşeye atılıyor. Çünkü güncelleme yapılamayan bu telefonların eski tuşu telefonların işlevinden başka bir işlevi olmuyor. Sadece arama yapıp mesaj atabiliyorsunuz. Tabiki günümüz şartlarında insanların internete girmek ve sosyal medyayı takip etmek için akıllı telefonlara ihtiyacı olduğundan bu kişiler eski telefonlarını bir çekmeceye atıp yeni bir akıllı telefon alıyor. Ne yazık ki telefonlar güncelleme yapılmayan akıllı telefonlarla doluyor” dedi.

kemal demir YENİGÜN

“Eğitim amaçlı kullanıyoruz”

Güncelleme yapılmayan telefonları kendilerinin de alamadığı söyleyen Demir, “Biz eski telefonları alarak aynı model telefonlarda parçalarını kullanıyoruz. Ancak günümüzde her telefona özgü yedek parçaları var. Aynı model dışındaki telefonlarda bu parçaları kullanamıyoruz. Bu nedenle bu eski telefonları almak bizlerinde işine yaramıyor. Bizim çekmecelerimizde de güncelleme kabul etmeyen birçok telefon var. Bu telefonları ya bizden kiloyla alıyorlar ya da eğitim amaçlı kullanıyoruz. Bu mesleğe yeni başlamış kişilere ya da lisede okuyan öğrencilere pratik yapmaları ve kendilerini geliştirmeleri için veriyoruz” diye konuştu.

“Telefonlarda değerli maden bulunuyor”

Akıllı cep telefonlarının içinde değerli maden bulunduğu belirten Demir, “Telefonların belli parçalarında altın, gümüş gibi değerli madenler ve elementler bulunuyor. Birçok ailenin evinde bu şekilde kullanılmayan telefonlar vardır. Ülke genelinde her yıl milyonlarca telefon satıldığını düşündüğümüzde aslında ciddi bir rakamdan bahsediyoruz. Bu telefonların içindeki madenlerin ayrıştırılması aslında ciddi bir geri dönüşüm. Tabiki insanlar elindeki telefonu ücretsiz olarak vermek istemez ancak devlet bu konuda bir kampanya başlatarak belli bir ücret karşılığında eski telefonları toplasa ekonomiye ciddi bir fayda sağlar. Bu noktada bizlerde bize gelen vatandaşları yönlendirebiliriz. Piyasada kilo ile telefonları toplayan ya da ana kartları satın almak isteyen kişiler oluyor. En azından devletin bu konuda bir kampanya geliştirmesi bizler içinde iyi olacaktır. Bizlerde elimizde olan kullanmadığımız telefonları veririz. Böylece ülkemiz elektronik kirlilikten korunmuş da olur. Çünkü telefonların içinde sadece değerli madenler değil çevreye zarar veren maddeler de var. Her yıl milyonlarca telefon satıldığını düşünürsek böyle bir çalışmanın başlatılması faydalı olacaktır” açıklamalarında bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından sonuncusu 2020'de açıklanan Küresel E-atık İzleme Raporu'na göre, 2019'da dünya genelinde toplam 53,6 milyon ton yani kişi başı yaklaşık 7,3 kilogram elektronik atık üretilirken, 5 yılda yüzde 21 artış görüldü. Dünya genelinde değeri 57 milyar doları bulan elektronik atıkların yalnızca yüzde 17,4‘ü kayıtlı olarak toplandı ve geri dönüştürüldü. Türkiye'de ise toplam elektronik atık miktarı 847 bin ton, kişi başına düşen miktar ise yaklaşık 10,2 kilogram.