Bin bir zorlukla ürün yetiştirmeye çalışan çiftçi, ürünlerini iklim krizine kaptırmak istemiyor. Emek ve maliyet hesabı yapan üreticiler, hava şartlarının belirsizliği nedeniyle sigortaya sıcak bakıyor.

FADİME ALTANHAN/YENİGÜN- Tüm dünyanın ortak sorunlarından biri olan iklim krizinden en fazla etkilenenlerin başında çiftçi ve üreticiler geliyor. Bir yıl boyunca gece gündüz demeden emek veren çiftçi ve üreticiler iklim krizinin ortaya çıkardığı olağanüstü hava olayları nedeniyle ürettikleri ürünlerini birkaç saat hatta birkaç dakika içinde kaybedebiliyor. İklim krizinin farkında olan çiftçiler emeklerine sahip çıkmak için tarım sigortaları yaptırarak zararını en aza indirmeye çalışıyor.

Tarım sigortalarının çiftçi ve üreticiler için çok önemli olduğunu belirten İzmir Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Selçuk Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, "Bizler her zaman çiftçilerimize ürünleri için tarım sigortası yaptırmasını öneriyoruz. Çiftçilerin tarım sigortası yaptırması için devlet destekli tarım sigortası olan TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) var. Bunun yanında isteyen çiftçilerimiz özel sigorta şirketlerinden de sigorta yaptırıyorlar. Bizlerde çiftçilerimize yardımcı olmak için zaman zaman sigorta şirketleriyle çiftçilerimizi bir araya getirerek bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz" dedi.

"Eksperler çiftçiyi uzaklaştırıyor"

Devlet destekli TARSİM sigortalarından bazı çiftçilerin memnun olduğunu ancak bazı çiftçilerin ihtiyacına uygun olmadığı için memnun olmadığına dikkat çeken Erdallı, "TARSİM sigortalarında hasat süreleri erken olduğu için çiftçi yatırmak istemiyor. Hasat sürelerinin uzatılması gerekiyor. Narenciyenin hasar göreceği dönemde sigorta süresi bitiyor. Bu nedenle narenciyede sigorta süresinin uzatılması gerekiyor. TARSİM sigortalarında hasar kaydının yüzde 20'si yok sayılıp sonrası sigorta yapılıyor. Bu da çiftçilerimiz için tercih etmeme sebebi. Çiftçilerimizin bir diğer sıkıntısı da ekspertizlerle ilgili. Bazı tarım ürünlerinde ekspertizlerin yaklaşımlarından dolayı çiftçi sigorta yaptırmaya yanaşmıyor. Aslında devlet destekli olduğu için birçok şey karşılanıyor ancak bölgeye gelen ekspertizlerden çiftçi tarım sigortasıyla ilgili aradığı desteği bulamıyor. Bir afet olduğunda hasar tespitine gelen ekspertizler sigorta şirketinden yana bir tavır alıyorlar. O yüzden de  bazı çiftçiler tarım sigortalarından uzaklaşıyor" diye konuştu.

ibrahim erdallı yenigün

"Sigortası olmayan kredi alamıyor"

Devlet destekli sigortaların dışında çiftçi ve üreticilerin özel tarım sigortalarına da yöneldiğini vurgulayan Erdallı, "Artık hava şartları, iklim eskisi gibi değil. Tüm dünyada yaşanan bir iklim krizi var. Bu nedenle çiftçilerimiz özel tarım sigortalarına da rağbet göstermeye başladı. Tarım sigortalarında da bazı yenilikler yapıldı. Özellikle domuz ve yangına karşı da sigorta yaptıranlar var. Ekin tarlalarına domuzlar çok fazla zarar verdiği için buna özel sigorta yaptıran çiftçilerimiz oluyor. Biz tarım sigortalarını çok önemsiyor ve çiftçilerimizin yaptırmalarını istiyoruz. Zaten son dönemde çiftçiler kredi kullanmak için bile tarım sigortası yaptırmak zorunda. Sigorta yaptırmayan çiftçilere kredi bile verilmiyor. Bu nedenle çiftçilerimize bütün ürünlerine sigorta yaptırmalarını öneriyoruz" açıklamalarında bulundu.

