Nihat AK/YENİGÜN - Ege Bölgesi’ndeki yoğun programında Yenigün Gazetesi’ni ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili ve Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal sektöre dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Sarıbal, Haber Müdürü Nihat Ak’a verdiği röportajda Türkiye’nin tarım alanında önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurguladı.
saribal 4

TÜRK ÇİFTÇİSİ KORUNMALI
 

Gelişmiş ülkelerin çiftçisine ve tarımına sahip çıktığını vurgulayan CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, “Avrupa’da devlet-çiftçi-aracı ilişkileri çok iyi planlanmıştır. Türkiye’de ise 24 Ocak 1980 kararları ile başlayıp günümüze kadar gelen süreçte Türk çiftçisi serbest piyasada korunmasız bırakılmıştır. Avrupa’da 1960 yılında Ortak Tarım Politikası (OTP) ile başlayan süreçte, birlik bütçesinden yaklaşık %75 pay alan tarım sektörü günümüzde de %40’ı aşan oranda pay alıyor. Avrupa Birliği ülkeleri pandemi öncesinde çiftçisine yıllık 60 milyar avro destek verirken pandemi ile birlikte bu miktarı daha da arttırdı. Ülkemizde ise üreticimizin ürünü tarlada kalırken tarımsal destekleme bütçesinden hak ettiğini alamadı. Bu olumsuz şartlar altıda çiftçimiz bugün 84 milyon insanımız ile birlikte 5 milyona yakın sığınmacı, mülteci ve yabancı ile 45-50 milyon turisti besliyor. Üstüne ihracat için ürün yetiştiriyor ama AKP ülke çiftçisine hak ettiği desteği vermiyor” dedi.
SARIBAL 1

ÇİFTÇİ BORCUNU BORÇLA KAPATAMAZ
 

Bir ülkedeki mülkiyet hakkının el değiştirmesindeki 3 yöntemden ikisinin Türkiye’de yaşandığını savunan CHP’li Sarıbal, “Bir ülkedeki mülkiyet hakkının el değiştirmesi savaşla, toprak sahiplerinin o alanda geçinememesiyle, krediler vererek geçici saltanat yaşatıp ürettiği ile borcunu çeviremez duruma gelmesi ile sağlanır. Bunun son ikisi Türkiye’de yaşanıyor. 2002 yılından 2021’nin ortasına kadar çiftçinin borcu 62 kat arttı. Geldiğimiz noktada bankalara 149 milyar, tarım kredi kooperatifine 10 milyar ve serbest piyasaya olan borçlarla birlikte 200 milyar lirayı aşan bir borç yükü çiftçimizin sırtındaki kamburdur. Türk çiftçisi topraklarına geçinemiyor, kredilerle geçici saltanat yaşatılan borçlu çiftçi borcunu ürettiği ile ödeyemiyor. Borç, kartopu gibi büyüyerek çığa dönüştü. Darağacındaki çiftçinin boynundaki idam ipi her hareketinde daha boynunu sıkıyor. Türkiye’de mülksüzleştirme başlamıştır. Kaç milyon dönüm arazi satıldı? Kimler aldı? Soruyorum cevap veren yok” şeklinde konuştu.
SARIBAL 2

HANGİSİ YETİŞMİYORDU Kİ İTHAL ETTİNİZ?
 

İthalata dayalı tarım nedeniyle sektörde çok ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Milletvekili Orhan Sarıbal, “Tarımda çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. 35 milyon dönüm tarım alanı son 15 yılda tarımdan çıktı. 700 bin çiftçi ailesi tarımdan uzaklaştı. 19 yılda ithalat için verilen para 120 milyar dolar. Ülkemizde üretme imkanı varken AKP döneminde 78 milyon ton buğday, 24 milyon ton mısır, 6 milyon ton arpa ve sonuç olarak 113 milyon ton hububat ithalatına 30 milyar dolar ödendi. Yetmedi 4 milyon ton mercimek, 600 bin ton kuru fasulye ve 467 bin ton nohut ithal edildi. Toplam 6 milyon ton baklagil ithalatına 4,5 milyar dolar ödendi. Üretim alanları azalmış, üretim sabit kalmış buna karşın hububat ve baklagil ithalatına 35 milyar dolar para ödenmiş. Bu ülkenin topraklarında üretilemeyen hangi ürünü ithal ettiler. Hepsi bu ülkede üretilebilir ürünler” dedi.
 

DESTEK SÖZDE KALIYOR
 

Tarıma verildiği iddia edilen desteğin yapılan zamlarla daha fazlasının alındığını belirten CHP’li Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bu yıl için bütçeden tarıma 24 milyara çıkardıklarını söylediler. Gelecek yıl için ise 25 milyar 800 milyon fark 1.8 milyar. Kocaman devlet tarımı desteklemek için 1.8 milyar arttırırken daha destekler çiftçinin eline geçmeden, sadece mazota getirilen zam
çiftçinin cebinden sadece mazota yapılan zamlardan dolayı 6 milyar lira geriye alınacak. Tarımsal girdi teminine destek amacıyla verilen tarımsal destekler çiftçilere zamanında ödenmiyor. Girdilerin hepsi ithal olduğu için de döviz kuruna bağlı olarak neredeyse her hafta zam görüyorlar. Dolayısıyla da destekler çiftçinin eline geçene kadar erimiş oluyor”şeklinde konuştu.

SARIBAL 6-1
TARIM SÜRDÜRÜLEMEZ HALDE

Sürdürülebilir tarımın bilimsel verilerle yapılması gerektiğine vurgu yapan CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bir ülkede tarımın sürdürülebilmesi için et ve süt fiyatlarına bakılmalıdır. 1 litre süt ile 1.5 kilogram yem alınabilmelidir. Farklı yerlerden farklı fiyatlar açıklansa dahi Türkiye’de 3 liraya bile süt satabilen çok çok azdır. 19 protein 2 bin 700 enerjili sahici yemin 50 kilogramlık çuvalı 180 lira. 1 litre süt ile 1 kilogram yem alınamıyor. Geçen yıldan bu yıla süt hayvanları kesime gidiyor. Bir kilogram kırmızı et ile besici 26 kilogram yem alabilir ise işini devam ettirebilir. 14-15 protein 2 bin 700 enerjili yemin çuvalı 160-180 lira. 1 kilogram kırmızı et ile besici 14-15 kilogram yem alabiliyor. Bu bilimsel verilerle ülkemizde tarımı sürdürebilmek imkansız” dedi.
 

GİRDİLERİ DÜŞÜREMİYOR ALIM GÜCÜNÜ YÜKSELTEMİYOR
 

Türkiye’nin gıda güvenliğinin tehlikede olduğunu savunan CHP Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bir ülkede gıda güvenliğinin olabilmesi için kendi kendine tarımda yetebilen bir ülke olmak gerekir. Bu şartlar altında mümkün görünmüyor. Çiftçinin girdi maliyetleri düşürülür ise üretim yapabilir yurttaş güvenli gıdaya ulaşabilir. Maliyetler düşürülmüyor ise yurttaşların alım gücü yükseltilir ise çiftçiyi kurtaracak fiyatlardan temel besin kaynaklarına ulaşılabilir. Bugünkü şartlarda yüzde 43’ü asgari ücretle çalışan yurttaş 50 liraya 60 liraya peynir alamaz. Çiftçi üretemiyor, yurttaş gıdaya ulaşamıyor. Türkiye’nin gıda güvenliğinin maalesef tehlikede” şeklinde konuştu.