Fadime ALTANHAN / YENİGÜN - Basın açıklamasına CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel'in yanı sıra, CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır ve Atilla Sertel, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, KESK İzmir şube başkanları, Tüm Yerel- Sen şube başkanları ve çok sayıda atanamayan öğretmen katıldı.

yenigün_mehmet bozgeyik

Basın açıklamasını gerçekleştiren CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, köy okullarının yeniden açılması gerektiğine vurgu yaparak,"17 bin kapalı köy okulu açılırsa hem öğrencilemiz köylerine uzak beldelere taşınmaktan kurtulacaklar hem de ataması yapılmayan öğretmenlerin ataması yapılacaktır" dedi.

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel,"' Milli Eğitim Politikalarımız 15 yıl boyunca FETÖ'ye emanet edilmesi, son 5 yıldır da AKP ktidarları ve tek adam yönetiminin basiretsizliği sayesinde tam bir adaletsizlik ve insan hakları sorunu haline dönüşmüştür. Hak ve hukuk tanımayan liyakat yerine itaati ve sadakati tercih eden milli eğitimi düşünmeyen bir yönetim anlayışının yaşandığı son 20 yılın en yılın en büyük mağdurları şüphesiz ki hakları çiğnenen, yılları ve emekleri çalınan, ataması yapılmayan öğretmenlerimiz, dolayısıyla da öğretmensiz kalan çocuklarımızdır. Resmi verilere Türkiye'de 460 bin sendikalara göre tespit edilemeyenlerle birlikte yaklaşık 700 bin ataması yapılmayan öğretmen bulunuyor. Her yıl ataması yapılmayan 25 bin öğretmen işsizler ordusuna katılıyor. Umutsuzca atanmayı bekliyor. Sistem bu şekilde giderse atanmayan öğretmen sayısının 2023 yılında 1 milyonu bulması bekleniyor " dedi.

yenigün- deniz yücel

"Ülkemiz ilimde de yoksullaşıyor"

Yücel, "Her geçen sene başarı sırasında geriye düşen ülkemiz aslında ders yükü altında ezilen kadrolu öğretmenlerimiz, kalkınmayı bekleyen bir cumhuriyetimiz varken eğitim ordumuzun genç neferleri olmak üzere eğitim almış gençlerimizin başka işlerde çalışmaya zorlanması asla ve asla kabul edilemez. İşte AKP iktidarlarının yanlış ve yandaşa dayalı politikaları ataması yapılamayan öğretmenlerimiz için kullanılacak kaynakların da heba olmasına sebep olmakta ülkemiz sadece ekonomik olarak değil, ilim ve fen yolunda da yoksullaşmaktadır. Bu yoksulluğun önüne geçecek genç öğretmenlerimizse KPSS'den çok yüksek puanlar alsalar bile kadrosuzluğa yenilmekte ve maalesef işsizler ordusuna katılmaktadır. Hem mesleklerini yapmak hem de geçimlerini sağlamak için verdikleri bu psikolojik savaş ne yazık ki onların da tüm ruh halini etkilemekte ve bu yolda zaman zaman pes eden gençlerimiz acı bir sona kurban olmaktadır. Öğretmenlik gibi kutsal bir mesleği en çok intiharın yaşandığı meslek gruplarından birisi hali getirmek bugünkü iktidarın ayıbı, utancı ve günahıdır. Çünkü bu yaşananlara karşı sessiz kalan, çözüm varken hayata geçirmeyen, atanamayan öğretmenlerin sesine kulak tıkayanlar bugünün iktidar sahibi olanlar ve saraylarda zevk-i sefa içinde yaşayanlardır" açıklamalarında bulundu.

17 bin köy okulunun yeniden açılması çağrısını yineleyen Yücel, " Eğer 17 bin kapalı köy okulu açılırsa hem öğrencilemiz köylerine uzak beldelere taşınmaktan kurtulacaklar hem de ataması yapılmayan öğretmenlerin ataması yapılacaktır. Unutulmamalıdır ki cumhuriyetimiz bu yerlere kırsaldan başlayan eğitim seferberliği, köy okulunda yetişen bilim adamları, sanatçılar ve aydınlarımız sayesinde gelmiştir. Köy okullarının kapanması eğitim sistemimize vurulmuş büyük bir darbedir" dedi.