 "Bilgilendirmek için kahve kahve gezdik"

Devlet hastanesi bakımsızlık kurbanı Devlet hastanesi bakımsızlık kurbanı

2003 yılından bu yana ziraat odası başkanlığı yapan Manisa Ziraat Odaları İl Koordinatörü ve Turgutlu Ziraat Odası Başkanı Abdullah Şenol, "TARSİM ilk çıktığında Manisa'da bulunan çiftçilerin ancak yüzde 5-10'u yaptırıyordu. Manisa'da bulunan ziraat odalarının gayretleriyle köy köy mahalle mahalle gezerek çiftçilerimize TARSİM sigortaları hakkında bilgilendirmelerde bulunduk. Tek tek bütün kahvehaneleri gezerek afet olsun ya da olmasın tarım sigortalarını yaptırmaları gerektiğini söyledik. TARSİM sigortalarının yarısını devlet veriyor diğer yarısını da bizler ödüyoruz. O yüzden çiftçilerimizi tarım sigortaları hakkında bilgilendirmek için çok çalıştık" dedi.

abdullah şenol yenigün-1

"Manisa'da oranımız yüzde 70"

Tarım sigortası yaptıran çiftçilerin afet yaşamadığında parasının boşuna gittiği yönünde bir algı içinde olduğuna dikkat çeken Şenol, "Çiftçilerimiz bir buğdaya mahsul vadeli 3-5 bin lira tarım sigortası yaptırıyor, afet olmadığında ise param boşuna gitti diyor. Artık iklimler sürekli değişiyor 3 yıl sonra bir dolu yaşandığında sigorta o çiftçinin zararını karşılıyor. Manisa'nın bağları büyük alana sahip olduğu için özellikle bağlarda tarım sigortalarını yaygınlaştırmak için çok uğraştık. Manisa'da tarım sigortalarını yüzde 70'lere çıkardık. Örneğin geçtiğimiz günlerde Alaşehir Sarıgöl tarafında lokalde olsa bir dolu olayı yaşandı. O bölgedeki üzümler zarar gördü. Bu tarım sigortaları sayesinden o çiftçilerimiz zararını en aza indirmiş oluyor. Turgutlu'da tarım sigortası oranı yüzde 65. Geçtiğimiz yıl soğuk ve kırağından dolayı bağlarda üzümler zarar gördü. Bu çiftçilerimiz sigortadan 35 bin lira gibi bir destek aldı. Zarar görmeyen mahsulünü de satarak 40-50 bin lira da öyle bir gelirleri oldu. Tarım sigortaları sayesinde zararının yarısın geri almış oldu. Sadece bağlarda değil çok yıllık bitki dediğimiz meyve ağaçlarında da tarım sigortalarını öneriyoruz. Çok yıllık bitkilerde de TARSİM sigortası yüzde 80'lere ulaştı. Bu konuda iddialı konuşuyorum ki Manisa, tarım sigortası  yaptırma oranı olarak çok iyi bir bölge. Özellikle de çiftçileri birbirlerine çok örnek oluyor. Komşusunun tarım sigortası sayesinde zararını en aza indirdiğini gören çiftçi de tarım sigortası yaptırıyor. Son 7-8 yıldır tarım sigortaları konusunda çıtayı yükselttik" diye konuştu.

"Çiftçiler birbirlerine örnek oluyor"

Manisa Bölgesi'nde çiftçilerin ve üreticilerin tarım sigortalarına büyük önem verdiğini belirten Ziraat Mühendisi Ahmet Kuzu, "Manisa; tarım alanlarıyla önemli bir bölge. Bu bölgede bulunan çiftçiler yetiştirdikleri üzümleri genellikle ihraç ettiği için tarım sigortalarına da çok önem veriyorlar. Özellikle son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle sel, su baskını, kuraklık, dolu ve don riskleri oldukça arttı.  Bu doğal afetleri gören ya da yaşayan çiftçiler bir daha zarara uğramamak için tarım sigortalarını yaptırmaya mecbur kalıyor. Bir yıl boyunca emek verip yetiştirdikleri üzümleri doğal afetler nedeniyle kaybetmeleri hem maddi hem de manevi olarak onlara büyük zarar veriyor. En azından sigortalar sayesinde çiftçiler zararlarını en aza indirebiliyor. Onlarda artık iklim krizinin farkında oldukları için tarım sigortlarını ihmal etmiyorlar. Ziraat mühendisi olarak bizler de kendilerine bu konuda bilgilendirme yapıyoruz. Şu anda bulunduğum bölge ve çevre köylerindeki çiftçilerin yüzde 75'inin tarım sigortalarını yaptırdığını söyleyebilirim. Dolu, sağanak yağış gibi doğal afetler nedeniyle ürünleri zarar gören çiftçilerin sigortalardan destek almaları da sigorta yaptırmayan çiftçilere örnek oluyor" dedi.