15.02.2021, 05:48

Çevre sorunları kapımızda...

Giderek bizi zorlayan ve hem maddi hem de manevi yönden yıkıma uğratan zorlu süreçlerden geçiyoruz...

Depremler, seller, doğa olayları, dolu derken hortum da eklendi güzel ‘İzmir’imin gündemine.

Aldı savurdu attı bildiklerimizi.

Depremin yaraları sarılıyordu, sel ile yıkıldık. ‘Sel’in yarası sarılıyordu dolu ve tayfun vurdu. Çok uzak görünen iklim değişikliği gerçeği tüm hakikatleri ile kapımızın önünde.

*

‘S.O.S’ veren dünyamız kendini yenilemek için aslında büyük çaba sarf ediyor.

Doğaya yapılan bütün tahribatların öcüdür tüm bu yaşananlar.

Doğayla insanoğlu arasındaki ilişkide dengeleri bozan biziz.

Doğanın aleyhine çalışan biziz.

O nedenle de doğa kendini koruma yoluna gidiyor.

Bizden koruyor.

Kendini onarmaya çalışıyor.

*

 

Ocak ayı normal mevsim değerlerinin üstündeki sıcaklıklarla geçti. Soğuklara yeni merhaba dedik. Ülkemizde mevsim değişikliğinin tarım üretkenliğini de düşürmesi ise her şeyin tuzu biberi. Gıda, barınma, enerji gibi temel ihtiyaçlar için büyük çaba ve tüketim çılgınlıklarıyla boğuşuyoruz.

Aniden ortaya çıkan anlık durumlar, seller artık iç içe yaşanıyor. Ve biz somut öneriler getirmek zorundayız.

İnsanlık olarak tüm olanaklarımızla dünyamıza, ülkemize ve şehrimize sahip çıkmak zorundayız.

 

*

Çok şey var söylenecek aslında.

Fakat çevre sorunları kapımızda ise en önemli etki nüfusun hızla artması ve artan nüfusla birlikte taleplerin de aynı şekilde artmasıdır. Hızla ilerleyen sanayileşme ve katlanarak artan nüfus gezegenin büyük sorunu. Tüm insanlığın ortak sorunu.

Yok, olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan dünyamızın doğal kaynakları da bu nedenle hızla tükeniyor. Şimdi bu ortak sorunla karşı karşıya kaldığımızdan olsa gerek çözüm bulabilmek için çabalıyoruz.

*

Özellikle sanayi devrimi ile başlayan bu süreçte karşı karşıya kaldığımız büyük devasa sorunları kucakladık.

Aslında dünyamızda tamamen geri dönülmez bir sürece girilen durumlar yaşanmaya çoktan başlandı bile.

Buzulların erimesi en büyük örnektir ve akabinde iklim değişiklikleri, mevsimlerde sapmalar, yeraltı sularının kirlenmesi ve azalması, ormanların katledilmesi ve denizlerde ki devasa çöpler diğer örneklerdir.

Hatta hava kirliliği yani soluduğumuz havanın kimyasallarla dolması ve şehirleşmede betona teslimiyet son damlalardır.

*

Küresel ölçekte; üzerinde durulması ve tartışılması gereken en önemli nokta “iklim değişikliği, su ve hava kirliliği” bana göre.

Tahrip edici insan, bozucu insan, sınır tanımaz insan umarım çevre sorunlarının çözümü için uluslararası işbirliği ve şeffaf girişimler ile kendini ve yerküremizi düzeltir.

Doğaya saygı duymayı öğrenir...

Umarım...

 

Dip not;

Sorunlarımız...

Çevresel sorunları belirli başlıklar altında toplarsak hiç de az bir sorun ile yüzleşmeyiz.

Daha da çok var bu listeye girecek sorunlar ancak ben şimdi belli başlılarını söylemekle yetineceğim.

“İklim değişikliği ve Global Isınma...

Orman tahribatı...

Nükleer atıklar ve kazalar...

Toprak erozyonu...

Gıdalarda kalitesizlik...

İçme suyu temininde zorlanma...

Kaynaklar ve yeraltı suyunun kaybı ve kirlenmesi...

Hassas eko sistemin bozulması...

Hava kalitesi bozulması...

Tehlikeli atıklar...

Sanayi atıkları...

Denizlerin kirlenmeleri...

Deniz seviyesi yükselmesi...

Çölleşme...

Ozon parçalanması...

UV radyasyonunun artışı...

Tüketim çılgınlığı...

Şehirleşme ve beton sevdası vb...”

 

Mutlu kalın...

 

Fıkra;

Temel, yeni aldığı şemsiyeyi terziye götürür, bir delik açmasını ister. İster ama terzi bunun anlamsız olduğunu, yaparsa şemsiyeye yazık olacağını söyler ve ilave eder:

– Beni dinlersen, şemsiyeye delik açmayalım.
Temel, kararlıdır ve itiraz eder:

– Ula, ne anlamaz adamsun, yağmurun dinduğuni sonra nasil anlayacağum?

 

 

Günün sözü;

Kişinin atmosferi, kendi zihin ve bedeninin yaydığı ışımadır. Kişinin çevresindeki atmosferin niteliği, onun düşünme ve eylemleriyle yaydığı etkiye bağlıdır.
-Varlık Bilimi ve Yaşama Sanatı / Maharishi

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@