"Öğretmen adaylarının hayallaeiyle alay ediliyor"

Türkiye'de yaşanan bu sorunların bir nedeninin de plansız bir şekilde eğitim fakültelerinin açılması ve kontejanların artırılması olduğunu söyleyen Yücel, "Buradan bir çağrı yapıyor ve bu işin mimarı da varsın AKP iktidarı olsun diyoruz. Siz bu değişikliği yapın, milletimizin ve öğretmenlerimizin sorunlarını çözün bu bize yeter. Yüksek Öğretim Kurumu'nun açıklamasına göre Türkiye 93 eğitim fakültesi bulunuyor. Bu fakültelerde yaklaşık 221 bin öğrenci eğitim alıyor. Türkiye'de her 10 üniversite öğrencisinden biri öğretmen yetiştiren fakütelerde eğitim görüyor ve plansız, programsız eğitim yaklaşımıyla eğitim fakültelerinde öğrenci sayıları artmaya devam ediyor. Bu kadar gencin milyarlarca liralık eğitim maliyeti ve yıllarca eğitime harcanan zaman sağlanamayan ihtihdam koşullarında hem maddi hem de toplumsal israfa dönüşmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nda 2021 yılında bir ayda 120 saat ücretli çalışan bir öğretmenin eline geçen para ayda yaklaşık 2 bin 200 lira. Bugün binlerce ücretli öğretmen 120 saatin altında çalışıyor. 120 saatin altında çalışan ücretli öğretmenler 2 bin 200 liranın çok daha altında maaş ve ücret almak zorunda kalıyorlar. Atamasını yapmadığı öğretmenlere bu koşullarda yaşamayı dayatan Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi açıklamalarına göre Türkiye'de bugün 100 bin öğretmen açığı bulunuyor. Bu açıklamasıyla da Milli Eğitim Bakanlığı ataması yapılmayan öğretmenlerimizin hayalleri ve emekleriyle birlikte varını yoğunu çocuklarının geleceğine yatıran ailelerle genç öğretmen adaylarını adeta alay ediyor" diye konuştu.

Yücel çözüm önerilerini sıraladı

Acil çözüm önerilerini yineleyen Başkan Yücel iktidara seslendi: "Adında adalet ve kalkınma olan AKP iktidarı gelin bu inada, mili eğitime yaptığınız bu kötülüğe, öğretmenlerimize reva gördüğünüz açlık sınırındaki ücrete ataması yapılmayan öğretmenlerimizi mahkum ettiğiniz işsizliğe son verin. 17 bin köy okulu derhal açılmalı. Eğitim fakültesi sayısı ve öğrenci sayısı ihtiyaca göre belirlenmeli ve bu okullarda nitelikli eğitim verilmelidir. Devlette taşeron öğretmen utancına son verilmeli, öğretmenler kadrolu olarak meslek onura yakışır şartlarda istihdam eidlmelidir. Mili Eğitim Bakanlığı ivedi bir şekilde 100 bin açık öğretmen kadrosuna derhal atama yapmalıdır."

"Önümüze sandığı bir an önce koyacaklar"

CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, yaşanan sorunların çözümünün erken seçimle olacağını ifade ederek, "Plansız ve programsız bir çalışma içinde bu iktidardan bir şey beklemek çok zor. Bu işlerin düzelmesi duayla olmayacak. Önümüze sandığı bir an önce koyacaklar ve biz de gereğini yapacağız. Öğretmenlerin göz yaşlarını dindirme zamanı geldi. Geliyor gelmekte olan" dedi.

"Dinselleştirme politikaları yapılıyor"

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, "AKP iktidara geldiği günden bu yana eğitim sistemini hedef almıştır. 4+4+4 eğitim sistemiyle dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz açıklamasıyla birlikte eğitimde dinselleştirme politikalarıyla karşı karşıyayız. Her gün bu yurtlarda her öğrencimizin tacize ve tecavüze uğradığı sistemle karşı karşıyayız. Türkiye’nin kanayan yarası olan bu eğitim sisteminin sosyal demokratik normlara dönüştürülmesi gerekiyor. Bugün eğitim alanında bir planlamadan söz edemiyoruz. Pandemi sürecinde de yoğun krizler oldu. Plansız, niteliksiz ve neredeyse her köye açılan üniversite ve yüksekokullarla birçok öğrencimizi işsiz bırakan politikalar tercih edildi. Yandaştan ve kendi sermaye grubundan yana politikalar hayata geçirildi. Bugün baktığımıza ücretli öğretmenler 100 bini aşıyor. Türkiye’de öğretmen açığı bunun en azından 2 katı. Bu iktidar tercihini kadrolu, nitelikli ve bilimsel eğitimden yana kullanmadığı için eğitim alanında da açlık sınırının altında 90 bin ücretli öğretmen çalıştırılıyor. Arkadaşlarımız açlığa mahkum ediliyor. Sorunun nedeni neyse ona karşı mücadele etmek gerekiyor. Bizce sorun iktidar ve onun eğitim alanında uyguladığı gerileştirme ve dinselleştirmeye yönelik politikalardır. Bizim bununla hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. 100 bin öğretmenin atanmalı ve eğitimde var olan sorunlar daha da derinleşmeden çözülmeli. Biz bu politikalara karşı 18 Aralık günü bir miting yapacağız. Gücümüzü ve sözümüzü birleştirirsek gitme vakti gelen iktidarın gitmesini çabuklaştırırız” ifadelerini kullandı