Peyvend ÖKSÜZ/YENİGÜN- Çocukluğunda otelcilik sevdasına tutulan Er Yatırım Genel Müdürü Ferzan Çelikkanat, gençlik yıllarında hayalini gerçekleştirerek turizm otelcilik okur ve sektöre adım atar. Türkiye’de otelciliğin deniz kum güneş sarmalına takılmış olmasından dolayı uluslararası marka geliştirilmesi için harekete geçen Çelikkanat, Amerika’ya giderek bu alanda eğitim alır. Geri döndüğünde ise bilgi birikimini ve tecrübesini kullanarak Türkiye’deki ciddi potansiyeli harekete geçirmek üzere çalışmalarını sürdüren Çelikkanat ile Türkiye’deki otelcilik vizyonunu görüştük. Çelikkanat, İstanbul’da ve İzmir’de doğru lokasyonlarda markalı iş otelinde büyüyeceklerini ifade ediyor.

Çelikkanat Markalı şehir otelciliği ile büyüyeceğiz7

P: Ferzan Bey merhaba öncelikle, biraz kendinizden bahseder misiniz?Çocukluğunuzdan bu yana Ferzan Bey’in bu günlere gelmesinde en önemli faktör ne oldu?

F: Babamın çok seyahat etmesi nedeniyle ta çocukluğumda turizm ve otelcilik sevdası başladı. Bu da beni eğitim hayatında da bu tercihi yapmaya itti. Her zaman hayalim otellerde konaklayıp, yemeklerini yiyip orada vakit geçirmekti. Bu mesleği seçmemde tüm bunlar önemli rol oynadı. Bu motivasyonla turizm otelcilik okumaya karar verdim. Üniversite yıllarımda, Türkiye’de turizm otelcilik yeni yeni gelişmekteydi ve deniz, kum, güneş sarmalına takılmış haldeydi. Ben her zaman daha uluslararası marka geliştirme üzerine bir otelcilik anlayışını benimseyerek kendimi hep o yönde konsantre ettim. Amerika’da bu işi öğrenebilmek adına kariyer hayatım başladı. Spor hayatımı da yoğun yaşadım. Uzun yıllar hentbol oynadım. Spor, iş ve ev üçgeni şeklinde bir çalışma hayatım oldu.

Çelikkanat Markalı şehir otelciliği ile büyüyeceğiz1

P: Turizm-Otelcilik hikayeniz nasıl başladı?

F: Amerika’ya ilk gittiğimde ilk iş hayatı tecrübem Marriot oteller zincirinde oldu. Türkiye’de klasik otelciliğin dışında markalı gayrimenkul geliştirme ve markalı bir segmentte yer alma her zaman benim için öncelikliydi. Türkiye’de çok ciddi bir potansiyel var. Ama bu potansiyel yerel hizmetlerle sınırlı kalmış durumdaydı. Uluslararası alanda pazarlanabilir bir hale getirmek için markalaşmanın çok önemli olduğunu gördüm. Uluslararası belli bir rezervasyon ve programa sahip grupların Türkiye’de de önemli bir yeri işgal edeceğini tahmin ettim. Oradan başlayan serüven Türkiye’de Kempinski Residence’ların Türkiye’ye getirilmesiyle ilk markalı gayrimenkul projesini hayata geçirmekti aslında. Astoria projesi 2005 yılında Astaş’ın başlattığı bir projeydi, onun içerisinde yer aldım. Gayrimenkulcülüğün ve otelciliğin konumlandırılması Türkiye’de aslında çok ciddi bir sürece girdiği bir dönemdi. O süreç Türkiye’de de büyük bir talep gördü. İnsanlar markaların güvenilirliğini satın almak istiyorlardı. Bu hem konaklamada hem de konut projelerinde çok önemli bir yer tutuyordu. O dönemde markalı projelerin uluslararası piyasada aynı zamanda yarattığınız üründe de pazarlanabilir bir fon değeri olduğunu gördük. Bu özellikle nakit akışı açısında ve gayrimenkulümüzün kısa vadede değerlendirilmesi açısından çok ciddi yatırımlara ivme kazandırdı. 

P: Biraz Er Yatırım’dan bahseder misiniz?

F: Er Yatırım aslında bir grup şirketinin bir parçası. Er Şirketler Grubu, denizcilik, madencilik ve benim de gruba katılmam ile birlikte otelcilik alanında da faaliyet gösteren bir grup şirketi oldu. Şirketimizin kömür ticareti üzerine başlayan sonra deniz nakliyatı ve deniz taşımacılığı ile devam eden bir geçmişi var. Tabii içinde bulunduğumuz durum yumurtaları farklı sepetlere koyma ihtiyacı doğurdu. Bu ihtiyaç çerçevesinde de Er Yatırım, gayrimenkul değeri olan uluslararası pazarlanabilir bir fon değeri oluşturmak için 10 yılda 20 otel yapma projeksiyonuyla hareketlendi. Gayrimenkul projelerini geliştirmek için belli bir arazi portföyüne sahip olmak gerekir. Doğru lokasyonda doğru fiyata bir arazi satın alınmasıyla başlayan bir süreç, doğru partnerlerle doğru yatırımı oluşturur.  
Tanımlamak gerekirse; Er Yatırım kendini kısa vadede uluslararası markalı pazarlanabilir şehir içinde iş otelleri kurmak tanımladı. Yönetim kurulumuzla birlikte İstanbul başta olmak üzere tamamlayıcı özelliklere sahip bir otel yatırımları sürecine girdik. Yaklaşık 10 senedir de arazi satın alıp, inşaatını yapıp, markalandırıp aynı zamanda da işletmesini üstlenecek bir noktaya geldik. 

