Cici Park'a hayat veren muhtar

Bu hafta İzmir'in ortasında her yere yakın ve küçük bir mahalle olan Selçuk Mahallesi'nin emektar muhtarı Kasım Yavuz bey ile sohbet ettik. Kıbrıs gazisi de olan Muhtar Yavuz, hayat hikayesini anlattı

Güncel 12.08.2021 - 07:08 12.08.2021 - 07:09

Uygar ÖZEL / YENİGÜN - İkiçeşmelik'ten aşağıya doğru aracınızla ya da yürürken sağ tarafta görebileceğiniz, yıkılan eski öğretmen evinin karşısında kalan park ve parkın arkasında gizlenen mahalle Selçuk Mahallesi. 90'lı yıllarda bakımsız ve hüzünlü görünen bu park şu an canlanmış, temizlenmiş ve renklenmiş. Muhtarımız Kasım Yavuz ile manzarası şehre hakim olan Cici Park'ın serinliğinde ve hemen parkın üst tarafındaki muhtarlık bürosunda söyleştik. Misafirperverliği ve güler yüzlülüğü ile size her konuda yardım etmek için özellikle çaba gösteren Kasım beyin muhtarlığa kadar olan hayat hikayesini merakla dinledik.

 

4 DÖNEMDİR MUHTAR
İsmim Kasım Yavuz, 1950 doğumluyum. Mardin, Ömerli, Anıttepe Köyü'nde doğdum... Selçuk Mahallesi’nin 4 dönemdir muhtarıyım. İki devlet madalyalı Kıbrıs Gazisiyim. Askerlik hizmetim bittikten sonra köyüme döndüm fakat orada bir süre kalıp İzmir’e taşındım. 47 yıldır İzmir’deyim. 5 yavrumu İzmir’de büyüttüm. Biri matematik okudu, diğeri turizm, bir diğeri terzilik yapıyor. Sağ olsunlar mahallem beni hiç bırakmadı, seçilmeye devam ediyorum. Yıllar önce yarım bıraktığım ilkokulumu Kadifekale’de, Dumlupınar’da bitirdim. Muhtarlık bölgem Cici Park’tan, Zafer Ortaokulu’nun yanından başlar, 574 sokağın 137., 138. sokaklara kadar benim hizmet bölgemdir. Yapıcıoğlu Camii’nden iniyorum, Rakım Erkutlu Caddesi’nden devam ediyorum, 139. sokağa dek bana ait. 7000 vatandaş vardı fakat biraz nüfus düştü.

 

CİCİ PARK’IN TADİLATI
Cici Park’ı tadilat etmeye ben muhtarlığa geldikten sonra başladık. Parkın son hali çok güzel oldu. Büyüklerlerimizi, yetkilileri her zaman parkımıza davet ediyoruz, gelip görmelerini her zaman istiyoruz. Tunç Soyer başkanımızı ve tüm dostlarımızı her zaman parkımıza bekliyoruz. Ben Muharip Gaziler Derneğine’de de yer almaya 13 yıl devam ettim. Her Cuma ve bütün özel günlerde, bayramlarda büyüklerimizi ve yetkili kurumları tek tek arıyorum ve kutluyorum. Camimize de katkıda bulunmaya çalışıyorum. Yani elimden geldiğince vatandaşların işlerinden sonra her yere, hatta yan mahalle muhtarlıklarının işlerine bile arada karışıyorum. Tabi arayıp kendilerine mahalledeki şu sıkıntıları hallettim diyorum, 'Özür dilerim senin mahallelinle karşılaşınca sorunu ben halletmek zorunda kaldım, affet diyorum' onlar da sağ olsunlar teşekkür ediyorlar. Parkın temizlenmesi ve otların temizlenmesi için aletlerimizde biraz eksikler var. Ağaçların bu senelik budanmasının bir kısmı kaldı fakat öyle çok büyük bir sıkıntımız yok. Eksikler ufak tefek şeyler. Mahallemiz birinci sıradan kentsel dönüşüm sırasına girdi. Yetkililer gelip tek tek geleceklerini ve herkese tek tek ne istediklerini soracaklarını söylediler. Ev mi istiyor vatandaşlar yoksa yerine para mı, bunlar hep konuşulacak. Buralarda ilk kazmanın mahallemize vurulacağını söylediler.

Cici Park eskiden mezarlıkmış
35, 40 muhtarlık var bu civarda, sağ olsunlar bir sorun olduğunda hep birlikte hemen çözüyoruz. O mahalle senin bu mahalle benim gibi şeyler aramızda yok. Söz bana gelince de sağ olsunlar “Bir gazimiz var onu da üzmeyeceğiz’’ diyerek saygıyı da eksik etmiyor diğer meslektaşlarım.

