Çiftçi kazancını toprağa gömdü

Bazı tarımsal ürünlerde dışa bağımlı olan ülkemizde çiftçilik yapmak artık çok zor. Her geçen gün artan girdi maliyetleri altında ezilen çitfçileri şimdi de zamlar vuruyor.

Güncel 21.09.2021 - 08:20 21.09.2021 - 08:32

Dolar kurunda yaşanan dalgalanmalar tarımsal ürünlere de yansıyor. Gübre hammaddesinde, bazı sebze tohumlarında ve ilaç etken maddelerinde dışarıya bağımlı olan Türkiye’de tarımla uğraşanların başı zamlarla dertte. Gübre ve tarımsal ilaç fiyatlarında TÜİK’in açıkladığı rakamların gerçekleri yansıtmadığını söyleyen Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği(TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Dr. Tevfik Türk, “TÜİK, tarımsal girdi endeksini yıllık yüzde 29,38 açıkladı. Ancak son bir yılda gübreye yüzde 80 ile yüzde 150 arasında zam geldi. Ne yazık ki bizim bunları dile getirmemizin bir değeri olmuyor. Önemli olan karar vericilerin bu ülkenin ekonomisini, tarımını yöneten kişilerin bizim bu konularda dile getirdiklerimizi dikkate alması. Ne yazık ki onlarda kendi ekonomik prosedürlerini uygulamaya çalışıyorlar” dedi.

Dr. Tevfik Türk

TMMOB İzmir Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Dr. Tevfik Türk “TÜİK bugün tarımsal girdi endeksini yıllık yüzde 29,38 aylık yüzde 1.98 olarak açıkladı ama gerçekteki girdi fiyatları TÜİK’in açıkladığı fiyatlardan çok daha yüksek, son bir yılda gübre fiyatları yüzde 80 ile yüzde 150 arasında arttı. O yüzden girdideki 29’luk bir artış pek bir şey ifade etmiyor. Bu işin üreticiye ve tüketiciye olan maliyeti çok daha yüksek, çünkü biz tarımsal girdiler tamamen dışarıya bağımlıyız. Mazotta, gübre hammaddesinde, özellikle sebze tohumunda, ilaç etken maddelerinde dışarıya bağımlıyız. Biz bunları dışarıdan ithal ediyoruz. Dolar kurundaki dalgalanmalar bu ürünlere doğrudan yansıyor ama çiftçi bunu doğrudan yansıtamıyor. Aslında biz şuanda çok daha fazla maliyetlere gıdayı tüketiyor olmamız gerekiyor. Şuanda çiftçi baskılanıyor, halbuki baskılanması gereken bu girdi maliyetleri dolar kuru ve faiz oranları olmalı. Doğal olarak şuanda faizde de bir artış bekleniyor, hükümet faiz artışı yapmıyor, faiz artışı olmadığında dolar değerleniyor, dolar değerlendiğinde de TL değer kaybediyor. Dolar yükseldikçe doğrudan mazota, gübreye zamlar geliyor çiftçinin maliyetleri tamamen artıyor üstüne birde baskılanınca doğal olarak çiftçiler üretimden uzaklaşmaya başlıyor, üretim azaldıkça fiyatlar daha da artıyor bunların hepsi birbirini tetikleyen konular” diye ifade etti.

ilac

DESTEKLEME ŞART

İzmir Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Dr. Türk, “Kimi ürünlerde ürün para etmiyor, kimi ürünlerde talebe yetişilemiyor. Bunlar için ciddi anlamda bir planlama gerekiyor. Bizim başından beri hep vurguladığımız konu arazi kullanım planlaması ve ürün planlaması. Biz bunları yapmadığımız sürece girdi fiyat artışlarını, ürün fiyat artışlarını, fahiş fiyat artışlarını daha çok konuşuruz. Şuanda sadece dar gelirli kısım etkilenmiyor, artık bu dolar artışlarından dolayı orta ve üst düzeyde gıda artışlarından etkilenmeye başladı. Sırf geçen sene aldığımız ürünlerle bu sene aldığımız ürünleri kıyasladığımızda bile bu açıklanan oranların çok gerçekçi olmadığını görüyoruz. Çiftçinin üretebilmesi için yardım değil destekleme yapılması gerekiyor. Çiftçi para kazanmıyorsa bu insana üretim yaptıramazsınız. Buda ürün fiyatlarını arttırıyor. Burada çiftçinin önümüzdeki yılda üretmesini sağlayacak bir destekleme modelinin uygulanabilmesi gerekiyor. Bunun içinde kamunun çiftçiye üretebileceği ürünlerle ilgili bir yelpaze sunması gerekiyor” diye konuştu.

tarim

İLAÇ FİYATLARI %200 ARTTI

Zirai ilaç ürünleri satışı yapan Ziraat Mühendisi Tuncer Taneli, tarım ilaçları ve gübrede yaşanan fiyat artışların talebi etkilediğini ifade etti. Taneli “Çiftçiler tarafından en çok talep gören ürünler çeşitli gübreler, tarım ilaçları içerisinde böcek ilaçları, fungusit(mantar ilacı) hastalık ilaçları ve yabani ot kurutma ilaçları olarak sınıflayabiliriz. Her birinin piyasa fiyatında çok bir artış yok ama içinde etken madde olan ilaçların fiyatları hemen hemen iki katına çıktı. Pandeminin başladığı şubat ve mart aylarından itibaren çok ciddi yükselişler oldu. Ancak bu yükselişler doğrudan Türkiye ile ilgili olmayabilir. Aracı firmalar üretici bölge olan Çin’de hammadde bazında yüksek fiyat artışları yaşandığını söylüyorlar. Konteynır sevkiyatlarında da çok ciddi fiyat artışları var bunlarda ürünlerin fiyatını arttırıyor. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde her ürünlerde olmasa da yaygın kullanılan ürünlerde yüzde 200’e varan artışlar söz konusu” diye konuştu.

tuncer taneli

Ziraat Mühendisi Tuncer, “Gübre fiyatlarına değinecek olursak net iki ya da üç katı çıktığını söyleyebilirim. Bu artış sadece Türkiye’de değil dünyada dolar bazından fiyatların artmasından kaynaklı oluyor. Fiyat artışlarının bazen talebe bir etkisi olabiliyor, çiftçi eğer o ürünü yetiştirmek konusunda kararlıysa o ürünü mecburen kullanmak zorunda ama miktar olarak azaltarak kullanıma geçiyor ya da tamamen üretimden vazgeçiyor. Kullanmak istemeyen ya da alternatif yol arayışına giden çok insan var” diye ifade etti.

Yorumlar