Çelikkanat Markalı şehir otelciliği ile büyüyeceğiz2

P: İstanbul’da nerelerde varsınız?

F: Şu an içinde bulunduğumuz Kağıthane’deki otelimizi faaliyete geçirdiğimiz için sonraki hedefimiz de Ataşehir, Eminönü, Kartal ve Gebze’de otel projelerimiz hayata geçmiş durumda olmak. İzmir’deki otelimiz yaklaşık 2 senedir aktif durumda. 

Çelikkanat Markalı şehir otelciliği ile büyüyeceğiz8


P: Bir pandemi yaşadık ve hala devam ediyor, bu durumdan en çok etkilenen sektör belki de turizm oldu. Er Yatırım bu dönemi nasıl atlattı bundan sonraki süreçler içinde ne gibi önlemler alarak yolunuza devam ediyorsunuz?

F: Pandemi dönemi tabii turizm sektörünü ve bir çok sektörü çok etkiledi. Kendimizi mahkum ettiğimiz 3 ana pazarın Rusya, Almanya ve İngiltere pazarının uluslararası yasaklarıyla birlikte kısıtlanmasından dolayı çok ciddi darbeler vurdu. Şehir içi oteli olduğumuz için bu nispeten de olsa bizi daha az etkiledi. Bizi daha çok etkileyen şehirler arası seyahatlerin kısıtlanması oldu. Tabii buradaki kapanmalarla birlikte turizmde en çok etkilenen alan çalışanlar oldu. Birçok turizm çalışanı sektörünü mecburen değiştirdi ve bir çoğu mesleğinden vazgeçti. İstihdam, personel ve üretim tarafında inşaatlarımızı harekete geçirme konusunda daha çok etkilendik. Pandeminin yoğun olduğu zamanlarda biz otellerimizi kapatmayarak belirli bir ekonomik düzeyde hayatını devam ettirmek üzere oyunu kurguladık ki; bence de doğru yapmışız. Bu tarz işletmelerin kapanma maliyetleri açık tutmaktan daha fazla. Sonunda hem tekrar aynı kadroları elde etmek hem de misafirlerimizi tekrar kazanmak adına birçok işletmenin zorlandığını gördük. Özellikle fiyatlar konusunda doluluğu yakalamak adına fiyat konusunda sektör çok ciddi tavizler verdi. Biz ise bunu optimum düzeyde tutarak bu sıkıntıyı bertaraf ettik. Pandeminin uluslararası alanda yarattığı etkiyi biz lokalde yaşamış olsak da şirketlerin bizimle olan işbirliklerinden bunu daha sıkıntısız atlattığımızı düşünüyorum. Finans fizibilitesini daha doğru kullandığımız için borç yükünü ve işletme sermayesi açısından daha rahat atlattık. Çünkü maalesef Türkiye’de yatırımları çok yüksek boyutta olan firmalar borç ödeme yolunda çok ciddi sıkıntılar yaşadılar özellikle bankalarla. 

Çelikkanat Markalı şehir otelciliği ile büyüyeceğiz6

P: Tanıtım konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çalışmalarını nasıl buluyorsunuz turizm sektöründe, bir de siz kendi tanıtımızını Er Yatırım olarak nasıl yapıyorsunuz? 

F: Turizm sektöründe de ürününüzü doğru paketlemek ve ambalajlamanız gerekir, aslında her ürün bu şekilde pazarlanabilir. Şunu hep örnek veriyorum; bize hala soruyorlar ‘”Hala neden otel yapmak istiyorsunuz” diye. Bence bunun cevabı şu. Bugün Paris’teki Louvre Müzesini 9 milyon insan ziyaret ediyor, İstanbul’u 10 milyon kişi. Bu kadar medeniyetleri ağırlamış her pazarı farklı pazarlanabilecek bir şehire bir müze kadar hala ziyaretçi alamıyorsanız, demek ki hala büyük bir potansiyeliniz vardır. Deniz, kum, güneş turizminden öteye gidemediğimiz bir pazarlama stratejimiz var. 1,5 senedir Turizm Bakanlığı’nın kurduğu Turizm Tanıtım Ajansı diye bir komisyon var. Bunun finansmanı özel sektör ağırlıklı olarak yapılıyor. Yani kaynağını bizim cirolarımızdan alıyorlar. Tanıtımı etkin kılmanın en önemli sac ayağı pazarı çeşitlendirebilmekten geçiyor. Öte yandan  pazarlama konularının en önemli özellikleri sürdürülebilirliktir ve devamlılığı olacak şekilde ileriye taşımak da lazım. 

P. Yeni açılan Kağıthane’deki Four Points By Sheraton’dan biraz bahseder misiniz ve yeni açacağınız otellerden?

F: Kağıthane çok ilginç bir lokasyon, haritayı önünüze aldığınızda çok önemli bir hub noktasında. İstanbul’un merkezi noktalarına eşit uzaklıkta olan bir lokasyon. Bizim otellerimizin şöyle bir özelliği var. Misafirimizi 20 dakika içerisinde istediği yere ulaştırabilmek. Er Yatırım olarak bu oteli hayata geçirdikten sonra Gebze’de sanayi bölgesinde aynı mantıkla üçüncü otelimizi planlıyoruz. Dördüncü otel Ataşehir, beşincisi de Eminönü’nde çok doğru bir lokasyonda. Orada biraz daha seyahat ve turistik kitleye hitap etmek istiyoruz. Kendi içerisinde özel hizmetler barındıran bir otel olacak. 

Çelikkanat Markalı şehir otelciliği ile büyüyeceğiz5

P: Çok teşekkürler Ferzan Bey bu keyifli röportaj için.

F: Ben teşekkür ederim Peyvend Hanım.