Buranın tarihi özelliğinden bahsedecek olursak Cici Park eskiden mezarlıkmış. Varyant’ın sonundaki diş hastanesine kadar aşağı iniyormuş. Geçmişi 120 yılı bulur. Yahudi ve hristiyanlara ait mezarlar olduğu söylenir. Daha sonra da müslümanlara ait olmuş. Ben buraya ilk geldiğimde parkı düzeltirken 22 mezar bulduk. Kemikleri çıkardık, kim olduklarını bilmeden mezarlıklara götürdük, kazara rastladığımız bir hocaya da dualarını okuttuk ve definlerini yeniden yaptık.

Dediğim gibi 4 dönemdir buradayım, ilk dönem 3 yıldır, sonradan 5 yıla çıktı. 72 yaşındayım ve mahallemi, ülkemi çok seviyorum. İnsanlara yardım etmeyi de çok seviyorum. Gece gündüz demeden her yere koşturmaya çalışıyorum. Mahalleli sayesinde sağ olsunlar seçimlerdekileri rakiplerimi eliyorum. Eksiklerimiz olsa da Büyükşehir kendi alanları dahilinde ihtiyacımız olduğunda yardıma yetişiyor. Yolun karşısındaki park ile bizim parkımız arasına üst geçit olması teklifinde bulundum fakat o şekilde kaldı. Karşıyaka'dan bir fırıncı arkadaşımız ekmek desteği veriyor ve mahalleliye dağıtıyorum. Ben zamanında ülkemi kurtardım. Bu yüzden çok mutuyum. Bayrağım, namus ve şerefim için Kıbrıs’ta savaştım ve bunun için her zaman evvel allah diyorum. İki savaş madalyam var. Birini Türk Devleti, birini Kıbrıs Devleti verdi. Ülkem şimdi istesin gözümü veririm.

 

Kıbrıs’a ilk ayak basan askerlerden biriyim
Kıbrıs’a ilk ayak basan alayın komutanı rahmetli Halil İbrahim Karaoğlanoğlu benim komutanımdı. Bize ‘Ayşe taile çıksın’ dediler biz de yola çıktık. Zeytinli’yi ele geçirdik fakat rahmetli orada bir yarbay ile birlikte şehit oldu. İki katlı boş bir evi kontrol ederlerken oraya top mermisi attılar. Ben koşarak gittim ama yetişemedim. Yıllar sonra oğlu ile İzmir’de tanıştım. Oğlu da asker, emekli albay idi. Derneğe de geliyordu. Annesini sordum ona, İzmir’e hiç geliyor mu dedim. Bu sene gelecek dedi. Konuştuk, ayrıldık. Sonra bir gün Muharip Gaziler Derneği’nde otururken telefon çaldı. Oğlu arıyordu. O zamanlar henüz muhtar değilim. Annem geldi dedi. Yeşilyurt’a doğru hemen bir taksiye atlayıp gittim, evlerini buldum. İçeriye girdim ve hemen rahmetli komutanımızın eşinin elini öptüm. Ben öper öpmez bana ‘-ben sizi tanımıyorum’ dedi. ‘-Eşiniz benim komutanımdı, Kıbrıs’a çıkarmayı birlikte yaptık’ dedim. Benim gözümün önünde şehit olurken ben koşup da yetişemediğim için ondan helallik istedim. Ayağa kalkıp beni alnımdan öptü.

Yıllar sonra Kıbrıs çıkarmasını yaptığımız yere yeniden gittim. Herkesi şehit düştüğü noktaları tek tek biliyorum. Hepsine tek tek gittim. İçim yanarak gittim. Her askerin düştüğü yeri tam olarak biliyorum. Daha sonra yeniden defalarca aynı yerlere tekrar gittim.

SURİYE'DEN TOPLADIK
Biz Türkiye’den Kıbrıs’a çıktık. 40 gün boyunca başımdan miğfer sabah akşam hiç çıkmadı. 20 ay orada kaldım ve orada askerliğimi bitirdim. Bize orada kalmamız için teklifte de bulundular. Dilerseniz burada kalabilir, yaşayabilirsiniz dediler, fakat ben döndüm. Biliyorsunuz çıkarma sırasında bir gemimizi yanlışlıkla kendi kendimize vurduk. Ben birinci gemideydim, ikinci gemiyi vurdular. Bir sürü askerimiz denize dökülürken biz daha sonra geri dönüp hepsini denizden ya da Suriye kıyılarından topladık.

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@