Dr. Turgay Bozoğlu'nun 20 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Hepimizin bir bütçesi var. Bu bütçenin bir tarafında gelirlerimiz bir tarafında giderlerimiz var. Gelirlerimiz yetmediği zaman harcamalarımızı karşılayabilmek için borçlanırız. Bazen de borçlanmak yerine harcamalarımızı kısarız ya da gelirimizi artırmak olanağı varsa bunu gerçekleştirmek için çabalarız. Bu ek bir iş olabilir ya da mevcut gelir kaynaklarımızdan sağlanan gelirin artışı olabilir. Eğer hesap kitap bilmeden harcama yaparsak, akıntının bizi götüreceği yer, iyi bir yer olmaz. Devlet bütçeleri de buna benzer. Gelirler, giderler ve borçlardan oluşur. Devleti yönetenler,  önümüzdeki yıl boyunca gelirlerinin ve harcamalarının ne olacağını yaşanan ve yaşanacak gelişmelere göre tahmin ederler. Aynı zamanda bütçeler birer siyaset belgesidir. Tercihleri gösterir. Paranın kimden toplanacağını ve kime harcanacağını söyler.

  Devletin bütçe gelirlerinin en önemli kalemi ise vergi gelirleridir. Devletin geliri, işletme ve aile bütçeleri için giderdir. Burada, menfaat çatışması meydana gelir. Kişiler az vergi ödemek ister. Devlet ise toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli vergi gelirini elde etmeyi amaçlar. Mart ayının bütçe gerçekleşmeleri geçen hafta açıklandı. Bizim için işler nasıl gidiyor, bir bakalım.

Ocak, Şubat ve Mart ayı toplamında, bütçe gerçekleşmelerine baktığımızda, bütçe gelirlerinin 602,5 milyar TL, bütçe giderlerinin ise 571,7 milyar TL olduğunu görüyoruz. Bütçemiz 30,8 milyar TL fazla vermiş. Faiz ödemeleri olmasa cebimizde kalan tutar 115,6 milyar TL olacaktı. Vatandaşların çoğunun yaşadığının tersine, ilk 3 ay için gelirimiz giderimizi karşılıyor; ancak şeytan ayrıntıda gizlidir derler. O zaman, biz de tabloya daha yakından bakalım.

Faiz giderleri ilk 3 ayda yüzde 73, vergi gelirleri ise yüzde 78,4 artmış görünüyor. Faiz giderleri bu kadar çok artmasa iyi olacak. Cebimizden ilk 3 ay 84,8 milyar TL, sadece faiz için gitmiş. Toplam giderlerimizin yüzde 15’i faizden oluşuyor. İlk üç ayda çalışanlara 130,4 milyar TL ödenmiş. Bunun yüzde 65’i kadar bir tutar, maalesef faize gitmiş. Oysa bu para hayat pahalılığı altında ezilen milyonların derdine deva olabilir ya da yeni yatırımlar için kullanılabilirdi.

Vergi gelirlerinde artış iyi hoş da bu para da vatandaşın cebinden çıkıyor. Burada sormamız gereken iki tane soru var. İlki, gerçekten kazanan mı vergileniyor yoksa kümesteki tavuklar mı yolunmaya devam ediliyor? Diğer soru da toplanan vergiler kimin için harcanıyor, harcamalar şeffaf mı?

Kazanç üzerinden alınan vergilere baktığımızda, toplam vergi gelirleri içinde Gelir Vergisi’nin yüzde 15,1, Kurumlar Vergisi’nin ise yüzde 22,6 olduğunu görüyoruz. Gelir Vergisi’nin içinde stopaj yoluyla ödenen vergilerin neredeyse yüzde 85 olması da bir başka acı gerçek. Sizi rakamlara boğmak istemiyorum. Biliyorum ki çok rakam, yazının okunmasını zorlaştırıyor. Ancak bütçe gerçekleşmeleri konu olunca sayılarla anlatmak zorunda kalıyorum. Toplam vergi gelirleri içinde ithalde alınan KDV yüzde 24,7, dahilde alınan KDV yüzde 8,1; yani vergi gelirlerinin 3’te biri vatandaşın harcama yaparken sadece KDV olarak cebinden çıkmış. Dolaylı vergiler bir çeşit anestezi gibi.  Fark etmeden ödüyorsunuz. Ancak gelir dağılımını bozuyor. Vergide adalet ortadan kalkıyor.

Geçen yıl ilk ayda ithalde alınan KDV 51,7 milyar TL iken, bu sene 112,3 milyar TL olmuş. İki katından fazla tahsilat gerçekleşmiş. Benzer bir artışı gümrük vergilerinde de görüyoruz. Geçtiğimiz yılın ilk üç ayında 6,9 milyar TL olan gümrük vergileri, bu yılın ilk üç ayında 14,7 milyar TL olmuş. Harika, değil mi? Maalesef değil. Özellikle enerji fiyatlarındaki artışla birlikte ithalat patladı gidiyor. Ne kadar fazla ithalat olursa bu rakam da büyür. Evet, devlet gelir elde eder. Ancak ödemeler dengesi bozulur. Yani sattığımız, aldığımızı karşılamaz. Döviz ihtiyacımız artar. Daha fazla borçlanmak ve daha fazla faiz ödemek zorunda kalırız. Bu da vatandaşa bütçeden daha az kaynak ve daha pahalı bir yaşam olarak geri döner. Ayşe Teyze ve Ali Amca'nın cebindeki delik büyür. Vatandaşın iki yakası bir araya gelmez, bütçesi denk olmaz…