E. Helil İnay Kınay'ın 10 Haziran 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

5 Haziran Dünya Çevre Günü Kutlamaları ve etkinlikleri, mesajları sona erdi. Gündem yerini farklı paylaşım ve sözlere bıraktı. 5 Haziran Dünya Çevre Günü'nü  “kutlayarak” “ tükettik”;  yeni gün ve farkındalıklarla kutlama ve mesajları ile devam ediyor.

5 Haziran haftasını nasıl geçirdik, sizlerle paylaşmak istiyorum.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, adı ve görevinin ağırlığı kapsamında evsahipliği üstlendi ve 81 ilimizde millet bahçelerinde düzenlen konserler, sahil ve sokak temizliği, yarışmalar, sergi vb. farkındalık etkinlikleri ile tamamladı ve “kutladı”.

Yerel yönetimler, kentlerimizin çevresel altyapı, çevre ve halk sağlığı, atık yönetimi, iklim, afet yönetimi gibi konular ile ilgili sorumluluk ve görevleri gereğince; sahil ve sokak temizliği, yarışmalar, sergi vb. farkındalık etkinlikleri ile  tamamladı ve “kutladı”.

Çevre sorunlarına yönelik farkındalık, doğayı koruma, sıfır atık, geri dönüşüm başlıklarında gerçekleşen tüm etkinliklerde ortak yön; temizlik, farkındalık, etkinlik…

Bu etkinliklerde; havamız, suyumuz, toprağımızın kirli olduğu yaşamı kaybettiğimiz ne kadar konuşuldu? Farkına vardınız mı?

Marmara Denizi'nin öldüğü, su havzalarımızın can çekiştiği, sebebinin altyapısı, arıtma tesisi olmayan ya da doğru çalışmayan kentsel atıksular olduğu, yanlış sulama ve ilaçlama uygulamalarının sonucu tarımsal kirleticiler olduğu, yarattıkları kirliliği önleyecek tesisleri yapmayan, çalıştırmayan, kirleten sanayi tesisleri olduğu ne kadar konuşuldu? Farkına vardınız mı?

Ormanlarımız, doğal sit alanlarımız, tarım alanlarımız, meralarımız, sulak alanlarımız, göllerimizi kaybettiğimiz, son 20 yılda  % 50'sinden fazlasının tahrip edildiği ne kadar konuşuldu? Farkına vardınız mı?

Enerji, madencilik, turizm, sanayi, kentleşme vb. yatırım planlama kararları ve  projeleri ile yaşam alanlarımızın talan edildiği, su havzalarımızın korumasız bırakıldığı, su ve gıda güvenliğimizin ortadan kaldırıldığı, afetlerin, kayıpların sayısı ve şiddetinin arttırıldığı ne kadar konuşuldu? Farkında mısınız?

Tüm bu kutlama ve etkinlikler ile “farkındalığımız arttı mı?” sorusunun cevabını sizlere bırakalım. Neyin, neden, kimin için, ne için farkında olmamız gerektiğini, neden kutlama yapmadığımızı bir kez daha paylaşalım. Paylaşalım ve farkında olalım ki sahip çıkalım, hesap soralım, yaşamımızı koruyalım..

5 Haziran bir kutlama değil sorunların tartışıldığı; sorunlara, sebeplerine, sonuçlarına ilişkin farkındalığın arttırıldığı bir anlam için 50 yıl önce Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konmuştu. Bugün Dünya Çevre Günü'nü 50. yılında “Tek Bir Dünya” sloganı ile kutlarken, geçmiş 50 yılda çevre yönetimi, sorunlarının farkında olmadığımızın, çözüme ilişkin mücadelenin farkında olmadığımızın göstergesi bugün yaşadığımız yaşam sorunları..

Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Ahmet Soysal bir yazısında; “Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünyadaki ölümlerin %24'ünün çevre sorunları kaynaklı olduğunu, her yıl bu oranın arttığını belirtti. 2019 yılı için yapılan bir çalışmada, çevre kirliliğinin 9 milyon insanın erken ölümüne sebep olduğunu paylaştığı yazısında Ahmet Soysal; 2019 yılındaki her 6 ölümden 1 inin çevre kirliği kaynaklı olduğunu belirten bir çalışmadan bahsetti.

Çevre Mühendisleri Odası, Hava Kirliliği Raporu'nu yayınladı. Rapora göre tüm kentlerimizde hepimiz kirli hava soluyoruz

Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, İzmir Çevre Durum Raporu'nu yayınladı. Rapora göre kentimizin çevresel altyapı karnesi kötüleşiyor, yaşam kalitesi düşüyor, çevre sorunları büyüyerek devam ediyor.

İzmir’de çevre mühendisleri, bilim insanları, yaşam savunucuları, TMMOB, İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Egeçep, İzmir Yaşam Alanları, Konak Kent Konseyi, Ege Kent Konseyleri Birliği ve platformlar da 5 Haziran’da farkındalık yaratmaya çalıştı. Yaşamı, kenti savunan, aynı kaygıları taşıyan herkesle birlikte “Kutlama Değil Ekolojik Yıkımla Mücadeledir” dedik.

1 Haziran'dan itibaren her gün, kentin farklı bir sorunu için nöbet tutuldu, forumlar gerçekleştirildi. Çeşme Projesi ve Yarımada konuşuldu, Gaziemir’de 15 yıldır çözüm bulunmayan nükleer atıklar konuşuldu, İzmir’in suyu konuşuldu, Kültürpark konuşuldu, Aliağa konuşuldu. Her gün 3 saat süren nöbet ve forumlar ile Mimarlık Merkezi önünde ses verildi.

6 Haziran tarihinde tüm katılımcılar, İzmirliler ile birlikte yapılan çağrılar ile çevre sorunlarına, dolayısı ile kent ve yaşam sorunlarına karşı “Bu Kentte Ekolojik Yıkıma Karşı Dayanışma Var” sözü ile yapılan basın açıklaması, yürüyüş ile vapur iskelesi önünde sorunlar, öneriler, toplumsal mücadeleye ilişkin görüşler dile getirildi.

5 Haziran geçti, takvim yaprakları hızla değişiyor. Kutlamalar bitti. Çevre sorunları geçmedi, bitmedi, artarak devam ediyor. Mücadele de bitmedi..

Çevre sorunları yaşam sorunudur, toplumsal sorunlardır. Farkındalığı günlere, konserlere, çöp toplamaya indirgeyerek çözemeyeceğimiz, bilim, mühendislik, planlama ile değerlendirilmesi gereken; bu temelde oluşturulan politika ve uygulamalar ile çözülmesi gereken yaşamsal sorunlardır.

Biz çevre sorunlarını , İzmir’in çevre karnesini paylaşmaya, konuşmaya, gerçek çözümleri, gerçek uzmanlardan aktarmaya devam edeceğiz. Sözün bittiği, yaşamın kamu ve doğa yararının geri dönüşü olmayan noktada kırıldığı noktadayız.

Daha çok konuşmaya, tartışmaya, birlikte olmaya, kentlere, çevre ve yaşam sorunlarına yönelik mücadeleyi kamusal ve toplumsal her alanda  birlikte büyütmeye zorunluyuz.

 Söylenecek çok söz, gidilecek çok yol var…  Yaşamı, emeği, mücadeleyi omuz omuza büyütmek dileği ile….